<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911</id><updated>2012-02-16T11:38:03.754+01:00</updated><category term='BPD'/><category term='Taburcu'/><category term='Duyuru'/><category term='doğum hikayeleri'/><category term='RSV'/><category term='öneriler'/><category term='moralimiz düzelsin'/><category term='NEC'/><category term='kaynaklar'/><category term='babalık'/><category term='forum'/><category term='Doktor kontrolleri'/><category term='beslenme'/><category term='Olası riskler'/><category term='prematüre anneleri'/><category term='gelişme geriliği'/><category term='dokunma'/><category term='ihtiyaçlar'/><category term='annelik'/><category term='Fıtık'/><category term='aşırı uyarılma'/><category term='Nerden Nereye'/><category term='yenidoğan'/><category term='ROP'/><category term='kolik'/><category term='sık sorulanlar'/><category term='bakım'/><title type='text'>Prematüreyiz Biz</title><subtitle type='html'>Tüm Sabırsız Bebekler için...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>53</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-3769840323669660214</id><published>2010-10-02T09:15:00.000+02:00</published><updated>2010-10-02T09:15:00.597+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='babalık'/><title type='text'>En güçlü erkekler – Prematüre Babaları</title><content type='html'>Samson ve Schwarzenegger, kenara çekilin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın en güçlü erkekleri sadece kaslı olanlar değildir. Hayallerindeki çocuk ile ilgili bir terslik olduğunda yoldan sapmayan babalardır aslında en güçlü erkekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu adamlar: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o Bebekleri yaşam mücadelesi verirken Yoğun Bakım Servisi’nde “duvarları ayakta tutarlar”. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o Doktorlara sadece babaların verebileceği tarafsız bilgileri verirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o Engellerine rağmen çocuklarını disipline ederler . &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o Çocuklarıyla boğuşmak, güreşmek, onlara kitap okumak için zaman bulurlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o Stres seviyesi yükselmeye devam ederken karılarına çiçek verirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o Taş gibi semsert durmayı istemelerine rağmen bazen ağlarlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o Hata yaparlar ve denemeye devam ederler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o Sonuç ne olursa olsun çocuklarını oldukları gibi kabul edip çocuklarının keyfini çıkarırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim hayatımda böyle iki erkek var — birisi babam, diğeri kocam. Cesaret ve adanmışlıklarını paylaşan başka bir sürü baba var. Hepsine takdirlerimi sunarım. Bu yazıyı babamın anısına ve kocama ithafen yazıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkiz erkek kardeşim hidrosefalisli doğdu. 1950lerde, yapılabilecek çok az şey vardı ama babamız tüm hünerini kullanarak Larry’nin boynunu ve bacaklarını güçlendirdi ve Larry sonunçta yürüyebildi. Babam ve bir kaynakçı Larry’nin kocaman kafasını taşıyabilmesi için bir yürüteç ve kayış takımı tasarladılar. Koşup yürüteçi devirmeye başladığında Larry tekerlekli sandalyeye geri dönmek zorunda kaldı. Ama sandalyede oturmayı sevmiyordu, kısa sürede de yürümeye başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Larry büyüdükçe hastalık nöbetleri geliştirdi. Öğrenme sorunları daha belirgin hale geldi,sık sık başağrısı ve başdönmesi çekti. Bazen davranışları son derece yorucu olabiliyordu. Babam normalde sabırlı bir insan değildi. Hemen hemen her durumda son derece kendine güvenen ve kendinden emin olan babam küçük oğlunu büyütürken hayatının en büyük zorluğuyla karşı karşıya kalmıştı. Evet, pek çok hatası oldu ama pek çok şeyi de doğru yaptı! Larry’nin bağımsız olması gerektiğinde ısrar etti ve ona üç tekerlekli bir bisiklet aldı. Kısa süre sonra Larry bisikletiyle dolaşmaya çıkabiliyordu. Birlikte balık tutmaya ve yemeğe gittiler. Satranç oynadılar, köpek baktılar, karpuz yetiştirdiler. Larry’ye kendisini iyi hissettiği günlerde evin civarında yapabileceği günlük işler verildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocam da durumla muhteşem şekilde başa çıkabilme becerisi sergiledi. 20 ay içerisinde üç çocuğumuz oldu. İkizlerimiz üç ay erken doğdular. Clint ve Jacob doğduklarında babaları Yoğun Bakım Servisi’nde gece nöbeti tuttu. Bebeklerimizin çelimsiz vücutlarını okşadı, onlarla konuştu ve dualar etti. Jacob iyileşirken Client pek çok sorun yaşadı. Dokuş yaşında Jacob gayet iyi ama Clint ciddi düzeyde görme engelli, nörolojik engelleri var ve hidrosefali sebebiyle şant takıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yaşlarında, ikizlerin ikisi de sık sık hastalandı, Client bir dizi ameliyat oldu. Babaları geceleri sigorta evrakları ve fatura yığınlarıyla uğraştı. Ben iki yaşındaki çocuğumuzla erkenden yatarken o Clint ve Jacob’un gece beslenmelerini üstlendi. Gece saat 2’deki beslenme saatine kadar o ilgilendi. O saatte ikizleri ben devralıyordum. Tam zamanlı bir işe girdikten sonra eve geldiğinde oyun oynamaya çok az zaman kalıyordu, yapacağı çok iş oluyordu. Şimdi geçmişe dönüp o birkaç yıla baktığımızda nasıl olup da üstesinden geldiğimize şaşıyoruz. O zamanlar sallanan koltuk hariç koltukların arkasının hiç eskimediğini, çünkü hiç arkamıza yaslanmadığımızı söyleyip bu konuda espiriler yapıyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doug Clint’ın terapisine yardımcı olacak aletler de tasarladı. Erken müdahale eğitmenlerimiz bize Client’ın boyun uzantısını düzeltmek için birşeye ihtiyacı olduğunu söylediklerinde babaları Client’ın kafa, boyun ve sırtını destekleyen köpük kauçuk bir yaka yaptı. Bu yakayı cırt cırtla çenesinin altından bağlıyorduk. Client yemek yeme ve uyuma dışında her zaman taktı yakayı. İşe yaradı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık Client büyüdü, babasıyla çok güzel bir ilişkisi var. Erkek kardeşlerinin beyzbol maçlarına gidiyorlar. Client sarsıntılı sürüşleri ve büyükbaş hayvanları dinlemeyi sevdiğinden sık sık çiftliklere gidiyorlar. Doug işten eve geldiğinde Clint (ki temelde sözel iletişimi yok) bizi sık sık şaşırtıp “Baba” ya da “Doug” diyor. Yerlerde yuvarlanıyorlar, Client babasının başının altındaki yastığı çekip basıyor kahkahayı. Bir sabah saatin alarmı çaldığında Client’ın “baba kalk” dediğini bile duyduk. O zaman fark ettik ki alarm çaldığında babasının uyandığını Client biliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüyecek mi ya da konuşacak mı sorularına çok odaklanmadan Client’ın bu küçük ilerleyişleriyle büyülendiğimiz bu noktaya ulaşabileceğimizi hiç düşünmemiştik- hatta tamamen kabullenmiştik. engelleri olan bir çocuk kadar babayı bu kadar derinden etkileyebilecek çok az şey var hayatta. Bu yüzden, “duvarları ayakta tutan” babalara her gün söylememiz lazım: Babalar gününüz kutlu olsun! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan : J. M. Gresham &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeviren: DB&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-3769840323669660214?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/3769840323669660214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=3769840323669660214&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3769840323669660214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3769840323669660214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2010/10/en-guclu-erkekler-premature-babalar.html' title='En güçlü erkekler – Prematüre Babaları'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-2022940876669502078</id><published>2010-10-01T09:14:00.002+02:00</published><updated>2010-10-01T09:14:52.093+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prematüre anneleri'/><title type='text'>Kolay Değil</title><content type='html'>Özel gereksinimleri olan bir çocuğun anne – babası olmak elbette hiç de kolay değil. Çocuklarımızı dünyanın geri kalanına kabul edilebilir göstermek bizim için zor bir iş. Kimi günlerin bizim için ne kadar zor geçtiğini itiraf etmeye cesaret edemiyoruz çünkü o zaman herkes basitçe “bu çocukla uğraşmak kendi anne babası için bile zor” diyebiliyor. Bu yüzden, dişlerimizi sıkarak gülümsemeyi ve ne kadar aptalca olursa olsun soruları sabırla yanıtlamayı öğreniyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi günler herkese karşı tamamen dürüst olup yaşadığımız günlerin aslında ne kadar zor olduğunu söyleyebilseydik ne güzel olurdu. Ama eminim o zaman da bize hiçkimse bir daha günlerimizin nasıl geçtiğini sormazdı! “Çocuğumun hayatımı kontrol etmesinden bıktım!” ya da “keşke benim de çocuğum normal olsaydı.” diyebilmek güzel olmaz mıydı? Fakat ne insanlar kesinlikle bu cümleleri duymak istiyor ne de bizler sonraki günlerde suçluluk duymadan dilegetirebileceğimiz cümleler bunlar. Soğuk ve acı gerçek değişmiyor. Bunlar gerçekten böyle hissettiğimiz için aklımıza gelen düşünceler ama söyleyemediğimiz için de stres oluyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim gibi, kapsamlı eğitim düzenlemeleri için mücadele ediyorsanız, en son yapmayı istediğiniz şey çocuğunuzla tüm günü birlikte geçirmenin zor olduğunu kabul etmektir. Özel bir muamele görmelerini istemiyorsunuz çünkü herşey bir yana onlara da normal çocuk gibi davranılmasını istiyorsunuz. Ama aslında içinizden daha fazla dikkat, daha fazla sabır ve herşeyin daha fazlasına ihtiyç duyduklarını biliyorsunuz. Ama çocuklarınıza ayırdığınız zaman ve enerjinin son derece zahmetli olduğunu ve herkesin de sizin kadar özenle ve sebatla hareket edemeyeceğinin farkındasınız. Her zaman onların yanında olamazsınız, o yüzden bazen çok zalim olsa da normal dünyada kendi başlarına ayakta durmayı öğrenmeleri gerekiyor. Buna bir de çocukların sizden taleplerini ekleyince uğraşmanız gereken çok şey oluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunların bizim için ne demek olduğunu insanlar anlayabilseydi ne güzel olurdu ancak bu çok kolay anlaşılacak bir şey de değil. Biz de bunları yaşamasaydık anlayamazdık. Pek çok insan anladığını söyleyebilir ama çoğu zaman bunlar içi boş kelimeler olarak ifade edilir. Eminim anlıyoruz diyenler gerçekten de anladıklarını düşünüyorlar. Ama gerçek değişmiyor… her gün, günde yirmidört saat ancak yaklaşık üç ayı bizzat yaşayınca anlaşılabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani, özel gereksinimleri olan çocukların anne – babalarının üzerinde her zaman bu ek yük olacak gibi gözüküyor. Çocuklarımız kabul görecekse bizim her zaman gülümsememiz ve iyimser olmamız beklenecek. Hayatlarımıza getirdikleri stres ve talepleri her zaman önemsizmiş gibi göstermemiz gerekecek. Topluma dahil olabilmelerini sağlamak için o ek mesafeleri her zaman kattetmemiz gerekecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat, diğer taraftan bakıldığında, aynı zamanda çocuklarımıza takip edebilecekleri bazı olumlu örnekler sunuyoruz.Çocuğunuzun sorunu ne olursa olsun, pek çok şeyi anne- babasından öğreniyor. En önemli kimi şeyler de öğretilmekten ziyade ima ediliyor. Davranışları öğretmezsiniz, siz öyle davranırsınız, çocuklarınız da bu davranışları özümser.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan: P. Linkhorn Çeviren: DB&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-2022940876669502078?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/2022940876669502078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=2022940876669502078&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/2022940876669502078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/2022940876669502078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2010/10/kolay-degil.html' title='Kolay Değil'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-8200491937179684667</id><published>2010-09-29T14:57:00.000+02:00</published><updated>2010-09-29T14:57:57.099+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prematüre anneleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ihtiyaçlar'/><title type='text'>Bir imza lütfen</title><content type='html'>Erken doğum yapmış anneler, şimdi elele verme zamanı! İmza atın sesiniz daha çok duyulsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Premetüre bebek sahibi anneler sesini duyurmak istiyor. 40 haftayı tamamlayıp doğan şanslı bebeklerin değil, daha doğal evrim sürecini tamamlayamadan hayata gözlerini açan o minicik prematüre bebekler ve anneler haklarını aramaya hazırlanıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre doğum yapan anneler resmi izin sistematiği yüzünden, doğum öncesi izinleri iptal oluyor ve erken işbaşı yapmak zorunda kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer, siz de “Haklısınız bu konu çözülmeli” diyorsanız eğer www.annemiistiyorum.com adresine girip imza atın! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15896509.asp?gid=373"&gt;http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15896509.asp?gid=373&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-8200491937179684667?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/8200491937179684667/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=8200491937179684667&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8200491937179684667'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8200491937179684667'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2010/09/bir-imza-lutfen.html' title='Bir imza lütfen'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-6629699074157935139</id><published>2010-09-29T12:33:00.000+02:00</published><updated>2010-09-29T12:33:53.845+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Kötü Günler</title><content type='html'>Hayatın size karşı her zaman adil olacağını kim söyledi?Yaşadığım hayatın bana mutluluk ve başarılı olacağı garantisiyle verilmediğinin farkındayım. Ama bunu bilmeme rağmen hala bazı günler başkalarının “normal” hayatlarına içerliyorum. Alışılmamış iki çocuğa sahip olmanın adaletsizliği ve hayatımın neye döndüğü hakkında atıp tutuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Normal” bir hayatı özlüyorum ve keşke en büyük sorunum kızlar için hangi bale kursunu seçeceğim ya da partiye giderken ne giyeceklerine karar vermem olsaydı diyorum. Böyle günlerde çocuklarım başkasının çocukları olsaydı keşke diyorum. Bunu hakedecek hiçbirşey yapmadım ben! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama sonra, tüm bağırıp çağırmalarım, atıp tutmalarım bittikten sonra durup hayatımın normal olduğu günleri düşünüyorum. O zamanlarda da kötü günlerim oluyordu ama neler hakkında endişeleniyordum bir bilseniz! Arabam temiz mi? Kömürlükteki ıvır zıvır halledildi mi? Bilmem kimi aradım, cevap vermedi ama neden geri dönüp beni aramadı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişe baktığımda, hiçbiri incir çekirdeğini doldurmaz. Şimdi en azından üzülmek için geçerli sebeplerim var. Sosyal adaletsizlik, son derece zayıf profesyonel tavırlar ve sağlık sigortasının olmaması hakkında konuşuyoruz. Bunlar anlam taşıyan önemli konular ve verdiğim kararlar çocuklar üzerinde uzun vadede çok önemli etkiler yaratıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yakın bir arkadaşım bugünlerde bayağı üzgün, çünkü kuaförü saçını çok kısa kesmiş ve de ona pek uymuyormuş bu model. İnsanların gözlerini dikip saçlarına bakacaklarından o kadar emin ki. Ben, saçımı komple usturaya vursam insanlarındikkatini yine de önce çocuklarım çekerdi. Onun başına gelen benim başıma gelseydi ben de belki biraz üzülürdüm ama onun gibi acı çekmeye vaktim olmazdı. Hayatımda önem vermem gereken gerçekten de çok daha fazla şey var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım hayatım artık daha da derinlik kazandığı için şükretmeliyim ve kimi günler anormalliklerin görüş açımı ve önceliklerimi iyi yönde nasıl değiştirdiğinin gayet farkındayım. Artık kocama hayatı zorlaştırmaya vaktim yok ve çevremdeki sosyal yapı hakkında da endişelenemeyecek kadar meşgulüm. (GÜNDELİK HAYATIMIZI dahi takip etmeye zamanım yok). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen hayatta daha önemli olan bazı şeyler hakkında tutumumdaki değişikliklerin son derece farkındayım ve hayat denilen bu evrim sürecinde bu kadar ilerleyebildiğim için allaha şükrediyorum. Ama herşeyden öte farkettiğim en önemli gerçek şu: süper anne DEĞİLİM. Bazen çok şey becerebilirim ama sızlanıp dırdırlandığım günleri de normal görüyorum. Arasıra böyle hissedebilirim ama böyle hissettiğim için de kötü bir anne değilim. Gelişimsel ya da fiziksel engelli bir çocuğun insanda yaratacağı streslere karşı son derece normal tepkiler bunlar. Ben de bir insanım ve de çocuklarımın sahip olabileceği en iyi anne olduğuma canı gönülden inanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan: P.Linkhorn&lt;br /&gt;Çeviren: D.B.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-6629699074157935139?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/6629699074157935139/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=6629699074157935139&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6629699074157935139'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6629699074157935139'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2010/09/kotu-gunler.html' title='Kötü Günler'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-555575623445848071</id><published>2010-07-14T12:37:00.000+02:00</published><updated>2010-07-14T12:37:21.486+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Mutlu bebekler ve çocuklar</title><content type='html'>Dr Harvey Karp gelişimsel pediyatrinin son 25 yıldır dünyada en çok izlenen, okunan çocuk uzmanı. Özel tekniklerle anne babalara bebeklerini ve çocuklarını daha iyi anlamalarını öğretiyor. Örn 1-5 yaş arası çocukları evcilleşmemiş mağara adamlarına benzetiyor. Bu yaş gurubuna trafik işaretleriyle yaklaşlabileceğini belirtiyor. Sınırlarını belirlerken zararsız durumlarda YEŞİL, sıkıntılı ve sinir bozucu durumlarda SARI, sınırlarını kesin belirlememiz gerektiğinde de KIRMIZI ışık yakmamız gerektiğini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TD2TDV2OTyI/AAAAAAAAX08/ekdQ4e7T25k/s1600/mailing.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" rw="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TD2TDV2OTyI/AAAAAAAAX08/ekdQ4e7T25k/s400/mailing.jpg" width="285" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 milyondan fazla kitap ve DVDleri satılmış olan bu hekimin söyleşisine bekliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-555575623445848071?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/555575623445848071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=555575623445848071&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/555575623445848071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/555575623445848071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2010/07/mutlu-bebekler-ve-cocuklar.html' title='Mutlu bebekler ve çocuklar'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TD2TDV2OTyI/AAAAAAAAX08/ekdQ4e7T25k/s72-c/mailing.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-5308439941895067176</id><published>2010-02-08T14:57:00.000+01:00</published><updated>2010-02-08T14:57:57.800+01:00</updated><title type='text'>Bebek bezinden flörte– Minik prematürem bir gün büyüyecek mi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;Çocukları prematüre doğan anne babaların çocuklarının büyümesi ile ilgili endişeleri&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yazan:&amp;nbsp;Allison Martin&lt;br /&gt;Çeviren: D. Bıyıklı&lt;br /&gt;Foto: Emily Martien&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/S3AX9ylrB-I/AAAAAAAAXpY/Qf9B0kV2abw/s1600-h/These_Hands_by_emilymartian.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" kt="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/S3AX9ylrB-I/AAAAAAAAXpY/Qf9B0kV2abw/s400/These_Hands_by_emilymartian.jpg" width="308" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Küvözde yatan minik bebeğinizi ilk gördüğünüzde ya da bebeğinize o minyatür prematüre bebek bezlerinden bağladığınızda, onların gün gelip de büyüyeceklerine inanmak neredeyse imkansızdır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Prematüre ikiz annesi Joyce’a kulak verelim: &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;" Anormal derecede küçük olacaklar ve 25 haftalık doğduklarında nasıl görünüyorlarsa ömür boyu öyle minik ve komik görünecekler diye çok korkuyordum. Bir gün “normal” görüneceklerine ne yalan söyleyeyim, aslında inanmıyordum."&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Prematüre bebeklerimiz hayata çok küçük başlıyorlar ve uzun süre de mini minnacık kalmaya devam ediyorlar. Herkesin bizi ikna etmeye çalıştığı gibi acaba gerçekten de bir gün diğer çocukları “yakalayacaklar” mı?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Her çocuk için bu soruya yanıt vermek zor çünkü durum çocuktan çocuğa ve onların büyüyüp gelişmelerini etkileyen faktörler o kadar çok çeşitlilik gösteriyor ki. Fakat size gözbebeğiniz çocuğunuz için bazı ipuçları verebilecek bazı genel kurallar da var.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk olarak, büyümesi büyük ölçüde genetik etkenlere bağlı. Siz ve eşiniz uzunsanız, bebeğiniz de büyük ihtimalle uzun olacaktır. Ya da tam tersi (bizde olduğu gibi) kısaysanız sizin de çocuğunuz kısa olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ayrıca, bebek ve çocukların yedikleri gıdalar da önemli bir etkendir. Bu sorun Yenidoğan Yoğun Bakım Servisinde başlar. Prematüre bebeği ve çocuğu olan pek çok anne bababnın da bildiği gibi beslenme büyümekte olan prematüreler için büyük bir sorun olabilir. Ama iyi haberlerimiz var.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Pek çok prematüre bebek ve çocuk aslında ortalamadan daha hızlı büyüyor ve normal gelişimle doğan çocuklara “yetişiyorlar”. St. Paul Çocuk Hastanesi ve Minnesota Üniversitesi’nden Dr. Raye- Ann deRegnier’e göre “ Prematüre bebeklerin %85’i iki yaşına kadar yaşıtlarına yetişip olağan büyüme tablosuna girebiliyorlar.” &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bazı çocuklar gelişme sorunları, kalıtımsal hastalıklar ya da enfeksiyonlara karşı hassasiyet ya da başka rahatsızlıklardan dolayı bu sürede akranlarına yetişemeyebilirler. Ancak, görünen o ki ergenliğe doğru ikinci bir “yetişme” aşaması başlıyor. 32 ileri düzey prematüre çocuğun ergenlik dönemindeki büyümelerini ele alan Pediatri Dergisi’nde yeni yayınlanan bir makaleye göre (Haziran 1998) “ Tüm çocukların %45’i 8 ila 12-18 yaşları arasında normalden daha hızlı büyüyorlar.” &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çocukları kısa kalan anne babalar ne için endişeleniyor peki? &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;15 aylık ikizleri olan bir anne düşüncelerini şöyle ifade ediyor&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Çocuklarım yaşıtlarından her zaman daha ufak tefek olacaklar diye endişeleniyorum ve öbür çocukların benimkilere neler söyleyeceğini düşünmek de beni endişelendiriyor. “Ne kadarlıklar?” “Neden bu kadar çoook ufaklar?” diye soran herkese açıklama yapmak zorunda kalmak beni üzüyor. Sanki ben çocuklarımı yeterince besleyemiyormuş gibi yöneltilen sorulardan ya da bakışlardan nefret ediyorum." &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Eğer çocuğunuzda prematürelikten kaynaklanan gelişim sorunları ya da başka problemler varsa daha çok endişelenebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Orta düzeyde fiziksel engelleri ve beslenme bozukluğu bulunan iki yaşında bir prematüre annesi olan Laura deneyimlerini bizimle paylaştı:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Hepsi bir yana, çocuğumun ne kadar uzun ya da iri olduğu veya ne kadar uzayacağı hakkında endişelenmiyorum, daha ziyade sağlığının yerinde olup olmadığı ve ileride de sağlıklı olup olmayacağını düşünce daha çok endişeleniyorum. Beslenmesi ve gelişimi çok ama çok kafama takılıyor. Doktorda tartıya her çıkışında nefesimi tutuyorum. Benim iyi bir anne olup olmadığımın bir göstergesi gibi." &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bazen çocuğunuzun boyuyla dalga geçilebilir. Ama şunu da gördük ki çocuklarımız güven ve destek verildiğinde inanılmaz şekilde açıklarını başka şeylerle kapatabiliyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şimdi prematüre erkek çocuğu 9 yaşında olan Janet oğlunun boyuyla ilgili eskiden duyduğu endişeleri şöyle anlatıyor,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Sınıftaki en minik çocuk olmak (ben de en minik öğrenciydim- o yüzden nasıl etkilediğini bilirim) “Aşağıda havalar nasıl?” gibi dalga geçmeler ya da Pigme veya Yercücesi gibi lakaplara maruz kalmanıza neden olabiliyor. Sanırım bu boy meselesi erkek çocukları için daha büyük bir sorun çünkü dalga geçen tipler (genelde çok daha iri yarı olanlar) ufak tefek çocuklara takılıyor. Ayrıca, spor faaliyetleri de pek çok erkek çocuğu için çok önemli, daha ufak tefek olan erkek çocukları iri yarı olanlar kadar gelişmiş değiller- bu yüzden de pek çok spor faaliyetinde yer alamıyorlar ya da takımlara katılamıyorlar.” &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ama oğlu büyüdükçe Janet oğlunun bu açığı başka şeylerle nasıl kapattığını ve duruma uyum sağladığını görmüş,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"Gerçekten de kendisini gayet iyi “savunuyor” ve de geçen yıl üçüncü sınıfta Beden Eğitim’inde ip yarışlarını ve uzun mesafe koşuları üst üste kazanmaya başlayınca nihayet biraz saygı görmeye başladı. İri yarı oğlanlar beyzbol ve futbol gibi “kahraman” sporlara uygun boy ve kaslara sahipken, oğlumun ufak tefekliği ve aerobik becerisi ona avantaj olarak döndü." &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Laura’nın şu sözleri pek çoğumuz için geçerli: &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;"”Benim oğlum” ve geleceğine gelince, uzun bir yol kattetti, o yüzden “ufak tefeklik” gibi “küçük” bir şeyin geleceğe yönelik planlarını engellemesine izin vereceğini sanmıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-5308439941895067176?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/5308439941895067176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=5308439941895067176&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5308439941895067176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5308439941895067176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2010/02/bebek-bezinden-florte-minik-prematurem.html' title='Bebek bezinden flörte– Minik prematürem bir gün büyüyecek mi'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/S3AX9ylrB-I/AAAAAAAAXpY/Qf9B0kV2abw/s72-c/These_Hands_by_emilymartian.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-62477241609318574</id><published>2009-11-16T23:37:00.003+01:00</published><updated>2009-11-16T23:41:06.693+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kaynaklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prematüre anneleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ihtiyaçlar'/><title type='text'>17 kasım dünya prematüre günü</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 5.4pt; padding-right: 5.4pt; padding-top: 0cm; width: 450.2pt;" valign="top" width="600"&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;Erken doğmanın getirdiği riskleri kamuoyuna anlatmak, prematüreliğin ciddi ve kronik bir durum olduğunu topluma bildirmek, bu durumdaki ailelerin elinden tutmak üzere PREMATÜRELİK özel bir gün olarak kutlanıyor.&amp;nbsp; Türkiye’de her sene 150 000 prematüre bebek doğuyor.&amp;nbsp; Yaklaşık 1.5 sene önce kurulan, ilk&amp;nbsp; ve tek prematüre yardım derneği olan El Bebek Gül Bebek Derneği olarak&amp;nbsp; bu güne kadar yaptığımız&amp;nbsp; aktivitelerimizi sizlere duyurmak istedik.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SwHU5794oZI/AAAAAAAAXYs/B5HutHKT5HI/s1600/image001.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SwHU5794oZI/AAAAAAAAXYs/B5HutHKT5HI/s320/image001.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 5.4pt; padding-right: 5.4pt; padding-top: 0cm; width: 450.2pt;" valign="top" width="600"&gt;&lt;div style="margin-left: 1cm;"&gt;&lt;span style="font-family: Symbol; font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;&lt;span&gt;·&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;Derneğimize başvuran ailelere bazen bire bir destek verdik, işte bazı örnekler:&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 5.4pt; padding-right: 5.4pt; padding-top: 0cm; width: 450.2pt;" valign="top" width="600"&gt;&lt;div style="margin-left: 72pt;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;&lt;span&gt;1.&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;Acil doğacak bebeğine yoğun&amp;nbsp; bakım yatağı bulamayan üçüzlere yoğun bakım yatağı bulduk,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 5.4pt; padding-right: 5.4pt; padding-top: 0cm; width: 450.2pt;" valign="top" width="600"&gt;&lt;div style="margin-left: 72pt;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;&lt;span&gt;2.&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;Yoğun bakımdan çıkmış hasta üçüzlerin bakımlarını üstlendik, sitemizden yardım fonu açıp operasyonlarının yapılmasını sağladık; prematüre uzmanının aylık kontrol etmesini sağladık,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 5.4pt; padding-right: 5.4pt; padding-top: 0cm; width: 450.2pt;" valign="top" width="600"&gt;&lt;div style="margin-left: 72pt;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;&lt;span&gt;3.&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;Mama firmalarından uygun mamayı bulup bize başvuran bebeklerimize ulaştırdık. Böylece onlarca prematüreyi büyüttük;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 5.4pt; padding-right: 5.4pt; padding-top: 0cm; width: 450.2pt;" valign="top" width="600"&gt;&lt;div style="margin-left: 72pt;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;&lt;span&gt;4.&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;Bez ihtiyacı olan ikiz üçüz ailelerine aylarca bez gönderdik,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 5.4pt; padding-right: 5.4pt; padding-top: 0cm; width: 450.2pt;" valign="top" width="600"&gt;&lt;div style="margin-left: 72pt;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;&lt;span&gt;5.&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;Buhar makinesi isteyen kronik akciğer hastası bebeklerimize makinelerini sağladık;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 5.4pt; padding-right: 5.4pt; padding-top: 0cm; width: 450.2pt;" valign="top" width="600"&gt;&lt;div style="margin-left: 72pt;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;&lt;span&gt;6.&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 18px;"&gt;Yürüyemeyen prematüre bebeğimize tekerlekli sandalye sağladık&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-left: 72pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; font-style: normal; line-height: normal;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 1cm; margin-right: 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Symbol; font-size: 12pt;"&gt;&lt;span&gt;·&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Derneğimize başvuran ailelerin sık dile getirdikleri problemleri değerlendirip, bir panel düzenledik:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr style="min-height: 45.05pt;"&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; min-height: 45.05pt; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Prematüre Doğdum :&amp;nbsp; Hakkım HUKUKUM NEDİR? Başlıklı panelde prematüre ailelerinin sık dile getirdikleri 3 konuyu tartıştık ve gündeme taşıdık.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 72pt; margin-right: 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;&lt;span&gt;1.&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Özel sigortaların prematüreleri kapsam dışında bırakmaları&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 72pt; margin-right: 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;&lt;span&gt;2.&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Çalışan prematüre annelerin izin hakları&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 72pt; margin-right: 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;&lt;span&gt;3.&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Prematüre mamalarının taburcu olduktan sonra SGK kapsamında temini&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 1cm; margin-right: 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Symbol; font-size: 12pt;"&gt;&lt;span&gt;·&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Bu konuları ilgili bakanlıklara taşıdık ve takibine yapıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 1cm; margin-right: 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Symbol; font-size: 12pt;"&gt;&lt;span&gt;·&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Avrupa Prematüre Dernekleri toplantılarına katılarak aktivitelerimizi tanıttık.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 1cm; margin-right: 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Symbol; font-size: 12pt;"&gt;&lt;span&gt;·&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Ülkemizde bebek yoğun bakımı eksik olan illere yardım etmek üzere büyük bir projeye başlıyoruz. Proje her ilimizde EKSİKSİZ BİR BEBEK YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ&amp;nbsp; olmasını sağlayacak kapsamlı bir çalışms olacak.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 1cm; margin-right: 0cm; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;17 Kasım’dan itibaren&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;http://&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt;&lt;u&gt;&lt;a href="http://www.elbebekgulbebek.org/" target="_blank"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;www.elbebekgulbebek.org&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/u&gt;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;&amp;nbsp;sitemizden bağış alabileceğiz. Yardımlarımızın sürekliliği için prematüre dünyasındaki herkesin elele vermesi gerekiyor. Prematüre aileleri, hemşireleri, ürün sağlayıcılar, uzmanlar, herkes…&amp;nbsp; Sizlerden derneğimize üye olmanızı, çalışmalarımızda yer almanızı, fikirler üreterek derneğimizi geliştirmenizi ve her türlü desteklerinizi bekliyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: 6pt; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;EL kadar doğan prematürelerimize GÜL gibi bakmak üzere...&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 1.4pt; padding-top: 0cm; width: 436.05pt;" valign="top" width="581"&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 10pt; margin-left: 14.2pt; margin-right: 14.15pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-62477241609318574?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/62477241609318574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=62477241609318574&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/62477241609318574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/62477241609318574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2009/11/17-kasm-dunya-premt.html' title='17 kasım dünya prematüre günü'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SwHU5794oZI/AAAAAAAAXYs/B5HutHKT5HI/s72-c/image001.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-191747618237155323</id><published>2009-04-03T15:00:00.000+02:00</published><updated>2009-04-03T15:01:46.116+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>Prematüre doğdum: Hakkım hukukum nasıl düzelir</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial; font-size: 13px; "&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Sevgili prematüre ailelerimiz,&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;30 Mayıs 2009 cts günü 10-13.30 saatleri arasında derneğimiz ve Acıbadem Maslak Hastanesi "Prematüre doğdum: Hakkım Hukukum Nasıl Düzelir" konulu bir konferans düzenliyor. Buradaki amacımız, kuruluşumuzdan beri hedeflediğimiz, prematüre bebek ebeveynlerinin ve prematüre bebeklerin ülkemizde yaşadığı sıkıntılara dikkat çekerek, kamuoyunda bir farkındalık uyandırmak aynı zamanda da yetkili mercilere aileler ve bebekler için taleplerimizi iletmek. &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Örneğin; prematüre doğum yapan annelerin doğum sonrası izinlerinin arttırılması, süt izinlerinin uzatılması, ihtiyaç duyulan özel mama ve ek proteinlerin mümkünse tamamının -ama hiç değilse bir kısmının- devlet tarafından karşılanması, özel sigorta şirketlerinin prematüreler ve prematürelikten gelen hastalıkları kapsam altına alması v.s.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Yani tam olarak sizin, benim gibi ailelerin yaşadığı sorunları bu konferansta sunarak, taleplerimizi iletmek istiyoruz. Bu konuda hepinizin desteğine ihtiyacımız var, sizin sesinizi, bu problemleri yaşamış ve arkada bırakmış veya hala yaşayan ailelerimizin bugüne dek paylaştıkları veya belki de paylaşamadan içlerine attıkları tüm sıkıntıları ortaya koymak ve çözüm için taleplerimizi iletmek istiyoruz. &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Sizlerden ricamız önerilerinizi, yaşadığınız aksaklıkları, beklentileri&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:info@elbebekgulbebek.org" target="_blank" style="color: rgb(0, 101, 204); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;info@elbebekgulbebek.org&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; adresine göndermeniz. Göndereceğiniz mailler, konferansın en başında yer bulacaklar ve ayrıca katılımcı doktorlar ve hukukçular tarafından da konferansın gündemini oluşturma açısından değerlendirileceklerdir. &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Biz inanıyoruz ki; konferansımızın istenilen etkiyi toplum ve yetkili merciler nezdinde yapması, sadece konuşmacılarla  değil, sizlerin o gün konferansa katılmanızla sağlanacaktır. Daha fazla aile ve bebeğin sizlerin yaşadıkları sıkıntıyı yaşamaması için, prematürelerin haklarının ve yasalar karşısındaki durumlarının hakettikleri yere gelebilmesi için, gelin bu konferansta elele verelim...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Sevgiler,&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;İlknur Okay&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Konferansla ilgili kısa not :(Katılımcı hukukçu listesine eklemelerimiz olacak)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; "&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Anne karnında gelişimini tamamlamadan doğan (prematüre) bebeklere ve ailelerine yardım için kurulan &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;El Bebek Gül Bebek Derneği&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; ve Acıbadem Sağlık Grubu’na son günlerde eklenen &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Acıbadem Maslak Hastanesi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; işbirliğiyle &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;30 Mayıs 2009 Cumartesi &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;günü 10.00 – 13.00 saatleri arasında &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Acıbadem Maslak Hastanesi Konferans Salonu&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;’nda “&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Prematüre doğdum; hakkım, hukukum nasıl düzelir?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;” başlıklı bir konferans düzenlenecek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; "&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; "&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Prematüre bebek sahibi ailelerin katılımına açık olarak gerçekleşecek olan konferansta Prof. Dr. Mehmet Vural, Prof. Dr. Gonca Tekant, Dr. Ömer Karahan, &lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Dr. Gülnihal Şarman&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Dr. Pınar Dayanıklı, Hukuk Danışmanı Müşerref Pehlivan Seko gibi konusunda uzman pek çok&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;konuşmacı, aileleri bilgilendirecek.     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; "&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; Konferansa katılan izleyiciler; prematüre bebeğin beslenmesi, prematüre operasyonları, bebek yoğun bakımında yaşanan zorluklar gibi prematürelerle ilgili genel konuların yanı sıra;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; "&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman'; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;         &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;devlet hastanelerinde prematüre olmak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; "&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman'; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;         &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;özel sigortaların prematüre doğumlara yaklaşımı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; "&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="font: normal normal normal 7pt/normal 'Times New Roman'; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;         &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;bebek hakları gibi prematürelere özel hukuk kurallarıyla ilgili bilgilendirilecek; kendi sorularını sorup uzmanlardan cevap alma imkanı bulacak.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; "&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt; &lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px; "&gt;Gerçek vaka sunumları eşliğinde gerçekleşecek konferansta yerinizi alıp siz de yaşadıklarınızı paylaşabilir, uzmanlar aracılığıyla sorunlarınıza çözüm arayabilir ve Türkiye’de yılda 150.000 ailenin yaşadığı benzer durumlara karşı gerekli mercileri harekete geçirmek için katkıda bulunabilirsiniz…&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px; "&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-191747618237155323?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/191747618237155323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=191747618237155323&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/191747618237155323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/191747618237155323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2009/04/premature-dogdum-hakkm-hukukum-nasl.html' title='Prematüre doğdum: Hakkım hukukum nasıl düzelir'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-7575331625495663215</id><published>2008-11-30T22:41:00.000+01:00</published><updated>2009-04-03T15:01:52.789+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyuru'/><title type='text'>Duyuru</title><content type='html'>&lt;p align="center" style="text-align:center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:12.0pt; font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;color:#CC0000"&gt;EL KADAR İKİZLER NASIL BÜYÜYECEKLER?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="center" style="text-align:center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;"&gt;DOĞUM SONRASI ÇOĞUL ve PREMATÜRE ANNELERİ EĞİTİM PROGRAMI &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="center" style="text-align:center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;"&gt;20 Aralık 2008&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="center" style="text-align:center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="center" style="text-align:center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;"&gt;Kayıt:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;a href="mailto:info@ikizanneleriyiz.biz"&gt;info@ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;"&gt;Tarih:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 20 Aralık 2008 Cumartesi 10.00 – 14.00&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;"&gt;Yer   :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Şişli Belediyesi Konferans Salonu / Esentepe Mahallesi, Büyükdere Caddesi, No:100-102 Gayrettepe, İstanbul&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Şişli Belediyesi tarafından desteklenen, El Bebek Gül Bebek Derneği ve ikizanneleriyiz.biz işbirliği ile düzenlenen konferansa, 0-6 yaş grubu çoğul sahibi annelerin yanısıra, gelecekte kendilerini nelerin beklediğini merak eden tüm çoğul gebeler de davetlidir. &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Tüm İstanbul'luların ücretsiz olarak katılabileceği etkinlikte Dr. Gülnihal Şarman, Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, Psikolog Çiğdem Toksoy, Pedagog Ayça Atasoy, Gazeteci-Yazar Ayşe Aydın konuşmacı olarak yer alacaklar.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;br /&gt;1. Doğum ve Sonrası:&lt;/p&gt;  &lt;ul type="disc"&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l3 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Olası doğumsal anomalileri ve      çözümleri&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l3 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Prematüre bebeklerin bakımı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l3 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Yenidoğan bebek bakımı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt; &lt;/ul&gt;  &lt;p&gt;2. Bebek Beslenmesi:&lt;/p&gt;  &lt;ul type="disc"&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l7 level1 lfo2;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkizleri nasıl      emzirebilirsiniz? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l7 level1 lfo2;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Anne sütünü arttırma yolları      nelerdir? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l7 level1 lfo2;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Mama takviyesi gerekiyorsa...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt; &lt;/ul&gt;  &lt;p&gt;3. 0-6 Yaş Çocuk Beslenmesinde Püf Noktaları:&lt;/p&gt;  &lt;ul type="disc"&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l2 level1 lfo3;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkizleriniz yeterince      besleniyor mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l2 level1 lfo3;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Sağlıklı ve dengeli beslenme      düzeni nasıl olmalı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt; &lt;/ul&gt;  &lt;p&gt;4. İkizlerin Bakımı:&lt;/p&gt;  &lt;ul type="disc"&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l5 level1 lfo4;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;0-6 Yaş İkizlerin Bakımı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l5 level1 lfo4;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Bakıcı Seçimi &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt; &lt;/ul&gt;  &lt;p&gt;5. İkizlerin Gelişimi:&lt;/p&gt;  &lt;ul type="disc"&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l4 level1 lfo5;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Hangi dönemde neleri      yapabilirler? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l4 level1 lfo5;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Erken doğan bebeklerin gelişimi      nasıldır?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l4 level1 lfo5;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkizlerden birinin gelişimi      diğerine göre gerideyse...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt; &lt;/ul&gt;  &lt;p&gt;6. İkizlerin Psikolojisi:&lt;/p&gt;  &lt;ul type="disc"&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l0 level1 lfo6;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkizler ayrı bireylerdir &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l0 level1 lfo6;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkizler arası kıskançlıklar&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l0 level1 lfo6;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Aile ve çevrenin ikizlere      bakışı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l0 level1 lfo6;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkizler, çalışan anne-baba ve      kaliteli zaman üçgeni... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l0 level1 lfo6;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;0-6 Yaş Döneminde En Sık      Karşılaşılan Sorunlar ve Çözümleri&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt; &lt;/ul&gt;  &lt;p&gt;7. Okul Öncesi Dönem ve Okul Dönemi:&lt;/p&gt;  &lt;ul type="disc"&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l6 level1 lfo7;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Okula hazırlık ve okul seçimi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l6 level1 lfo7;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkizleri ayırmak...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l6 level1 lfo7;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkizlerin kişisel farkları&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l6 level1 lfo7;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Öğrenme sorunları&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt; &lt;/ul&gt;  &lt;p&gt;8. İkiz annesinin Psikolojisi ve Aile Terapisi&lt;/p&gt;  &lt;ul type="disc"&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l1 level1 lfo8;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Suçluluk Duygusu ve Endişelerle      Başa Çıkma&lt;br /&gt;       Erken doğum benim hatam mı?&lt;br /&gt;       Çalışmalı mıyım, çalışmamalı mı?&lt;br /&gt;       İkisine yetebiliyor muyum? &lt;br /&gt;       İkisine de yeterince adil ve eşit davranabiliyor muyum?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l1 level1 lfo8;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Doğum sonrası depresyon ve ikiz      anneleri&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l1 level1 lfo8;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkiz babasının desteği&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l1 level1 lfo8;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkiz bebeklerden sonra çalışma      hayatı &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l1 level1 lfo8;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;Diğer çocuklardan sonra ikiz      sahibi olmak &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;  &lt;li class="MsoNormal" style="color:#333333;mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:      auto;mso-list:l1 level1 lfo8;tab-stops:list 36.0pt"&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;      mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;İkizlerden sonra evliliklerin      durumu &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt; &lt;/ul&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:&amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;"&gt;Vee merak ettiğiniz tüm sorularınızın cevapları!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p align="center" style="text-align:center"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Trebuchet MS'; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-7575331625495663215?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/7575331625495663215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=7575331625495663215&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7575331625495663215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7575331625495663215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2008/11/duyuru.html' title='Duyuru'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-996057525214313925</id><published>2008-11-05T15:32:00.002+01:00</published><updated>2008-11-05T15:36:06.547+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nerden Nereye'/><title type='text'>Üçüzlerimiz</title><content type='html'>&lt;p style="MARGIN: 0px auto 10px; TEXT-ALIGN: center" align="left"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SRGupXqncgI/AAAAAAAAA-M/IaQ9pruD1yg/s1600-h/collage1.jpg"&gt;&lt;img alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SRGupXqncgI/AAAAAAAAA-M/IaQ9pruD1yg/s400/collage1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="MARGIN: 0px auto 10px; TEXT-ALIGN: center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="MARGIN: 0px auto 10px; TEXT-ALIGN: center" align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SRGupVKOURI/AAAAAAAAA-E/WOeC38y6Q74/s1600-h/2006+subat.JPG"&gt;&lt;img alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SRGupVKOURI/AAAAAAAAA-E/WOeC38y6Q74/s400/2006+subat.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="MARGIN: 0px auto 10px; TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SRGupVJvnOI/AAAAAAAAA98/l_Yfa1313Co/s1600-h/06.08.2008.JPG"&gt;&lt;img alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SRGupVJvnOI/AAAAAAAAA98/l_Yfa1313Co/s400/06.08.2008.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;Kaan Burak, Dilara ve Yusuf Visal&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;En cesur üçüzler&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;Onlar da &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;nerdennnnnn nereyeeee.... &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-996057525214313925?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/996057525214313925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=996057525214313925&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/996057525214313925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/996057525214313925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2008/11/zlerimiz.html' title='Üçüzlerimiz'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SRGupXqncgI/AAAAAAAAA-M/IaQ9pruD1yg/s72-c/collage1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-7882093801492127310</id><published>2008-10-15T13:57:00.001+02:00</published><updated>2008-10-15T13:59:51.998+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nerden Nereye'/><title type='text'>Melis</title><content type='html'>&lt;div style="MARGIN: 0px auto 10px; TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SPXar_u-QsI/AAAAAAAAA78/rRBd5-YejgY/s1600-h/collage.jpg"&gt;&lt;img alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SPXar_u-QsI/AAAAAAAAA78/rRBd5-YejgY/s400/collage.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Melis 32. haftada doğmak istedi. 1750 gram geldi dünyaya. Şimdi 10 aylık aslan gibi bir genç kız. &lt;div style="CLEAR: both; TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-7882093801492127310?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/7882093801492127310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=7882093801492127310&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7882093801492127310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7882093801492127310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2008/10/melis.html' title='Melis'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SPXar_u-QsI/AAAAAAAAA78/rRBd5-YejgY/s72-c/collage.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-8287762773614940056</id><published>2008-07-14T09:39:00.001+02:00</published><updated>2008-12-11T15:38:40.900+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kaynaklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğum hikayeleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>9 ay 2 yüz</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SHsCxKnU8QI/AAAAAAAAAvk/OKp99oCQyzw/s1600-h/9789944302685.jpg"&gt;&lt;img alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SHsCxKnU8QI/AAAAAAAAAvk/OKp99oCQyzw/s400/9789944302685.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kitap, avucunuzun içine alabildiğiniz kadar ufak bebeklere ana babalık etmek zorunda kaldığımız, böyle bir ağırlığın altında ezilip un ufak olduğumuz, hastane koridorlarında kan bulabilmek için oradan oraya koşturduğumuz ve doktorlardan aynı gün içinde dört değişik sonuç aldığımız günlerin hikâyesi. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu, bir hamilelik günlüğü mü? Tam olarak değil. Doğum mu? O da pek sayılmaz... Yazmaya başlarken, yalnızca kendi kendime aldığım notlardan biri olarak kalacağını düşündüğüm, aklıma ne gelirse yazdığım, kendimi oyalayıp rahatlattığım, sonradan yaşam savaşımızı aktardığım günlerin özeti. Prematüre olarak tabir edilen, iki kedi yavrusu büyüklüğünde kız bebekle hastanede ölüm kalım savaşımızı yaşarken aklıma kazınan en önemli sahneler, televizyonda vahşi hayvanları seyrederken düşündüklerim, bir hayvan öldürülürken diğerlerinin hiç bir şey olmamış gibi yollarına devam etmeleri. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hayat böyle bir şey demek yetmiyor bazen. Bu kitap, o anki duyguların kaleme alınmış hali. En azından kızım için bir şey yapacaksam, yapabileceğimin azami noktası... Yazılan çizilen, edebiyat... Kural kaide değil, yaşanmışlık ve kişisel tecrübelerin toplamı. &lt;/div&gt;&lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-8287762773614940056?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/8287762773614940056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=8287762773614940056&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8287762773614940056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8287762773614940056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2008/07/9-ay-2-yz.html' title='9 ay 2 yüz'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/SHsCxKnU8QI/AAAAAAAAAvk/OKp99oCQyzw/s72-c/9789944302685.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-4328976248648113266</id><published>2008-02-14T12:22:00.001+01:00</published><updated>2008-02-14T12:26:59.970+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sık sorulanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prematüre anneleri'/><title type='text'>Bebeğimiz için Kendimize Bakmak</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Zoru hemen yapabilirim&lt;br /&gt;İmkansız biraz vaktimi alır.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Mühendisler Birliği’nin sözü&lt;/em&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kendinize Dikkat Etmek&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Nekahat döneminizdesiniz, muhtemelen geçirdiğiniz ciddi ameliyatın sonrası yatak istirahatında olmanız gerekiyor. Birçok anne bu dönemi evinde bebeği ile geçirirken, siz evden hastaneye gidip gelirken geçirmek zorundasınız. Bu dönemde bebeğinizle ilgilenmekten kendi ihtiyaçlarınızı atlayabilirsiniz. Unutmayın ki, bebeğiniz eve çıkınca öncelikli ihtiyacı, ona bakacak sağlıklı bir anne olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlığınızı ve gücünüzü koruyabilmeniz için mümkün olduğunca iyi beslenmeli ve dinlenmenize dikkat etmelisiniz. Tabii ki , bunu şu andaki şartlarınıza uydurarak… Belki günde birkaç kez, yoğun bakımın önündeki sandalyede veya hastaneye giderken yolda, kısa bir uyku almak anlamına gelse de… Bebeğinizle beraber daha çok vakit geçirebilmek için dinlenme imkanlarınızdan fedakarlık etmeyi de düşünebilirsiniz. Fazladan biraz dinlenme fırsatı, şu anda hayli yükselmiş olan stres seviyenizi kontrol edebilmeniz kadar, fiziksel ve ruhsal sağlığınız için de gereklidir. Bebeğiniz durumunuzu hissedecektir. Dinlenmek özellikle süt sağan bir anne için gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğünlerinizin düzenlenmesi ise bir ayrı hikaye olacaktır. Yoğun bakım önünde beklerken sizin için en doğru ve sağlıklı beslenme şeklini belirlemelisiniz. Eğer sizin için yemek yapacak bir yakınınız varsa onlardan yardım alabilirsiniz. Sizin de bebeği ile eve çıkmış bir anne kadar yardıma ihtiyacınız var. İlk başlarda size gösterilen ilgi ve yardım önerileri zaman içinde azalabilir ve kendinizi  bir şeyler yemek için sıklıkla hastane kafeteryasında bulabilirsiniz. Yardım istemek, bu tür masraflarınızı azaltmanıza da yardımcı olur. Dışarıdan hazır yemek ısmarlamak veya kafeterya yemekleri geçici bir çözüm olmalıdır, bebeğinizle evinize dönünce tekrar hamileliğinizdeki gibi düzenli ve besleyici öğünlerinize de geri dönmelisiniz. Hem yiyeceğinizi yanınızda getirerek her acıktığınızda oradan ayrılmak zorunda kalmamanıza, hem de başka işler için harcayabileceğiniz bir miktarı tasarruf etmenize yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bebeğinizin yoğun bakım günleri birkaç günden daha uzun olacaksa bu döneminizi şimdiden planlamalısınız. Unutmayın ki, herkesin hatta anne ve babaların bile dinlenmeye ihtiyacı vardır. Bu dinlenme anı moral bozucu olabilir. Kendinizi ihmalkar ebeveynler gibi hissedebilirsiniz. Biraz uzaklaştığınız anda kötü bir şeyler olursa endişesi içinizi kaplar ve hemşirelerin size “kötü anne” bakışı atıp ayıplamalarından çekinirsiniz. Bunların hepsi normal ve bu duyguları hissedende ilk siz değilsiniz. Siz kötü veya bencil bir insan değil sadece yoğun bakımdan biraz mola almak isteyen bir hasta yakınısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela, diğer işlerinizi halledebilmek için bir günü kendinize ayırın veya akşamları biraz erken çıkmaya çalışın. Arada sırada bile olsa bir gecenizi eşinizle başbaşa geçirin ve yaşadıklarınızı konuşun. Bu destek sohbetleri sayesinde kendinizi yenilenmiş ve yaşadıklarınız karşısında daha dayanıklı hissetmenize yardımcı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğinizin eve dönme süresi normal doğan bir bebekten daha farklı olacağı için bu durum işe dönme sürecinizi de etkileyecektir. Patronunuzla durumuzu ve ihtiyaçlarınızı paylaşın. Çalışmaya tekrar başlama durumunda işinizi yapmanız, dinlenmeniz, yemek yemeniz, bebeğinizi ziyaret etmeniz, kısaca hepsini hakkıyla yapmanız zor olacaktır. Hep bir şeylerden fedakarlık etmeniz gerekecektir. İş yeri numaranızı ve size ulaşabilecekleri diğer numaraları hemşirelere vermeyi unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Stres ve Vücudunuz&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Uzun bir yoğun bakım sürecinde sağlığınızı korumanız zordur. Hissettiğiniz stres seviyesi, bağışıklık sisteminizi ve doğumun getirdiği iyileşme döneminizi direkt olarak etkiler. Daha önce hissetmediğiniz stres kaynaklı fiziksel semptomlarla başa çıkmak zorunda kalabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baş ağrıları, karın ağrıları, mide bulantısı, ishal gibi sindirim sorunları ve uyku bozukluklarının (karabasanlar, uykusuzluk, hayal görme ve uykuda yürüme gibi) hepsi stres kaynaklıdır. Depresyon, vücudun ileri stres seviyesiyle başa çıkamamasının bir belirtisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zor geçen günlerin ardından bu bahsettiğiniz semptomlarda artışlar gözlemleyebilirsiniz. Özellikle bu semptomlar her gün yaptığınız yoğun bakımdan durum öğrenme konuşmaları sonrasında, hastaneye doğru yola çıktığınız anda, yoğun bakımın kapısını dahi gördüğünüzde artış gösterebilir. Endişe, kaygı ve korku tamamen belirsizlik hissinden doğan olağan hallerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi doktorunuzla ruhsal durumunuz hakkında konuşmaya çalışın. Size bu durumla başa çıkmanıza yardım edebilmeleri yanında, gerçekten hasta olup bebeğinize bu hastalığı geçirme ihtimalinize karşı da yardımcı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kerry Bone,31 haftalık doğan Tyler’ın annesi , 10.23.96&lt;br /&gt;Alıntı: &lt;a href="http://members.aol.com/KBone91/tbone.html"&gt;http://members.aol.com/KBone91/tbone.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çeviri: Serra&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-4328976248648113266?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/4328976248648113266/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=4328976248648113266&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/4328976248648113266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/4328976248648113266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2008/02/bebeimiz-iin-kendimize-bakmak.html' title='Bebeğimiz için Kendimize Bakmak'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-7887083456872807235</id><published>2008-01-23T08:39:00.000+01:00</published><updated>2008-01-23T08:44:26.886+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sık sorulanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Olası riskler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doktor kontrolleri'/><title type='text'>Bebeklerim Geliyor</title><content type='html'>Çoğul gebeliklerin en büyük riski olan erken doğum sonrası prematürelikle ilgili merak ettiklerimizi Sn.Dr. Gülnihal Şarman'a yönelttik :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; : Gülnihal Hnm, kendinizi ve uzmanlık alanınızı bize tanıtır mısınız ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ben Dr Gülnihal Şarman, Çocuk Hastalıkları ve Yeni Doğan uzmanıyım. 10 yıldır Türkiye’de çalışıyorum. İhtisasımı Amerika’da yaptım. Daha sonra Texas Children Hospital diye  çok büyük bir çocuk hastanesinde çalıştım. Amerika’dan döndükten sonra 1 yıl International Hastanesi’nde çalıştım. 10 yıldır da Amerikan Hastanesi’nde çalışıyorum. Amerikan Hastanesi Yeni Doğan Bölümü şefiyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; : Kaç haftadan önce doğan bebekler prematüredir ? Hangileri daha ciddi prematürelerdir ?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;37 haftanın altında doğan bebeklere biz prematüre diyoruz. Fakat prematürelik aynı dereceymiş gibi kesinlikle algılanmamalı. Bebekler ne kadar erken doğarsa problemlerinin ciddiyeti katlanarak artar. Genellikle 28 haftanın altındaki bebeklere ileri derecede prematüre diyoruz. 24-25 haftada, yaşamın sınırında doğan bebeklere de yeni bir terimle “komik derecede düşük tartılı deniyor (ridiculous low birth weight). Geçekten de dünyada ve Türkiye de sözü edilen mucize bebekler bunlar. Bunların bir kısmı yaşıyor ama çoğu kaybediliyor. Bunlar bana göre şu andaki teknoloji ile yaşatılması çok zor olan bebekler. 26 hafta üzerinde yine ileri derecede prematüre oluyorlar ama 26-28 hafta arasında yaşam şartları Türkiye’de de yeni teknolojilerin girmesiyle daha da arttı. 28-32 hafta arasındaki prematüreler de yine ciddi bakılması gereken düşük doğum tartılı bebeklerdir. Genellikle 32 haftanın üzerinde 32-37 hafta arasındaki bebekler daha sağlıklı ve problemleri daha azalmış bebekler oluyor. En ciddiler komik derecede prematüre olanlar ve onun bir üzerindeki 26-28 hafta arasındaki bebekler gibi görebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; :Prematürelikte asıl belirleyici bebeklerin doğum haftası mı doğum ağırlığı mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Prematürelikte asıl belirleyici doğum haftası. Doğum tartısı da tabi ki önemli. Diyelim ki bir bebek 30 haftalık ve tam 30 haftaya uygun kiloda doğdu diğeri de anne karnında gelişememiş 30 haftalık olmasına rağmen 25-26 haftalık kadar küçük doğdu. Burada tabi ki doğum tartısı da doğum haftasına uygun olan bebeğin yaşam şansı ve problemlerinin ağırlığı küçük olana göre daha azdır. Bugün ortaya çıkıyor ki küçük olanın zekaya ve daha başka problemlere yönelik ileride problemlerinin biraz daha fazla olması bekleniyor. 1500 gr ın üstü bugün gerçekten çok rahat yaşattığımız bebekler. 1500 gr ın altı daha sorunlu bebekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde bir bebek 37 haftalık doğdu, güzel bir hafta ama 1600 gr dı bebek. Gerçekten de 37 haftadan beklenmeyecek sorunları oldu. Yani anne karnında gelişmemek de olumsuz etkiler ama her şeyden önce belirleyici olan doğum haftasıdır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; : Bazen normal kiloda ve haftada doğan bebekler de sorunlu doğabiliyor değil mi? Bunlar da yeni doğan bakım ünitelerinde tedaviye alınabiliyorlar. Nedir bu bebeklerde en çok rastlanan rahatsızlıklar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Evet, bu olabiliyor. Bugünkü jinekologların elinde olan aletler ve teknoloji ile artık sorunların çoğu biliniyor ya da çözülüyor. Yani iyi takipli bir annenin bebeğinin sorunlarının %99’u çözülüyor diyebiliriz. Böyle iyi takipli gruplarda yeni doğan bebeklerde yine de sorunlar çıkabilir tabi. Ama sorunların çoğu önceden tesbit edilmiş oluyor.Örneğin eskiden dudak damak yarığını görmek imkansızdı şimdi 3 boyutlu usg ile bu biliniyor. İlk tedavisini yapacak ekibin haberi oluyor, bebek doğar doğmaz beslenmeler ona göre başlıyor ve bütün planlar doğum öncesinden yapılmış oluyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Zamanında doğup da çok sürpriz derecede hasta olan bebekler az artık. İyi merkezlerde az. Takiplerin iyi merkezler de yapılması şart, büyük sürprizlerle karşılaşılmak istenmiyorsa, riskler alınmak istenmiyorsa bu şart. Bazı doğum öncesi tetkikler yapıldığı zaman evet 100% garanti değildir ama mesela bizde 1500 bebek doğuyor ama böyle aşırı sürprizler 4-5 tane oluyor senede. Bu kadar azaldı. Geçen sene 1 bebek vardı mesela down sendromluydu, yapılan önceki tetkiklerle tanısı konamamıştı – amniyosentez anne yaşı nedeniyle gerek görülmemiş ve yapılmamıştı. 1500 bebekte yaşadığımız en ağır durum buydu.&lt;br /&gt;Türkiye de tıp sistemi ve doktorlar çok açık olduğu için örnek alarak herkes kendini son 10 yılda çok yeniledi. Türkiye de bu rekabet sayesinde merkezler çok güzel gelişmeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Problem beklenmeyen bebeklerde en çok rastlanan solunum sıkıntısıdır. Solunum sıkıntısı da sezeryanla tam zamanında değil de zamanından biraz önce doğan bebeklerde, bebek hazır olmadan sezeryan programlandıysa onlarda %1 oranında ciddi solunum sıkıntısı görülebilir. Bizim senede 5-6 böyle bebeği yatırdığımız oluyor. Son yıl içinde sezeryanlı bebekler içinde tüm verileri incelediğimizde gerçkten solunum sıkıntısı yaşayanlar 39 hafta altında doğanlar. O nedenle eğer kadın doğum uzmanları planlı sezeryan yapacaklarsa 39. haftaya dek beklettiklerinde solunum sıkıntısı olasılığı azalıyor. Çok nadir atlanmış kalp anomalisine de rastlayabiliyorz beklenmedik şekilde. Çoğu anne karnında tesbit edilebilir olmasına rağmen bazılarını bebeğin anne karnındaki dolaşım sistemi nedeniyle tesbit etmek imkansız, mesela aort damarının tıkanıklığı.bazen bebek aşırı büyük doğuyor veya klasik amniyosentezle tesbit edilemeyen kromozom anomalileri oluyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; :Prematüreler yoğun bakım ünitelerinde nasıl izleniyorlar, hergün ne testler yapılıyor? Nelere dikkat ediliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Benim prematürelere yaklaşımım çok nazik. Bu bebekler öyle hırpalanmaya müsait bebekler değil. Ben mümkün olduğu kadar en az testle bir prematüreyi taburcu etmeye çalışan bir hekimim. Komik derecede düşük tartılı doğanların ilk haftalarında bazı testler yapmak zorundasınız, onların şekerlerini, tuz dengelerini, kan seviyelerini v.s çok çok ince saat ayarı gibi ayarlamak zorundasınız. Ayrıca verdiğiniz serumlara olan cevabını ölçmek durumundasınız yoksa kan seviyeleri anormal seviyelere ulaşabilir bu da onun için zararlı olabilir. Bunları yapıp bir bebek stabilize olduktan sonra hergün testler yapılıp, kan alınmasını doğru bulmuyorum. Ben yoğun bakım bile demiyorum oraya. Geliştirme ünitesi gibi bir yer orası. Bu bebeklerin anne karnında yapamadıkları gelişmeyi biz yapıyoruz. Bence yoğun bakım terimi çok yanlış bu bebekler için. Çok azı yoğun bakımlık bebek. Çoğunun düzgün gelişmeye ihtiyacı var. Beslenmelerinin iyi sağlanması lazım. Isı kontrollerinin çok iyi sağlanması lazım. Gerekli testlerini atlamadan düzgün zamanlarda yapmak lazım (tiroid v.s)göz gelişimlerini çok iyi takip etmek lazım. Onun haricinden mümkün olduğu kadar şefkatli yumuşak ve nazik davranmak lazım. Bence en önemli şey bu bebeklere gayet nazik davranarak gelişimlerine önemli bir ivme kazandırmak.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; : Genel olarak hangi branşlardan konsültasyon alıyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok branşlardan konsültasyon alırız. En çok çocuk kardiyolojisi, çocuk cerrahisi, çocuk endokronolojisi, gerekirse kalp cerrahisi, beyin cerrahisi, retina uzmanı, bazen pediatrik gastroenterolojiden yardım isteriz. Eğer metabolik ve genetik hastalıklar olursa onları da üniversitelere danışıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; : En çok hangi sistemlerde sorun çıkabiliyor? Hangileri en çok tehdit altında?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;İlk günlerde solunum sistemi sorun çıkarır. Solunum sistemini yeni doğancılar iyi bilir ve bilmesi de gereklidir. Genellikle solunum sistemindeki problemleri biz halledebiliriz. Uzun dönemli problemleri de olabilir. &lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://2.si/" target="_blank"&gt;2.si&lt;/a&gt; sindirim ile ilgili problemleri vardır. Bu bebeklerin hele o çok erken doğanların bağırsaklarını soğan zarı gibi düşünebilirisiniz. O inceliktedir ve onun içine beslenme yaptığınızı düşünürseniz, orada da risk çok fazladır. Çok iyi takip edilmesi gerekir. Bunlar önemli tabi ama geçici sorunlar. Benim gözümde en önemli ve en kalıcı olan sorun beyin. Beynin hasarlanmaması gerekir, o küçük beynin çok çok iyi korunması gerekiyor. O beyinde daha hergün milyon tane hücre meydana geliyor ve bunların kendi aralarında düzgün bağlantılar yapması gerek. Buna göç diyoruz yani beyin içinde uygun yerlere göç etmesi gerekiyor sinir hücrelerinin. Bu sırada beyin kanaması geçirmek veya fazla oksijen / az oksijen, fazla oksijen/ az oksijen atakları yaşamak veya fazla ısıtma soğutma gibi şeyler yaşamak yani bebeğe tam istediği ortam sağlanamıyorsa o beyin hasarlanabiliyor tabi bu ömür boyu bebeğin çekeceği bir problem haline gelebiliyor. Bu konuda çok araştırma var. Araştırmalar çok, değişen bilgiler çok, bütün bunların ışığında da bu bebeklerin beyin takiplerini yapılması gerekiyor. Beyin takibini bebek yoğun bakımda yapamazsınız, ancak kanadı mı, gerekiyorsa bir MR çekebilirsiniz. Ama bunların bünyede yarattığı tahribatı ancak daha sonra yapılan takiplerde anlıyorsunuz. Çünkü insan yavrusu gelişmesi sırasında çok değişiklikler yaşıyor her gün gelişiyor, işte o gelişmeleri nasıl yapıyor ona bakmak gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikizanneleriyiz. biz : Prematüreler hangi zaman sürecinde akranlarını fiziksel ve  zihinsel olarak yakalamalılar ?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bunda da çok varyasyonlar var. Yani 30 haftada doğmuş bir prematüre 6. ayında her şeyini yapıp normal bebekten bile büyük olabiliyor, yine 30 haftalık bir prematüre ancak bir yaşında yakalayabiliyor. Bunun neye bağlı olduğunu ben anlamış değilim. Kişiye özel değerlendiriliyor. Önemli olan beklenen aralıkta, diyelim 30 haftada doğduysa bir bebek, onu otomatikman 8 hafta erken olarak düşünebilirsiniz. 2 ay düzelterek bebeğin takiplerini yapabilirsiniz. Bu 2 aylık farkı mesela bebek 6 aylıkken 4 aylık gibi kabul edebiliriz ama 9 aylık olunca 8. ayına daha uygun hareketler yapmaya başlaması lazım, ne kadar erken doğarlarsa bu yakalamayı o kadar geç yaparlar. Sınırda dediğimiz 25-26 haftalık bebeklerin yakalama yapmasını biz 2 yaşına kadar sabırla bekleriz. Genellikle çok normal olacak bebekler 1-1.5 yaş arasında tamamen yakalarlar. Yakalamada gecikenlerin ben ileride de genellikle ufak tefek sorunlarının devam ettiğini görüyorum. Biz çok prematüre takibi yapıyoruz, prematüre takibi için özel bir test var onu uyguluyoruz. O şekilde takibimiz çok fazla.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; : Özellikle ikizlerde hangi haftanın ve kilonun altında sekelli kalma olasılığı artar ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;İkizlerde de anne karnında bebekler o kadar küçükken büyüklük farkları çok olmaz. Yani 26 haftalık tek bebek de yaklaşık 800-1000 gr dır ikiz de öyledir. mesela plasentasında sorun varsa brir tanesi biraz küçük kalabilir tabi ama yani ikizler de illa küçük doğacaklar diye küçük haftalarda bir zorunluluk yok. Bugünkü literatüre baktığınızda olay ikizlikte değil daha çok olay prematürelikte bitiyor. Ama prematürelik faktörü yoksa, bebekler 37. haftada  doğarlarsa o zaman ikizliğin de getirdiği riskler var. Son yıllarda İngiltere de yapılan çok uzun dönemli takip çalışmalarında sadece ikizliğin getirdiği özellikle de tek yumurta ikizliğinin getirdiği bazı riskler olduğu gösterildi. Anne karnında tek yumurta ikizlerinin tekinin kaybedilmesi diğer bebeğin serebral palsi dediğimiz zeka ve motor özürlü doğma riskini 8-9 kat arttırıyor. En riskli durum bu. Yine tek yumurta ikizliği ileriye dönük zeka problemleri açısından çift yumurta ikizliğinden çok daha riskli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; : İkizlerde kaç haftadan itibaren bu bebekler yaşatılıp sağlıklı bir şekilde olgunlaştırılabiliyorlar?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu imkanlara, merkezin deneyimine ve verilerine bağlı . onun için ileri derecede prematüre bebeklerin bugün çok büyük merkezlerde takip edilmeleri lazım. Biz kendimizi dünyadaki merkezlerle de çok karşılaştırıyoruz ve bizim 28 haftanın üzerinde doğmuş bebeklerde beyin kanaması  yoksa normal olma oranları %100e yakın. Ama beyin kanaması veya doğduktan sonra çok ağır bir enfeksiyon geçirdilerse o zaman ileriye doğru riskleri artıyor. Bugün biliniyor ki hiç beyin kanaması bile olmasa birkaç kere çok ağır enfeksiyon geçirirse beyin etkileniyor. Beyin çok hassas. Prematürenin yaşatılma prensibi çok iyi bakımdır. İyi bakım ileriye yönelik sekellerin azaltılması için bence çok önemli.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; : Yeni doğan ikizlerde prematürelik harici olası problemler nelerdir ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kalça çıkığı riski ikizlerde daha fazladır. Çünkü aynı ortamı daha sıkışık şekilde paylaştıklarından kalçaları iyi gelişemeyebilir. Bebeklerin anne karnında kalça gelişimi için ugun bir duruş pozisyonunda olmaları lazım. Eğer mesela biri makat geliş duruyorsa onun riski otomatikman artar. Bu nednele ikizlerde mutlaka kalça usg si bir aylık olunca yapılmalıdır.&lt;br /&gt;Boyun eğrilikleri de çok olur. Sıkışmayla ilgilidir bu da daha sonra bebeklerin gözlerinde odaklanma ile ilgili problemler olabilir, fizik tedaviyle bunların açılması gerekir.&lt;br /&gt;Az beslenme nedeniyle az gelişmenin çok iyi takibi gerekir. Özellikle devlet hastanelerinde yer sıkışıklığı nedeniyle bebekler biraz beslenmeye başladıktan sonra hemen taburcu edilirler. Mesela 1500 gr da gönderiliyorlar. Bu kiloda gönderilmiş bir bebeğin gerçekten çok çok çok iyi takip edilmesi gerekir. Çünkü bebeğin yalnızca fonksiyonlarını yapıyor olması yeterli değil. Eğer o bebek 2 hafta sonra hala 1500 gr sa siz ondan 400 gr çaldınız demektir ve o bebeğin, o 400 gr sırasında geliştireceği çok şey vardı. Beyni gelişecekti, kalbi gelişecekti, sindirim sistemi gelişecekti, akciğerleri gelişecekti. Kilo takibini çok iyi yapmak gerek. Kilo açısından zaten bu bebekler çok büyük bir dezavantajla doğmuşlardır. Anne karnının büyüme avantajını kaybetmişlerdir. Bu nedenle dışarıda anne karnındaki gelişimin yakalatılması lazımdır. Kilo almak yağ depolamak değil, protein depolamak ve gelişmektir. O nedenle sınırda bir tartıyla eve yollanan bebekleri tekrar tekrar çağırıp kilo almaları nasıl gidiyor, protein ihtiyaçları, kalori ihtiyaçları, beslenme durumları nasıl takip etmek gerek. Bu bebeklerin daha fazla protein ve kalori ihtiyacı olduğundan hemen anne memesine vermek de marifet değil. Günlük alabildikleri beslenme miktarları da kısıtlı. O nedenle bu miktarın mutlaka çok iyi değerlendirilerek bebeğe zaman kaybettirilmemesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; :Prematüre bebeklerin emzirilmesi uygun mu? İzin vermediğiniz durumlar var mı? Bunlar neler? Beslenmede özel mamalar var mı?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Prematürelerin emzirilmesi uygun tabi ama bebeğin emme kuvvetine bakmak gerek öncelikle. Emme, yutma ve nefes alma koordinasyonunun yapılması ancak 34-35.haftada oluşuyor. Daha önce bu koordinasyonu sağlayamıyorlar. Bu da sütün boğazına kaçmasına v.s neden oluyor, ama daha da önemlisi güç, bu bebekler annenin memesini tam boşaltamıyor. O nedenle ben genellikle 2 kilo civarında başlamak üzere emdirtirim, ona birkaç hafta beslemeyen emzirme deriz. Bebeğin bir kuvveti görülür. Bu arada bebeğin haftası 36-37 ye doğru yaklaştıkça güçlenir, 37-38.haftadan itibaren bu sefer biberonu zorlaştırıp, kesip, emmeye sevkederiz. Bu arada ek beslenme yapacaksak onu kaşıkla ve kadehle yapıyoruz, böyle bir geçiş oluyor. 2.5 kilonun üzerindeki bebekleri tembellik etse de zorluyoruz. Hiç almazsa da almıyor. Benim gözümde bebeği illaki emzirteceğim diye aylar kaybetmenin gereği yok, çok değerli zamanı kaçırmamak gerek. Anne karnı zamanı, kaybettiği zaman gerçekten insanın en hızlı büyüdüğü ve organlarının en fazla geliştiği dönem. Beslenmede özel mamalar Türkiye’de de var. Hem anne sütünü güçlendiren ekler var. Bunların bile artık prematürelik derecesine göre ayarlanmalarını istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; : Prematüre bebek anne ilişkisi kuvözdeyken nasıl sağlanmalı? Örneğin Amerika’daki uygulamalarla buradaki epey farklı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bence Amerika’da yapılanlar da yeterli değildi. Bence bu bebeklerin gelişimindeki en önemli şey bebeğin ait olduğu insana yakınlaştırılması. Bu ne anne ne de bebek için bir ceza olmamalı. Annenin çocuğundan ayrılması gibi bir acı yok. Mümkün olduğunca bir arada tutulmaları gerek. Bizim yoğun bakım hep açıktır annelere. Ve mesela geldikleri zaman eğer orada vizit yapacaksak ben onların vizite katılmasını tercih ederim. Bütün detayları duysunlar. Annenin dokunmasına, bebeğini kucağına almasına izin veriyoruz. Annenin cilt cilde temas etmesine de izin veriyoruz.Sadece bazen kataterler oluyor, o kataterler enfekte olmasın sürünmesin diye o zamanlar da sadece dokundurtuyoruz. Katater çıktıktan sonra vermeyi tercih ediyoruz. Bir anne bebeğine mikrop getirmez. Anne veya baba hepimizden daha temiz olmak ister, bebeğine bile bile zarar vermez. Eğer söylerseniz şöyle yıkan ,böyle temizlen en dikkatli olacak insanlar anne ve babadır. Belki benim çalıştığım hastanede karşılaştığım insanların eğitim düzeylerinin yüksek olmasıyla ilgili olabilir bu ama anne babaya doğru öğretilip de anne babanın yapmayacağını düşünmüyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://ikizanneleriyiz.biz/" target="_blank"&gt;ikizanneleriyiz.biz&lt;/a&gt; :Son olarak Amerikan Hastanesi’nin sizin öncülüğünüzde başlatmış olduğu Harika Çoğullar Doğum Öncesi Eğitim Programı ve neden böyle bir programa ihtiyaç duyulduğundan bahseder misiniz ?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Amerika’daki programı getirdik önce Türkiye’ye ama sonra ona tam bağlı kalmadan kendi programımızı yarattık. İhtiyaca göre ayarladık. Daha önceki normal gebeler için olan program 6-8 hafta sürdüğünden çoğul gebeler ona katılamıyordu, zaten belli bir haftadan sonra çoğu yatak istirahatine çekiliyorlar. Şu anda bu programa çok ilgi var. Çok da eğitici bir program. Şaşılacak derecede kadın doğum uzmanları ikizlere risklerini anlatmıyorlar. Mesela erken doğum riskinin ne kadar yüksek olduğunu bilmiyorlar. Nerede doğurmaları gerektiğini önceden belirlemiş olmaları gerektiğini bilmiyolar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Siz de biliyorsunuz zamanında doğumlarda bile ilk 2-3 ayı çok şok. Benim bu programı getirmemdeki bir neden de doğumdan sonra gelen annelerin; bittik, acaba hangi psikiyatriste gitsek v.s gibi yaşadıkları şoku tolere edemeyişleri. Şimdi bu programlara gelenleri görüyorum doğumdan sonra gayet hazırlıklılar, iyiler….&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Sn.Dr. Gülnihal Şarman'a verdiği bilgilerden ötürü çok teşekkür ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;UYARI! Bu röportajın bütün hakları &lt;/em&gt;&lt;a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://www.ikizanneleriyiz.biz" target="_blank"&gt;&lt;em&gt;www.ikizanneleriyiz.biz'e&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt; aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin tamamının ya da bir kısmının kopyalanması, içeriğinden alıntı yapılması yasaktır. Yasal işlemler için Yasal Uyarı'yı tıklayınız.&lt;br /&gt; &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-7887083456872807235?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/7887083456872807235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=7887083456872807235&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7887083456872807235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7887083456872807235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2008/01/bebeklerim-geliyor.html' title='Bebeklerim Geliyor'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-8558785420064094553</id><published>2008-01-13T22:07:00.004+01:00</published><updated>2008-12-11T15:38:41.198+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sık sorulanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ihtiyaçlar'/><title type='text'>Uzun ve Yorucu Bekleyiş</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R4p9w1rLZEI/AAAAAAAAALU/I1pQwV4NYKw/s1600-h/makale+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R4p9w1rLZEI/AAAAAAAAALU/I1pQwV4NYKw/s400/makale+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bebek Yoğun Bakım : Uzun ve Yorucu Bekleyiş&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek yoğun bakımda iken uzun bir bekleyiş başlar. Doktor'un gelmesi için bekleyiş, test sonuçları için bekleyiş, karar vermek için bekleyiş; hepsinden öte gelecekte neler olacağını rdüşünerek bekleyiş yorucudur. Bebegin hastanede kalış süresi uzadıkça artan sabırsızlık gerilimi de doğurur. Bebegin yoğun bakım süreci kısa ve sorunsuz bile olsa bekleyiş yine de çok sancılıdır. Burada anne ve babayı düşündüren bebeğin bu bakım sürecine ne kadar dayanıklılık göstereceğidir. Doktorlar arasındaki görüş farklılıkları da bu bekleme süresinde anne babaya verilen zor bir dayanma testidir. Bazı doktorların "bekleyelim, görelim" anlayışı, bazılarının ise mümkün her testi yapıp çabuk sonuca gitme telaşı sizi bir belirsizliğe sürükleyecektir. Bu durumda güvendiğiniz bir doktorun yaklaşımına daha olur gözü ile bakacaksınız ama doktorlar arası uzlaşmasız bir karar ortamında yada bebeğinizin bakımı ile ilgili planlamasında endişe verici bir yaklaşım hissederseniz hemen uzman bir doktorun fikrini almalısınız. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Yoğun Bakımdaki Tedavi İçin Karar Aşaması: &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek Yoğun Bakımda iken Karar Aşaması: Bebeğinizin yoğun bakımda kaldığı sürede, klinik ekip,bebeğiniz için hangi tedavinin en iyisi olacağı konusunda bir kararsızlık geçirebilir. Belki de, bebeğin hangi tedaviye daha iyi yanıt vereceği bilinmediği için bir sürü yol izlenmesi gerektiğini önerebilirler. Ancak bir seçim yapma durumunda kalınacaksa, sağlık ekibi bu kararı size bırakmalıdır. Onların görevi tıbbi olasılıkları anlatmaktır. Sonuçta bebeğiniz için verilebilecek en iyi kararı kendi değerleriniz ve taşıdığınız sağduyu ile siz de en iyi şekilde vereceksinizdir. Bebeği prematüre bakımda olan tüm anne ve babaların yaşadığı fiziksel ve ruhsal yorgunlukta kararsızlık kaçınılmazdır. Eğer bebeğinizin yaşam şansı tıbbi açıdan çok düşükse, onu kaybetmeye razı olma yada varolan sorunları kucaklama kararı son derece zor olabilir. Bebek ölüm riski ile karşı karşıya ise, anne ve baba kendilerini kaçınılmaz sonuca hazırlarlar çünkü bu bekleme süresinde örselenen duygular, gerilimi ve dayanma gücünü yok edici düzeydedir. Prematüre bebeği olup da buduyguları yaşayan tek siz değilsiniz. Bu süreçte yaşanan ve artık bitmesini istediğiniz herşey,var olan kötü durumun güçlü bir kanıtıdır zaten. Ancak bilmelisiniz ki, yanlış olan sizin duygularınız değil, çok zor ve yanlış olan olayın doğasıdır. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-HERŞEYİ GÜNLÜK DEĞERLENDİRİN &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gelecekte ne olacak kaygısı yerine var olan günlük sorunla ilgilenin. Böylece, olmamış yada olmayacak bir soruna üzülmekle enerjinizi harcamamış olacaksınız.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-KENDİ DEĞERLENDİRMENİZE GÜVENİN &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Size sağlık ekibi tarafından verilen bilgileri iyi değerlendirin. Sorular sorun. Çekinmeyin. Söz konusu olan kendi bebeğinizin sağlığı. Ve her zaman anne ve babalık içgüdülerinize güvenin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;- KENDİNİZE ZAMAN AYIRIN &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İyi uyuyun , iyi beslenin, egzersiz yapın böylelikle yoğun bakım stresini daha iyi atlacaksınız.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-YAPTIĞINIZ İSE BİR ARA VERİN VE RAHATLAMA TEKNİKLERİNİ ÖĞRENİP UYGULAMAYA KOYUN. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Uğraştığınız bir işten kısa aralıklarla ayrılın. Omuz, çene ve alındaki kasları gevşetecek hareketleri öğrenin.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-YARDIM ALIN&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Size yardımı olabilecek aile ya da arkadaş çevresinden alabilecek tüm yardımı almaktan çekinmeyin. Onlar bugünler için var.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-ENDİŞE HEP VAR OLACAK BUNA KENDİNİZİ İNANDIRIN&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bebeğinizin durumu belirsiz ve gelecek size zorluklar da getirecek gibi görünüyorsa buna kendinizi alıştırın. Zaman en büyük öğreticidir. Önce buna kendinizi inandırın. Zamanla herşeyin üstesinden gelebileceğinize kani olun.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-RUHANİ İNANÇ FELSEFELERİNİ ARAŞTIRIN &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu uzun ve zorlu mücadelenin, sizi güçlü kılmak gibi bir görevi olduğuna kendinizi inandırın. Bu inanç kuramındaki öğretiler olayları kabullenme ve onlarla başedebilme gücünüzü artıracaktır. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Türkçe Yeniden Yazan: Candan&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-8558785420064094553?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/8558785420064094553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=8558785420064094553&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8558785420064094553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8558785420064094553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2008/01/uzun-ve-yorucu-bekleyi.html' title='Uzun ve Yorucu Bekleyiş'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R4p9w1rLZEI/AAAAAAAAALU/I1pQwV4NYKw/s72-c/makale+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-8127082090955444750</id><published>2008-01-05T22:17:00.000+01:00</published><updated>2008-01-05T22:21:26.851+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prematüre anneleri'/><title type='text'>"Bir nefestir artık yaşam"</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;Sabırsız bebeklerimizden Irmak'ın annesi Sema'nın kaleminden, derinden...&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;“seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,&lt;br /&gt;dünyanın en güzel sesinden&lt;br /&gt;en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fakat artık ümit yetmiyor bana,&lt;br /&gt;ben artık şarkı dinlemek değil,&lt;br /&gt;şarkı söylemek istiyorum”&lt;br /&gt; &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;Yaşama yüklediğiniz anlam, yaşamın kıyısında geçirilen 40 güne ait geçen tüm saniyeler toplamında artık eskisinden çok farklılaşmıştır. Bir nefestir artık yaşam, alınan, verilip verilmeyeceği belirsiz geçen günlerdir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanından çok önce dünyaya gözlerini açan bebeğiniz, pembiş burnunu, kırılgan minicik boynunu annesinin koynuna sokamadan, onun mis kokusunu içine çekemeden, pembe, mavi, beyaz önlüklü daha önce sesini hiç duymadığı insanların,ışıkların, kabloların, hortumların arasında şaşkınlık içinde yapayalnızdır artık...&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;Ve yaşamın kıyısında geçirilecek günler başlamıştır...yaşama tutunmaya çalışacak, mücadele edecektir bir kez daha nefes alıp vermek için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni 10.günün sonunda kucağıma alabileceğim söylendiğinde sana yukarıda dizelerini yazdığım bu şarkıyı söyledim, günlerce...sana geldiğim her süt saatinde, her karşılaşmamızda ağladığını hiç duymadım bebeğim, neden diye hemşire ablalara sorduğumda, merak etme annesi, ağlamaz o, seni çok özlemiştir, senin sıcaklığın, yumuşacık şarkıların ona nasıl moral veriyor tahmin edemezsin, sen gelmeye, şarkı söylemeye , onu okşamaya devam et, bak yaşama nasıl daha fazla bağlanacak, demişlerdi... nasıl gelmezdim? Seni görmeden geçen süt saatlerinde o boşluk duygusu, koca bir hiçlik.... seni görmek kadar heyecan verici başka birşey olabilir miydi? Bu mümkün müydü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irmak, diğer adlarıyla, benim aşkım, benim balım, benim pembişim, kara kaşlı erik gözlü kızım benim...:) bizden ayrı geçirdiğin günler çok gerilerde kaldı, anneciğim,&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;Artık yürüyor, koşuyor, konuşuyorsun...”bana hiç bak değil , baba” derken, “ben kendim yiyeceğim” derken, arabaya biner binmez “müzik aç baba, müzik aç, müzik baba, müzik...”  “yadyo” açılıncaya kadar tekrarlarken, düştüğünde “ anne ben düştüm”, güldüğünde hemen arkasından “ben güldüm, anne, ben güldüm”, “yattığında “anne ben yattım” ya da “bana şaka yapma baba, şaka yoook” derken.... sen bizi hep güldürüyorsun bebişim... allah da seni her zaman güldürsün...:) güler yüzünde minik inci taneleri hiç olmasın anneciğim...&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;İyi ki doğdun pembişim, iyi ki varsın...minik bebek kuşum benim... :)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-8127082090955444750?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/8127082090955444750/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=8127082090955444750&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8127082090955444750'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8127082090955444750'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2008/01/bir-nefestir-artk-yaam.html' title='&quot;Bir nefestir artık yaşam&quot;'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-3695421907253646052</id><published>2007-12-12T22:14:00.000+01:00</published><updated>2007-12-12T22:17:13.683+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><title type='text'>Mucize!!!!</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;Adam fısıldadı "Tanrım konuş benimle"&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Ve bir kuş cıvıldadı ağaçta&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Sonra adam bağırdı "Tanrım konuş benimle "&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Ve gökyüzünde bir şimşek çaktı &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Adam etrafına bakındı ve "Tanrım seni görmeme izin ver" dedi. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Ve bir yıldız parladı gökyüzünde &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Ve adam bağırdı, "Tanrım bana bir mucize göster"&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;VE BİR BEBEK DOĞDU BİRYERLERDE &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Anonim &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-3695421907253646052?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/3695421907253646052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=3695421907253646052&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3695421907253646052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3695421907253646052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/12/mucize.html' title='Mucize!!!!'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-3783926566633885078</id><published>2007-12-12T22:07:00.000+01:00</published><updated>2007-12-12T22:11:40.844+01:00</updated><title type='text'>Bambaşka bir gözden</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;Grubumuzda doktorlar da yer alıyor. Ve onların bizimle paylaştığı her kelime bizim için her zaman dünyalar kadar önem taşıyor. Ama bizimle paylaşılan öyle bir şiir vardı ki.....&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yorgun geçen bir günün sabahında&lt;br /&gt;Açmıştın gözlerini dünyaya&lt;br /&gt;Minicik bir kordonla bağlı geçmişinden&lt;br /&gt;Bir hamlede koparıldığında başlamıştı sancıların&lt;br /&gt;Sımsıcak yatağından uyandığın o günün sabahında&lt;br /&gt;Soğuk, gürültülü, acımasız bir dünyaya uzatmıştın ellerini&lt;br /&gt;Hadi, nefes al, ağla, uyan diye yalvaran birine&lt;br /&gt;Kısılmış gözlerini aralayarak öylece bakakalmıştın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok geçmemişti aradan&lt;br /&gt;Uyandığında camdan sana bakan mavi giysili&lt;br /&gt;Yorgun olduğu kadar şefkat dolu gözleriyle&lt;br /&gt;Kocamanmış gibi görünen ellerini uzatan biri vardı başında&lt;br /&gt;Küçük bir rüzgar estiriyordu ıslak saçlarının üstünde&lt;br /&gt;Meltem rahatlığı veren minik bir hortumdan&lt;br /&gt;Estikçe pembeleşiyordun, bir soluk daha, bir nefes daha&lt;br /&gt;Çekmek istiyordun rüzgarı ciğerlerine        &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamın kızıllığı çöktüğünde yorulmuştun artık&lt;br /&gt;Direniyordun, göğsünün ortası çökene kadar&lt;br /&gt;Çekiyordun ciğerlerine rüzgarı var gücünle&lt;br /&gt;Göğsünde çırpınan minik kuşun feryadını duyurmak için&lt;br /&gt;Tükettiğin son nefesinde yetişmişti imdadına&lt;br /&gt;Mavi giysili, şefkat dolu bir çift göz&lt;br /&gt;Bir damla hayat diyordu sana&lt;br /&gt;Kolay mı öyle avuçlarının arasından kayıp gitmek&lt;br /&gt;Masmavi, pırıl-pırıl bir deniz olacaktın büyüdüğünde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece yarısı olduğunda aralamıştın gözlerini&lt;br /&gt;Bir gürültüyle uyanmıştın boğazına takılan hortumla&lt;br /&gt;Başında yine o mavi giysili şefkat dolu bakışlı adam&lt;br /&gt;Bitkin hissediyordun kendini, bir anı bir yıl gibi yaşıyordun&lt;br /&gt;Göğsün senden habersiz kalkıp iniyordu&lt;br /&gt;Tan yerinin ağarışına kadar tutunabilmiştin yaşama&lt;br /&gt;Minik ellerin mavi giysili adamın kocaman ellerinden kayıp gitmişti&lt;br /&gt;Bir damla hayat daha akmıştı bir günün sabahında&lt;br /&gt;Yorgun, yaşlı gözlerle donakalmış mavi giysili adamın&lt;br /&gt;Kocaman ellerinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29.03.1998&lt;br /&gt;Ercan TUTAK&lt;br /&gt;Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, NeonatologMemorial Hastanesi Okmeydanı Şişli/İstanbul&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-3783926566633885078?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/3783926566633885078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=3783926566633885078&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3783926566633885078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3783926566633885078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/12/bambaka-bir-gzden.html' title='Bambaşka bir gözden'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-7811662777129218282</id><published>2007-12-12T22:03:00.001+01:00</published><updated>2008-12-11T15:38:41.499+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nerden Nereye'/><title type='text'>Nerden Nereye - Gülse</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R_6Ssp6A37I/AAAAAAAAAiM/zZc1zKsjMzM/s1600-h/collage5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5187745116638470066" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R_6Ssp6A37I/AAAAAAAAAiM/zZc1zKsjMzM/s400/collage5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://localhost:64282/f9cec27594865f5afc0bfd5b2d847fd8/image14892.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;"Çok istenen ve beklenen bir bebekti Gülse. 40 hafta sabredemedi belki de bu yüzden :) 31+1 de dünyaya gelmeye karar verdi. Yoğun bakımda kuvözün içinde bize zafer işareti yaptı . 2,200 gr doğmuştu. Şimdi 6 aylık (Düzeltilmiş 4 Ay) ve 6,800 gr. "&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Annesi Gül &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-7811662777129218282?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/7811662777129218282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=7811662777129218282&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7811662777129218282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7811662777129218282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/12/nerden-nereye-glse.html' title='Nerden Nereye - Gülse'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R_6Ssp6A37I/AAAAAAAAAiM/zZc1zKsjMzM/s72-c/collage5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-4531999053999631527</id><published>2007-12-12T21:59:00.000+01:00</published><updated>2008-12-11T15:38:42.019+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nerden Nereye'/><title type='text'>Nerden Nereye- Ali Candaş &amp; Beken</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R2BL7TU8kmI/AAAAAAAAAIY/_iBQeowJowY/s1600-h/collage3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R2BL7TU8kmI/AAAAAAAAAIY/_iBQeowJowY/s400/collage3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülay'ın mucizelerinden Ali Candaş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="right"&gt;Ve Ali Candaş'ın Melek Kardeşi Beken&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R2BL6zU8klI/AAAAAAAAAIQ/aX8-UTNY3ck/s1600-h/BEKEN%27%C4%B0M_(9).JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R2BL6zU8klI/AAAAAAAAAIQ/aX8-UTNY3ck/s400/BEKEN%27%C4%B0M_(9).JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-4531999053999631527?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/4531999053999631527/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=4531999053999631527&amp;isPopup=true' title='39 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/4531999053999631527'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/4531999053999631527'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/12/nerden-nereye-ali-canda-beken.html' title='Nerden Nereye- Ali Candaş &amp; Beken'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R2BL7TU8kmI/AAAAAAAAAIY/_iBQeowJowY/s72-c/collage3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>39</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-7772364974295327600</id><published>2007-12-10T16:03:00.000+01:00</published><updated>2008-12-11T15:38:42.506+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nerden Nereye'/><title type='text'>Nerden Nereye- Derin</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R11VXjU8kiI/AAAAAAAAAHg/A8PCuzwS-Ls/s1600-h/collage2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R11VXjU8kiI/AAAAAAAAAHg/A8PCuzwS-Ls/s400/collage2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işıl'ın minik mucizesi Derin &lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-7772364974295327600?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/7772364974295327600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=7772364974295327600&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7772364974295327600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7772364974295327600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/12/nerden-nereye-derin.html' title='Nerden Nereye- Derin'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R11VXjU8kiI/AAAAAAAAAHg/A8PCuzwS-Ls/s72-c/collage2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-925198371214048874</id><published>2007-12-10T15:52:00.000+01:00</published><updated>2008-12-11T15:38:42.702+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nerden Nereye'/><title type='text'>Nerden Nereye- Mina</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R11SxDU8khI/AAAAAAAAAHY/DmEr_w8oguo/s1600-h/collage1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R11SxDU8khI/AAAAAAAAAHY/DmEr_w8oguo/s400/collage1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mina'nın Annesi Pınar'dan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Merhaba,&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;27 hafta 1.050gr.doğdu MİNA HAYAT.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;Onun hayata tutunma zaferi 60gün sürdü. Birçok insanın hayatı boyunca çabalayıp elde edemediği ZAFER sevincini  bizim bebeklerimiz doğar doğmaz kazandılar. Geçen zor günler yerini gururla anlatılan anılara bıraktı. HAYAT gibi GÜÇLÜ,CESUR bir kızım olduğu için çok şanslı bır anneyim. Bütün prematüre bebek ailelerine ve tabi ki BÜTÜN GÜÇLÜ KAHRAMANLARIMIZA SEVGİLERİMİZLE...&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;PINAR AKARSU &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-925198371214048874?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/925198371214048874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=925198371214048874&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/925198371214048874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/925198371214048874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/12/nerden-nereye-mina.html' title='Nerden Nereye- Mina'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R11SxDU8khI/AAAAAAAAAHY/DmEr_w8oguo/s72-c/collage1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-1516610057009675243</id><published>2007-12-06T22:00:00.000+01:00</published><updated>2008-12-11T15:38:42.924+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nerden Nereye'/><title type='text'>Nerden Nereye- Alperen</title><content type='html'>Taaa Kanada'lardan... Alperen'imizin annesi Esra 'nın yazdıkları ve bir başka minik dev adam hikayesi...&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R1hi7IQktyI/AAAAAAAAAHQ/Wrr0uCWWzwM/s1600-h/collage1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R1hi7IQktyI/AAAAAAAAAHQ/Wrr0uCWWzwM/s400/collage1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;1.Resim:Yüreğime dokunduğu an&lt;br /&gt;2.Resim: Zamanın hızla akıp okullu olduğu gün. Nasıl geçti bilmedim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman&lt;br /&gt;sessiz sakin&lt;br /&gt;anlamadan geçen.&lt;br /&gt;Bazen acıtarak,&lt;br /&gt;bazen şen kahkahalarla,&lt;br /&gt;bazen&lt;br /&gt;sevinçten ağlatarak,&lt;br /&gt;bazen&lt;br /&gt;üzüntüyle gelen.&lt;br /&gt;Zaman,&lt;br /&gt;seni bana veren&lt;br /&gt;her gün&lt;br /&gt;yeniden&lt;br /&gt;seninle doğan.&lt;br /&gt;Her an seni yeniden yoğuran&lt;br /&gt;Zaman&lt;br /&gt;en güzel zamanda seni bana veren..&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;Alperen'in Annesi Esra &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-1516610057009675243?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/1516610057009675243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=1516610057009675243&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/1516610057009675243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/1516610057009675243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/12/nerden-nereye-alperen.html' title='Nerden Nereye- Alperen'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R1hi7IQktyI/AAAAAAAAAHQ/Wrr0uCWWzwM/s72-c/collage1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-3650667289487701449</id><published>2007-12-05T14:43:00.000+01:00</published><updated>2007-12-05T14:44:55.750+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Grup Yazışmalarımızdan Notlar</title><content type='html'>Anıl'dan:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;"Biz daha yoğun bakımdayken doktorumuz demişti ki, bu uzun ince bir yol, tüm tedbirleri alın ama bebeğinizin keyfini çıkarmaya bakın. Çok haklıydı...Taze anne babalara benim de tavsiyem budur. Önlemlerinizi alın, takiplerinizi yaptırın ama kendinizi aşırı derecede bu endişelere kaptırıp bebeğinizin keyfini çıkarmayı da ihmal etmeyin ne olur... "&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-3650667289487701449?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/3650667289487701449/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=3650667289487701449&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3650667289487701449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3650667289487701449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/12/grup-yazmalarmzdan-notlar.html' title='Grup Yazışmalarımızdan Notlar'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-6172115310774601788</id><published>2007-12-05T11:51:00.000+01:00</published><updated>2008-12-11T15:38:43.141+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nerden Nereye'/><title type='text'>Nerden Nereye- Ömer</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R1aCqmGdprI/AAAAAAAAAHE/CuMSasR3Kx4/s1600-h/collage.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R1aCqmGdprI/AAAAAAAAAHE/CuMSasR3Kx4/s400/collage.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;İşte Ömer'imiz...&lt;br /&gt;Ve annesi Birgül'ün yazdıkları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;İlk fotoğrafımız 1700 gramcık ; ikincisi 8 kg ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27 haftalık 1050 gram doğan yaşam sınırında geçirilen 28 gün ve sonrasında oksijen desteği ile yaşanan 30 gün ..ve mutlu son.. &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Geçen sene bugün idi..ömer gelmeye karar vermişti doğum günümde doktora kontrole diye gittiğimde Ömer çıkmaya karar verdiğini gördük..hemen hastaneye yatırırdım oğlumla birlikte geçiridğim ilk doğum günümdü...ama o zaman o annesinin karnında idi..şimdi ise kucağımda.. bana gülücükler atıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım oğlum; sen o kadar özelsin ki bizim için... Her annenin, babanın bebekleri onlar için özeldir. Ama senin gibi prematüre bebekler; yaşama dört elle sarılmış, küçücük bedenleriniz çoğu insanın bile savaşamayacağı mücadeleler vermiş siz mucize bebekler. Tüm prematüre bebekler; sizler hayata sarılışınızla hepimize örnek oldunuz. Yaşadıklarımız, yaşadıklarınız o kadar özel ki... Hiç normal bir bebek ile kıyaslanabilir misiniz? Bizlere öyle bir güç verdiniz ki; günlerce, aylarca sizleri öpüp koklamadan, kucağımıza alamadan, yaşadığınız her bir güne şükrederek; ama bir sonraki günün belirsizliğini altında ezilerek dayanmaya çalistik. Sizlerin yaşam mücadelesini örnek aldık çoğu zaman. Bazen elinizi kıpırdattınız, bazen pencerenin arkasından sanki bize doğru baktınız. Bize güç gönderdiniz. Dayanın annecigim, babacığım dediniz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizler hariç hiç bir anne baba tanımıyorum ki bir gülüşünüze, bir kahkanıza saatlerce ağlayan...&lt;br /&gt;Yaptığınız ufacık bir şey, dönenceyi takip etmeniz bile bizim için en büyük sevinç. Dağlara taşlara bağırmak istedim çoğu zaman, içimdeki o büyük coşkuyu dindirmek için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çoğunuz hastanede, bir çoğunuz sıcacık yuvasında, bir çoğunuz ise melek oldunuz. Ama hepiniz özel, hepiniz çok güçlüsünüz ve hepinizi çok seviyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinizi kocaman öpüyorum ve yaşam uğruna verdiginiz mücadele için karşınızda eğiliyorum..&lt;br /&gt;Sevgiyle, sağlıcakla ve hep mutlu kalın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömer'in Annesi Birgül &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-6172115310774601788?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/6172115310774601788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=6172115310774601788&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6172115310774601788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6172115310774601788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/12/nerden-nereye-mer.html' title='Nerden Nereye- Ömer'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R1aCqmGdprI/AAAAAAAAAHE/CuMSasR3Kx4/s72-c/collage.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-8225918109427530048</id><published>2007-12-04T10:58:00.000+01:00</published><updated>2008-12-11T15:38:43.354+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nerden Nereye'/><title type='text'>"Nerden Nereye" Başlıyor</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R1Uk1WGdpqI/AAAAAAAAAG8/3yyCVD3P5lI/s1600-h/collage12.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R1Uk1WGdpqI/AAAAAAAAAG8/3yyCVD3P5lI/s400/collage12.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"İlk resim hastaneden çıktıktan sonraki sarılık hatırası. 2. resim yazın çekilmişti.&lt;br /&gt;Nerden nereye diye bir albüm olsaydı keşke. 1780 gr doğmuştu, şimdi 15 aylık ve 11 kilo farkı kapattık artık biz"&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeklerimizden Esra Sudem'in annesi Fulya gönderdi bu maili. Biz de önerisini seve seve yerine getirip Nerden Nereye diye bir bölüm açıyoruz ve açılışı da yüzünde çiçekler açan bu güzel prensesle yapıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarınızın "Nerden Nereye" geldiğini bizimle paylaşmak isterseniz mail grubumuz aracılığıyla bize ulaşabilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-8225918109427530048?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/8225918109427530048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=8225918109427530048&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8225918109427530048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8225918109427530048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/12/nerden-nereye-balyor.html' title='&quot;Nerden Nereye&quot; Başlıyor'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/R1Uk1WGdpqI/AAAAAAAAAG8/3yyCVD3P5lI/s72-c/collage12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-3338886038054206255</id><published>2007-11-07T14:17:00.000+01:00</published><updated>2008-12-11T15:38:43.663+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><title type='text'>Erkenden</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RzG7HURZcNI/AAAAAAAAAGc/eB9Det1T25U/s1600-h/kartpostal.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130087184926863570" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RzG7HURZcNI/AAAAAAAAAGc/eB9Det1T25U/s400/kartpostal.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-3338886038054206255?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/3338886038054206255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=3338886038054206255&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3338886038054206255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3338886038054206255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/11/erkenden.html' title='Erkenden'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RzG7HURZcNI/AAAAAAAAAGc/eB9Det1T25U/s72-c/kartpostal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-63419833017382877</id><published>2007-10-18T15:20:00.000+02:00</published><updated>2008-12-11T15:38:44.275+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sık sorulanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Suçluluk</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxdgRWzXp-I/AAAAAAAAAGE/t9Qcb7gvDPE/s1600-h/sucluluk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122668952452311010" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxdgRWzXp-I/AAAAAAAAAGE/t9Qcb7gvDPE/s320/sucluluk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hamilelik doğası gereği müstakbel annede yoğun duygular uyandırır. Hamilelik boyunca ve bebeğinizin doğumu ile ilgili olarak idealleriniz, hayalleriniz, umutlarınız ve korkularınız hemen yanıbaşınızdadır. İçinizde büyüyen mucizeyi merak edip durursunuz. Mükemmel bir hamilelik ve kolay bir doğumun hayalini kurarsınız. Harika geçen dokuz ay sonrasında doğumun kolayca olacağını varsayarsınız. Erken doğum yaptığınızda yerini bir bebek doğduğunda “beklenenleri” altüst eden beklenmeyen ve korkutucu olaylar dizisi tüm bu hayallerinizin yerini alır.&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Annenlerin herşeyden sorumlu olduğuna ve doktorların sonsuz bir güce sahip olduğuna inanan bir toplumda, bir bebeğin erken doğması düşünülemez- bu durum mutlaka birilerinin hatasından kaynaklanmaktadır. Bir anne erken doğum yaptığında da doğal olarak kendisinin suçlu olup olmadığını düşünmeye başlar. Bu duygular her ne kadar son derece yoğun ve sıklıkla yaşanıyor olsa da bu duyguların sağlam temellere dayalı olduğu çok nadiren görülmektedir. Erken doğumun nedenlerini öğrenmeyi istememiz elbette ki son derece doğal--- ancak bu sebepleri ararken bazen kendimizi suçluluk duygusuna doğru yönlendirebiliriz. Size yapılan açıklama ne olursa olsun bir yanlış yaptığınızı düşünüp kendinize kızmaya devam edebilirsiniz- bu yanlış sizce krizi önceden tahmin edemeyip engelleyememek olabilir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken doğum bir kriz durumudur. Acil ve beklenmeyen bir durum ortaya çıktığında elbette farklı ne yapabilirdim sorusunu sormanız normal ve doğaldır. Keşkeo krampların kasılma olduğunu farketseydim ... Keşke ertesi gün yerine o sabaha muayene randevusu almak için doktoruma ısrar etseydim. O gün egzersiz yapmasaydım nolurdu? Doktor tıbbi durumumu daha erken teshiş etmiş olsaydı keşke...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxdhhGzXp_I/AAAAAAAAAGM/Rg_KmdU7rhk/s1600-h/guilt.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122670322546878450" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxdhhGzXp_I/AAAAAAAAAGM/Rg_KmdU7rhk/s320/guilt.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bu eziyet verici sorular her ne kadar erken doğumdan dolayı kendinizi suçlama anlamına gelse de bir tür hakimiyet duygusu elde etme girişimleridir! Bazı şeyleri kontrol edemeyeceğimizi kabul etmek ve nihayetinde hissettiğimiz kızgınlık duygusu ile başa çıkabilmek büyük bir mücadeledir. Kendimizi suçlamayı bırakmak için başımıza gelenler üzerinde tam bir yetkiye sahip olmadığımızı da kabul etmemiz gerekir. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Prematüre bebek sahibi olmak bu gerçekle yüzyüze gelmek demektir. Anne baba olarak, çocuklarımızı korumak ve onları her türlü zarara karşı korumak isteriz. Erken bir doğumu durduramamak ya da doğumu ertelemenin sizi ya da bebeğinizi tehlikeye atacağını bilmek “bu işi doğru yapamadım” duygusunu doğurabilir.Başkalarının kolaylıkla tamamladıkladıklarını gördüğünüz birşeyi- sağlıklı ve dokuz aylık bir hamilelik- başaramadığınızı düşünürsünüz. Vücudunuzun bebeğinizi hayal kırıklığına uğrattığını zannedersiniz. &lt;/p&gt;Bebeğiniz haftalarca ya da aylarca yoğunbakıma ihtiyaç duysun ya da duymasın, rüyanızı kaybetmişsinizdir. Bu sizin hayal ettiğiniz senaryo değildir. Bu bebek de sizin planladığınız bebek değildir. Neler olabileceğini düşünüp acı çekersiniz. Çocuğunuzun sağlık durumu ile ilgili gerçekleri sindirdikçe zihninizde duygu ve düşünceler tufanı başlar. Çocuğunuza neler olduğunu anlayamaya çabalarken bir taraftan da bazı tepkilerinizden dolayı suçluluk hissedersiniz.&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bebeğiniz hayatta kalmak için o kadar güçlü bir şekilde savaşırken siz birşeyleri kaybetmiş gibi hissettiğiniz için suçluluk hissedebilirsiniz. Bebeğinizin ölümünün onun acılarına son vereceği düşüncesi aklınızdan geçtiği için suçluluk hissedebilirsiniz. İnsanüstü bir insan olmadığınız için- süt verme odasında saatlerce kalmadığınız, süt pompasından nefret ettiğiniz, bir mola vermeye ihtiyaç duyduğunuz için suçluluk hissedebilirsiniz. &lt;/p&gt;&lt;p align="right"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/Rxdh32zXqAI/AAAAAAAAAGU/nm72JpeKijE/s1600-h/sucluluk3.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122670713388902402" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/Rxdh32zXqAI/AAAAAAAAAGU/nm72JpeKijE/s320/sucluluk3.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;br /&gt;“Normal” bir sohbet yaptığınız veya başka çocuklar ya da bir arkadaşınızla güzel vakit geçirdiğiniz zaman suçluluk hissedebilirsiniz.Bebeğiniz eve geldikten sonra, sizden uzakta, hastanede geçirdiği o kadar uzun zamandan sonra bazen bebeğiniz ile başkasının bir süre ilgilenmesini istediğiniz için suçluluk hissedebilirsiniz. Kontrol edemediklerimiz yüzünden üzülürken bir taraftan da kontrolümüzün ötesindeki bu şeyleri eski haline getirmeye uğraşırız. İmkansıza yakın yükseklikte standartlar belirleriz kendimize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Suçluluk Duygusunu Yenmek için Ne Yapmalı? &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;·Unutmayın ki suçlu hissetmek ile suçlu olmak aynı şey değildir. Sahip olduğunuz bilgi ile verilebilecek en iyi kararları verdiğinizi unutmayın.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;· Geçmişe baktığınızda  vermiş olduğunuz kararlar hakkında sonradan fikir yürütmek kolaydır. Kendinize geçmişte her zaman elinizden gelenin en iyisini yaptığınızı hatırlatın.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;· Süper güçlere sahip bir insan olmadığınız için kendinizi affetmeye çalışın. Bebeğinizden ayrı vakit geçirmek ya da bebeğiniz hastanede yatarken bir süre o yoğun tempodan uzak kalmayı istemek sizin bebeğini sevmeyen bir anne-baba olduğunuz anlamına gelmez.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;·Bebeğiniz ya ada bebeklerinizin yanısıra kendinize de bakmayı unutmayın. Siz bebeğinize uzun vadede lazımsınız!&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;· Size destek verenlerle görüşün.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;·Suçluluk ve kendini suçlama duygularının altında yatan üzüntü ve kızgınlığı yaşamanız için kendinizi serbest bırakın. Kayıplarınızın yasını tutarak (kaybettikleriniz arasında kontrol, sağlık,  zamanında doğum yapma şansı, bebeğinizi koruyabilme ve iyileştirebilme olasılığı da yer almaktadır) iyileşmenize de olanak tanımış olacaksınız.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;·Size karşı yapılan, hiçbir hassasiyet göstermeyen ya da suçlayıcı yorumlar bir kulağınızdan girsin, diğerinden çıksın. Bu yorumların başkalarının korkularını yansıttığını, sizin sorumluluklarınızın doğru bir değerlendirmesi olmadığını kendinize hatırlatın.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;· Canınız isterse yanlış anlaşılmaları düzeltin ama bunu yapmakla da kendinizi yükümlü hissetmeyin. Önceliğiniz siz ve aileniz olmalı.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;· Unutmayın; erken doğumu engelleyemezsiniz ancak artık bebeğiniz için yapabileceğiniz çok şey var. Bebeğiniz sizin sesinizi, kokunuzu ve dokunuşunuzu  tanıyıp tepki verecektir. Sizin varlığınız, sevginiz, ona gösterdiğiniz ilgi ve bebeğinizi daha iyi tanıma çabalarınız bebeğinizin ve onunla olan ilişkinizin üzerinde değer biçilemez etkiler yaratacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;· Bu zorlu zamanlarda ne yaşamış olursanız olun bebeğinize duyduğunuz sevgi herşeyin üstesinden gelecektir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-63419833017382877?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/63419833017382877/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=63419833017382877&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/63419833017382877'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/63419833017382877'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/10/sululuk.html' title='Suçluluk'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxdgRWzXp-I/AAAAAAAAAGE/t9Qcb7gvDPE/s72-c/sucluluk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-6236850206463496457</id><published>2007-10-18T09:03:00.000+02:00</published><updated>2008-12-11T15:38:45.092+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sık sorulanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='RSV'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Olası riskler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>İZOLASYON</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYGzXp6I/AAAAAAAAAFk/eJUE-YTn2Ek/s1600-h/Mother_and_a_child_miniature_painting.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Prematüre bir bebek hastaneden taburcu edildiği zaman ailesi genellikle mutluluk ve endişeyi aynı anda hissederler. Bebeklerinin mücadele edip hayata tutunmasından mutlu olurlar ve bir an önce bakımını üstlenip bebeği rahat ettirmek için sabırsızlanırlar. Ama aynı zamanda pek çok anne baba özellikle soğuk algınlığı ve grip mevsimi yaklaşırken çocuklarını hastalıklardan nasıl koruyacakları konusudna endişelenmeye başlarlar. Pek çok çocuk doktoru ailelere prematüre doğan bebeklerini izole etmelerini söylerler ve bebekleri evlerine gelebildiği için şükreden aileler de bu talimata uymaya çalışırlar. Bebeğinizin bir an önce eve gelmesi için sabırsızlanırsınız- bu sizin için normal hayata dönmek demektir – her ne kadar bebeğinizin bakımı ağır olsa da. Ama kısa süre sonra bir farkedersiniz ki “normal” bir hayat tarzı halen size uzaktır. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Minik mucizenizi dünyaya henüz tanıtamazsınız. Bir an önce alışveriş merkezinde dolaşıp herkesin “agu” “gıgı”larla minik tavşanınıza sevgi gösterisi yapmasının keyfini çıkarmak istersiniz. Kalabalık yerler riskli olduğundan tatil günlerindeki toplantıları kaçırırsınız. Komşunuzu bile evinize davet edemezsiniz çünkü onun da küçük çocuğu vardır ve bebeğinizin sağlığını tehlikeye atamazsınız. Tüm bu önlemleri bir taraftan anlayışla karşılarken – çünkü bebeğiniz sıradan grip ve soğuk algınlığı mikroplarından dolayı büyük bir komplikasyon riski altındadır- siz de bir taraftan çocuğunuzu korumaya çalışırken diğer taraftan da kendi yalnızlığınız ve izolasyonunuzla başa çıkmaya çalışırsınız. Arkadaşlarınız, aileniz ya da iş arkadaşlarınız sanki paranoyakmışsınız ve mikroplar konusunda takıntılıymışsınız gibi davranırlarsa da sinirlenip kızarsınız çünkü hassas, narin bebeğinizi son derece haklı bir şekilde koruma isteğinizi açıklayıp savunmak zorunda kalırsınız.&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYWzXp7I/AAAAAAAAAFs/kv1dRLTIVvM/s1600-h/isolation+3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYWzXp7I/AAAAAAAAAFs/kv1dRLTIVvM/s400/isolation+3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Zaten ailenizle son derece zorlu ve stres dolu bir deneyim yaşamışsınızdır. Bebeğinizin hastanede kaldığı süre boyunca ailenizden ve arkadaşlarınızdan nispeten izole olmuşsunuzdur. Teyakkuz durumu devam eden bebeğinizin eve gelmesi sizin herşeyi geride bıraktığınız anlamına gelmiyor elbette. Düşündüğünüz ve beklediğiniz gibi olmayacaktır herşey. Halihazırda çoğu şeyden ödün vermişken şimdi de özgürlüğünüzden, arkadaşlarınızından, rutin işlerinizden ve aile geleneklerinden de ödün vermek zorundasınızdır. &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;em&gt;"En çok canımı sıkan da arkadaşlarımı görememekti çünkü onlar da bebeğimin bu süre boyunca nasıl değiştiğini ve geliştiğini göremiyorlardı." –23 haftalık prematüre annesi &lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Eğer bu kış çocuğunuzun geçireceği ikinci kışsa,geçen zaten uzun bir izolasyon mevsimi geçirmişsiniz demektir. Nispeten “mikropsuz” yaz aylarının tadını çıkartmışsınızdır. Özgürlüğün keyfini çıkartıp bebeğinizi arkadaşlarınız, akrabalarınız ve komşularınıza göstermişsinizdir. Enfeksiyon korkunuzu azaltıp bebeğinizin üzerine daha az düşerek bakımını yapabilmiş ve derin bir nefes alıp rahatlamaya başlamışsınızdır. Ama kış yaklaşırken doktorlar size mağaranıza yeniden dönme vaktinin geldiğini, mikroplar yeniden uzaklaşana dek kış uykusuna yatılması gerektiğini söylerler. Peki bunu başkalarına nasıl izah edersiniz? Siz nasıl hissedersiniz? Tam da kendinizi “normal” hissetmeye başlamış, beraber olmaktan hoşlandığınız, tavsiyelerini can kulağıyla dinlediğiniz akraba ve arkadaşlarınızla yepyeni boyutlarda bir ilişki kurmaya başlamışsınızdır. &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYmzXp8I/AAAAAAAAAF0/ZxqwPZGL9hQ/s1600-h/isolation.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYmzXp8I/AAAAAAAAAF0/ZxqwPZGL9hQ/s400/isolation.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;" Vazgeçilmesi en zor olan şey de oyun grubumuz olmuştu. Oğlum çocukları, ben ise benimkine benzer bir çocuk yetiştirme felsefesine sahip annelerle iletişimde olmayı özleyecektim. En büyük zorluk bu olacaktı” –33 haftalık prematüre annesi &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="right"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYmzXp9I/AAAAAAAAAF8/GJIrOagzahk/s1600-h/babyexam.jpg"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kış izolasyonu fikrine alışma konusunda zorluk çekiyorsanız yalnız değilsiniz. Pek çok anne-baba kendi kendine uygulanan karantinanın bazı açılardan hastanedeki izolasyondan daha kolay olduğunu da söylemektedir. Ancak bu karantina da korku, acaba zarar görecek mi düşüncesi ve sorumluluk duygusu yoğun yaşanmaktadır. Herşeyden önce bebeğinize artık siz bakıyorsunuz. Çocuğunuzu koruyup yeniden hastaneye yatırılmasını engellemek istersiniz. Pek çok aile bebeklerinin evlerine gelen bir misafirden enfeksiyon kapacağına, hastalığı ağır geçireceğine ve hastaneye dönmek zorunda kalacağına dair büyük bir korkuya kapıldıklarını belirtmiştir. Her ne kadar aileler açık açık ifade etmese de pek çoğu bebeğinin enfeksiyon kaparsa ölebileceğinden korktuklarını kabul etmiştir. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYmzXp9I/AAAAAAAAAF8/GJIrOagzahk/s1600-h/babyexam.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYmzXp9I/AAAAAAAAAF8/GJIrOagzahk/s400/babyexam.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;"Diğer insanlara bu bebeklerin prematüre olduğunu ve&lt;br /&gt;RSV’nin prematüre bir bebeğin ölümüne neden olabileceğini açıklamak zorunda kalıyordum." – 23 haftalık prematüre annesi&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"En büyük korkum bebeğimin RSV kapıp yeniden hastaneye yatırılması ve ölmesiydi.&lt;br /&gt;En çok da eşimin işten eve hastalık getirmesinden korkuyordum. Bu korku ile yaşamak epey zordu." – 33 haftalık prematüre annesi &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ailelerin savaş vermek zorunda kaldıkları ikinci mesele de bebekleri için aldıları önlemleri başkalarına açıklamaktır. Bebeklerinin karşı karşıya kaldıkları riskleri anlamayan insanların yaptıkları duyarsız yorumlarla karşı karşıya kalınır. Anlayışla karşılanmak yerine aileler paranoyak, aşırı titiz ya da aşırı kısıtlayıcıymış gibi davranılır. Kimileri de aldığınız önlemlere uymak yerine bunlara karşı çıkarlar. Yutkunurken boğazlarının acıdığını ya da alerjileri olduğunu söylemeyi “unuturlar”. Bu da sizin bebeğpinizin hiç yoktan mikroplara maruz kalacağı korkunuzu daha da artırır. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"Bu dünyanın cahil insanlarla dolu olduğunu düşünüyordum... özellikle de&lt;br /&gt;sanki biz abartıyormuşuz gibi davrandıklarında." – Prematüre babası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hemşire arkadaşım çocuk doktorumuzun aşırı ihtiyatlı olduğunu, bebeğimize artık normal bir bebek gibi davranmamız gerektiğini söylediğinde inanamamıştım. Daha sonra da bize hastanenin bizi paranoyak yaptığını söylemişti." –31 haftalık prematüre annesi &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Arkadaş ve akrabalarınızın aldığınız önlemlere tamamen uyup uymayacakları hakkında şüphe duyup hareketlerine kızabilir, bebeğinizle olan ilişkilerini ne kadar kontrol edebildiğiniz hakkında tedirginlik duyabilirsiniz. Endişelerinize saygı göstermeyen akraba ve arkadaşlarınızın yapacağı ziyaretleri nasıl geri çevirmeniz gerektiği konusunda da zorluklar yaşayabilirsiniz. Erken doğum deneyimi zaten sizi onlardan biraz uzaklaştırmışken gösterdikleri inançsızlık ve saygısızlık evinizde bebeğiniz ile tek başınızayken duyduğunuz yalnızlıktan daha büyük bir yalnızlık hissetmenize neden olabilir! &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Akraba ve arkadaşlarınızdan yalıtılmış bir şekilde yaşamak yeterince zorken, bayramlarda, bu insanlarla vakit geçirmeye alışkın olduğunuz özel günlerde daha da yalnız hissedebilirsiniz. Aile kutlamalarının sık olduğu bir dönemde siz evde kalmayı ya da yeni genişlemiş ailenizin sadece bir kısmının kutlamara katılmasını tercih edebilirsiniz. Bunun bebeğiniz için en iyisi olduğunu bilseniz de böyle bir tercih yapmak zorunda kalmanız sizi prematüre bebek sahibi olma gerçeği ile yeniden karşı karşıya getirecektir. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"Bu yılbaşı ailemi görmediğim ilk yılbaşıydı.&lt;br /&gt;Ama oğlumuzun evde olması da istediğimiz ek yılbaşı hediyesiydi.” – 33 haftalık prematüre annesi &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Elbette bu izolasyon ile başa çıkmanın da yolları var, özellikle zaman geçtikçe en yaratıcı çözümleri bulacağınızdan emin olun. En önemlisi kendinizi yalnız, üzgün ya da izolasyondan dolayı depresif hissetiğiniz anlarda size yardımcı olacak bir destek grubu oluşturmak. Bu gruptaki insanlar sizin dış dünya ile halen bağlantıda olduğunuzu hissettirecektir. Destekleyici yaklaşımları ile siz ve bebeğinizin yaşadığı onca şeyden sonra doktorunuzun önerilerine uymanın ve bebeğinizi korumanızın son derece önemli ve anlamlı olduğunun altını çizeceklerdir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Neler yardımcı olabilir? &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Bebeğinize daha dikkatli bir şekilde bakmanız gerektiğini düşününce üzülebilirsiniz. Duygularınızı serbest bırakın. Tüm olanlara ve hayatınızın beklediğinizden çok farklı bir şekilde devam etmesine kızgınlık duyabilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Kararlarınızı destekleyen, son derece haklı ve anlaşılır titizliğinizi anlayışla karşılayan ve sizin anne-babalık içgüdülerinize saygı duyan arkadaş ve akrabalarınızı arayın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Size destek veren arkadaşlarınızla iletişimi devam ettirmek için onları SIK SIK telefonla arayın.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bebeğinizi pencereden arkadaşlarınıza gösterebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İnternetteki destek gruplarına katılın (prematüre aileleri, prematüre anneleri, süt veren anneler vs).&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sizde dışarıdaki annelik- babalık dünyasına yabancılaştığınız hissi uyandırmayan anne-babalık dergileri ve kitapları okuyun!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Film kiralayın ya da bir iki TV dizisini/programını takip edin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kimlerin hangi koşullarda ziyarete gelebileceğine dair kurallarınızı belirleyin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;“Güvenli” bulduğunuz kişilerin yapacakları ziyaretlerin tadını çıkarın.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; Aileniz yanınızdaysa ya da güvenebileceğiniz sağlıklı bir bakıcınız varsa haftada bir ya da iki kez bebeğe bakmasını isteyin. Onlar eve geldiklerinde bol bol sohbet edin ya da “dış” dünya ile bir ya da iki saatliğine iletişim kurmak için evden çıkın.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İzolasyon hayatınızda nispeten kısa bir dönemi kapsayacaktır. Çok yakında sona erecektir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İzolasyonun potansiyel yararlarını görmeye çalışın.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çocuğunuzla daha güçlü ve daha yakın bir ilişki kurabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bebeğiniz hastanede yatarken beraber geçiremediğiniz zamanları telafi edebilirsiniz. Mucize bebeğinizin keyfini çıkarırken saatlerinizi harcayabilirsiniz. Tüm mimiklerini ve tercihlerini zaman kısıtlaması olmadan öğrenebileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Başkalarının eleştrilerine maruz kalmadan kendi annelik- babalık tarzınızı/yaklaşımınızı oluşturabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Annelik/babalık becerilerinize zamanla güvenmeyi öğrenebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; İzolasyon sona erince küçük bir “Dış Dünyaya Merhaba” partisi ile kutlama yapabilirsiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan: Mara Tesler Stein&lt;br /&gt;Türkçeleştiren: DB &lt;/div&gt;&lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="CLEAR: both"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYGzXp6I/AAAAAAAAAFk/eJUE-YTn2Ek/s1600-h/Mother_and_a_child_miniature_painting.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYGzXp6I/AAAAAAAAAFk/eJUE-YTn2Ek/s1600-h/Mother_and_a_child_miniature_painting.jpg"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-6236850206463496457?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/6236850206463496457/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=6236850206463496457&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6236850206463496457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6236850206463496457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/10/izolasyon.html' title='İZOLASYON'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RxcFYWzXp7I/AAAAAAAAAFs/kv1dRLTIVvM/s72-c/isolation+3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-5258507188375289132</id><published>2007-10-02T13:45:00.000+02:00</published><updated>2008-12-11T15:38:45.234+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><title type='text'>Hoşgeldiniz</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RwIvhWzXp5I/AAAAAAAAAEs/1OHU8GXmAbI/s1600-h/collage3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RwIvhWzXp5I/AAAAAAAAAEs/1OHU8GXmAbI/s400/collage3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Deneyim siz bambaşka şeyler beklerken başınıza gelenlerdir.&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;“Hollanda’ya Hoşgeldiniz...”Bebek beklemek İtalya’ya muhteşem bir seyahat planlamaya benzer. Bir sürü rehber kitap alırsınız ve şahane planlar yaparsınız. Kollezyum, Venedik’teki gondollar...İtalyanca birkaç cümle dahi öğrenirsiniz. Tüm bunlar sizi heyecanlandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç ay sabırsızlıkla bekledikten sonra nihayet beklenen gün gelir. Bavulları toplarsınız ve yola koyulursunuz. Birkaç saat sonra uçağınız havaalanına iner. Hostesin anonsu duyulur: “Hollanda’ya hoşgeldiniz”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hollanda mı?!?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ne demek Hollanda? Ben İtalya’ya gidiyordum. İtalya’da olmam lazım. Hayatım boyunca İtalya’ya gidebilmeyi hayal ettim ben.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama uçuş planında bir değişiklik olmuştur. Uçak Hollanda’ya iniş yapmıştır ve sizin Hollanda’da kalmanız gerekmektedir. Fakat önemli olan şu ki sizi korkunç, iğrenç, bulaşıcı hastalıkların kol gezdiği, haşere dolu bir yere götürmemişlerdir. Sadece farklı bir yerdesinizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gidip kendinize yeni rehber kitaplar almanız gerekmektedir. Ve yepyeni bir de dil öğrenilmeyi beklemektedir. Ayrıca normal koşullarda asla karşılaşmayacağınız hiç tanımadığınız insanlarla tanışacaksınızdır.Sadece farklı bir yerdesinizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, İtalya’dan daha yavaş bir ritme sahip, çarpıcılığı daha az olan bir yer. Ama bir süre orada kalıp soluklandıktan sonra etrafınıza baktığınızda Hollanda’da laleler olduğunu gürürsünüz. Fakat tanıdığınız herkes İtalya’ya gidip gelmekle meşguldur ve sürekli İtalya’da ne kadar güzel vakit geçirdiklerini böbürlenerek anlatıp dururlar. Hayatınızın geri kalan yıllarında belki de hep şöyle diyeceksiniz: “Evet, ben de oraya gidecektim güya. Oraya gitmeyi planlamıştım.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun acısı hiçbir zaman ama hiçbir zaman geçmez çünkü bir hayalin yıkılışı çok büyük bir kayıptır. Ancak İtalya’ya gidemediğiniz gerçeği hakkında mızmızlanarak geçirirseniz hayatınızı, Hollanda’nın o çok özel ve güzel yönlerinin keyfine asla varamazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden gelecek sefer bebeğinizle dolaşırken (işe geç kalmış dahi olsanız) çiçekleri seyretmek için durduğunuzda ya da oturma odasında bebeğiniz topu fırlattığı zaman güldüğünüzde (yaa bakın! Bebeğiniz topu fırlatabiliyor!) ya da kıyafetlerinin küçüldüğünü görüp heyecanlandığınızda ya da (her ne kadar aşı olmuş olursa olsun) su çiçeği salgınını duyup paranoyaya kapıldığınızda kimsenin size “hayırdır, bir sorunun mu var?” demesine izin vermeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz de bir sorun falan yok&lt;br /&gt;Çünkü siz bir prematüre bebek sahibisiniz. &lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-5258507188375289132?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/5258507188375289132/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=5258507188375289132&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5258507188375289132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5258507188375289132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/10/deneyim-siz-bambaka-eyler-beklerken.html' title='Hoşgeldiniz'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RwIvhWzXp5I/AAAAAAAAAEs/1OHU8GXmAbI/s72-c/collage3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-3345194139222028370</id><published>2007-10-01T23:39:00.000+02:00</published><updated>2008-12-11T15:38:45.450+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moralimiz düzelsin'/><title type='text'>Pardon? Ne dediniz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RwFpAGzXp4I/AAAAAAAAAEk/tpxDE2rSAuo/s1600-h/premature_zoom.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RwFpAGzXp4I/AAAAAAAAAEk/tpxDE2rSAuo/s400/premature_zoom.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamileliğiniz ister baştan sona yüksek riskli bir hamilelik olsun ister son derece normal bir seyir izlemiş olsun, erken doğum yaptığınız an hamilelikleri olaysız geçip 9 ay süren başka annelerinkinden tamamen farklı bir dünyaya adım atmışsınız demektir. Yepyeni deneyimler, tartışmalar ve sizi şaşırtabilecek duygulardan oluşan yepyeni kocaman bir dünya ile karşı karşıya bulursunuz kendinizi. Bu yazıda prematüre bebek ailelerinin genelde karşılaştığı zorlu deneyimler ele alınmaktadır. Unutmayın ki bu zor durumlarla başa çıkabilme mücadelenizde yalnız değilsiniz. Diğer prematüre bebek ailelerinin deneyimlerini paylaştığınızda hissettiğiniz duyguların aslında prematüre bebek sahibi olmanın bir parçası olduğunu ve en önemlisi SON DERECE NORMAL olduğunu göreceksiniz. Bu yazıda “Hiçbir Fikrim Yok” yorumları ele alınmıştır. Bu yorumları doktorlar, hemşireler, arkadaşlar, akrabalar veya tanımadığınız insanlar yapabilmektedirler. Şimdi bu yorumlardan bazılarına göz atalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hamileliğinde nasıl o kadar zayıf göründüğünü şimdi anladım..."&lt;br /&gt;"Duyguların normale döndükten sonra bebeğin hastanede yatıyor olması bu kadar canını sıkmayacaktır."&lt;br /&gt;"Allahım, keşke benim bebeğimde böyle erken doğsa. Hamilelikten çok yoruldum."&lt;br /&gt;"Bir de şöyle düşün, şimdi henüz doğmamış olsaydı ona hala dokunamamış olacaktın, dokunamamak büyük bir sorun değil yani!" (bebeğe dokunulmasını engelleyen bir hemşirenin yorumu)&lt;br /&gt;"Neyse, bebek hastanedeyken sen de biraz uyuyabilirsin en azından."&lt;br /&gt;"Peki gündüzleri neler yapıyorsun? Hala bebeği görmeye gidiyor musun?"&lt;br /&gt;"Bebeğinle ilgili sorunlar olduğunu söylediler mi sana?"&lt;br /&gt;"Yaşıtlarını yakalayabilecek mi? Yaşıtlarının yapabildiği ama seninkinin yapamadığı neler var?"&lt;br /&gt;"Bence mikrop ve misafirlere karşı kesinlikle aşırı tepki veriyorsun!"&lt;br /&gt;"Neden doğduğu gün kutluyorsun doğumgününü? Doğması gereken tarihte kutlaman gerekmez mi?"&lt;br /&gt;"Gerçekten depresif ruh halinden çıkıp hayatına devam etmen gerekiyor. Yani en azından bir bebek sahibi oldun. Öyle düşün."&lt;br /&gt;"En azından şişmanlayıp hamileliğin rahatsızlık verici o son aylarını yaşamak zorunda kalmadın."&lt;br /&gt;"Arkadaşınla teyzesi bebek için bir bakım seti yollamayı düşünüyorlarmış ama bebeğin yaşayıp yaşamayacağını bilmedikleri için bir süre bekleyeceklermiş."&lt;br /&gt;"Bebeği henüz görmediğimi duyan üvey kuzenimin ağzından ilk çıkan şu oldu, 'eğer benim çocuğum olsaydı, onu görmek için elimden geleni yapardım'"&lt;br /&gt;"İyi, bebek monitörlere bağlı iken sen de biraz uyuyabilirsin."&lt;br /&gt;"En azından üç hafta daha hastanede yatmaktan kurtuldun (kızım hala yoğun bakımda yatarken söylendi bu)&lt;br /&gt;"Ne kadar minik bir bebek! Ben asla başedemezdim!"&lt;br /&gt;"Acı çektiklerini görmeye nasıl katlanıyorsun?"&lt;br /&gt;"Eve geldiklerinde herşey normale dönecek."&lt;br /&gt;"Herşeyin doğal seyrinde devam etmesi gerektiğine inanırım – anlarsın işte, bebek için stres çekmene gerek yok."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz de duydunuz mu benzer şeyler? Bunlara benzer yorumlar duyduklarında anne babalar felç geçirmiş gibi oluyorlar, kırılıyorlar ve sinirleniyorlar. Hepsinden önemlisi yanlış anlaşıldıklarını düşünüyorlar. Yukarıdaki yorumların her birinin temelinde aslında basit bir empati kuramama sorunu yatmaktadır. Empati acıma ile aynı şey değildir. Empati “bir insanla beraber aynı şeyleri hissetmek” demektir, “birisi için üzülmek” demek değildir. Empati sahibi bir dinleyici aynı durumu yaşamamış olsa dahi hemen “anlar” çünkü söylenen herşeyi... sadece düşünceleri değil aynı zamanda duyguları da, umutların yanı sıra korkuları da hissederler. Elbetteki bu yorumları yapan insanlar hassas değiller ya da sizi kırmak istiyorlar denemez ancak erken bebek sahibi olmanın anlamını tam olarak anlayamamışlar demektir. Yaşadıklarınızı anlatırken ve açıklamaya çalışırken sizi dinlemek yerine insanlar söylediklerinizi duyamayabilirler. Belki de söyledikleriniz onlar için kolay kavranabilecek şeyler değildir. Belki de acı ve korkunuzun yoğunluğunu gerçekten anlamaya çalıştıklarında hissedeceklerinden korkuyorlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Early Edition &lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-3345194139222028370?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/3345194139222028370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=3345194139222028370&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3345194139222028370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3345194139222028370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/10/pardon-ne-dediniz.html' title='Pardon? Ne dediniz?'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RwFpAGzXp4I/AAAAAAAAAEk/tpxDE2rSAuo/s72-c/premature_zoom.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-4672360175028280695</id><published>2007-09-24T08:53:00.000+02:00</published><updated>2008-12-11T15:38:45.605+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğum hikayeleri'/><title type='text'>Bir Doğum Hikayesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RvdfB2zXp1I/AAAAAAAAAEI/VlZZV-oapgg/s1600-h/30+Mart+2004.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RvdfB2zXp1I/AAAAAAAAAEI/VlZZV-oapgg/s400/30+Mart+2004.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben onun parmağına dokundum ,o benim yüreğime&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizede hiç oldu mu tüm duygularınızı yitirdiğiniz,tüm heyecanlarınızın bittiği?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbinizin küt küt atmadığı ve tüm bu duyguların yerini koca bir “hiç”in kapladığı ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımın işte o bilmediğim hiçle kaplandığı ve hatta tüm dünyanın da o “hiçe” sığacağı bir boşluk anı….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şey hissetmediğim tüm hislerimin kaybolduğu an…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne sevinc, ne gözyaşı, ne üzüntü, ne keder, ne mutluluk ,sadece koca bir “hiç”…..&lt;br /&gt;Soğuk koridorlardan ameliyathaneye ilerlerken sadece 4 ay önce anneme 7 haftalık hamile olduğum haberini vermiştim.O sırada da yüzüme telefonun ahizesinden gelen ses saskindi .Ta uzaklardan hissetmiştim, o duyguyu ve o sesin ne hissettiğini cunku o ses benim herşeyimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktorlarin oradan oraya koştukları soğuk odada tavanda asılı parlak ışığın altında sorulan sorulara verdiğim cevaplar dilimden başka bir ses olarak çıkıyordu.&lt;br /&gt;Anestezi uzmanı ığne yapmaya calişırken sadece ”it hurts-acıyor” diyebiliyordum.Ne gozyasi kalmisti akacak, ne bir aci,ne de korku icimde,hersey akip gitmisti icimden yerine koca bir "hic"… gelmisti.&lt;br /&gt;Birden isiklar sondu,hersey sustu,tum kargaşa ve koşuşturmacanın yerini yine başka bir boşluk doldurmuştu..&lt;br /&gt;Öyle çok üşüyordum ki beni ısıtacak tek şey annemdi,herzamanki gibi elimi tutacak hersey geçecekti ve ben bu uykudan uyandığımda herşey bitecekti,tüm acılar dinecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyanmaya çalışırken hiç tanımadığım bir ses bana “-Wake up Esra wake up- uyan Esra” diyordu ama ben uyanmak istemiyordum. Elim sıcacıktı ama ben cok üşüyordum.Üşüyorum dedikce üstümü örtüyorladı ama ben daha çok üşüyordum.Gözümü açtığımda,eşim yanımdaydı elimi sıkı sıkı tutuyordu o ışık hala yanıyordu sadece.O parlak isigin altinda esimin yanaklarinda kalan gozyaslari parliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemşire ,eşim ve o ışık vardı şimdi ama o boşluk ve hiçsizlik hissi hala kalmıştı ,hiç bırakmamıştı beni….&lt;br /&gt;Üşüyorum ,içim titriyor donuyorum.&lt;br /&gt;Elimi ısıtan eşimin elleride üşüyordu, yüzüme bakmıyordu, bakamıyordu&lt;br /&gt;Sadece saçlarımı okşuyordu .&lt;br /&gt;Yine annemi istedim, annemi sordum “geldi mi “ diye, “geldi" dedi&lt;br /&gt;O gelince elimi tutacak,herşey geçecekti,tum acilarim dinecekti&lt;br /&gt;Benim anneme, kimbilir belki bebeğimin bana ihtiyacı vardı&lt;br /&gt;Bebeğim neredeydi peki…&lt;br /&gt;İşte o koca boşluk yine geldi…&lt;br /&gt;Hissizlik hissi yine geldi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun koridorlardan odama götürülürken bebeğimi göstereceklerini söylediler.&lt;br /&gt;Hiç bir his yokken ne hissedeceğimi bilmeden yatağımda gidiyordum soğuk buz gibi koridordan , ve donuyordum.&lt;br /&gt;Kapı açıldı koca koca parlak ışıklardan burada da vardı.O kadar çok doktor, hemşire vardı ki bebekler nerdeydi peki?Ne kadar cok kuvoz vardi peki neden üzerleri örtülüydü?&lt;br /&gt;Neden kimse beni görmüyordu?&lt;br /&gt;Yatağımla bir küvezin başına geldiğimde icimdeki boşluk büyüdü büyüdu büyüdü sanki, tüm odayı yutacaktı.&lt;br /&gt;Hemşire “baby K” dedi ,oğlumu tanıştırdı bana,&lt;br /&gt;Oglum.&lt;br /&gt;Canimdan canim ,&lt;br /&gt;Biz onunla aylar once tanismistik zaten, birbirimize kenetlenmistik degil mi?&lt;br /&gt;Önce küvezin örtüsü sonra kapısı açıldı&lt;br /&gt;Ve “ona”dokundum&lt;br /&gt;Ben parmağımı uzattım, o elini.&lt;br /&gt;Ben onun parmağına dokundum o benim yüreğime..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte şimdi boşluk doldu ,tüm duygular geri geldi,.Sıcacık eli bana dokundu sıkıca tuttu elimi,yuregim isindi ve tum bedenimde&lt;br /&gt;“ben geldim hiç gitmeye niyetim yok”dedi.&lt;br /&gt;Ben ona dokundum o benim yüreğime..&lt;br /&gt;Şimdi boşluk doldu….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 Mart 2004 salı günü saat 16.00 yı gösterirken dünyaya geldi Alperen, 24.cü haftada ve 627 gr olarak.&lt;br /&gt;Yaşadığım böbrek taşı ağrıları sırasında taşın yarattığı enfeksiyon dolayısıyla erken doğum olabilme ihtimali olduğu oğrenildi.Yapılan hiçbir müdahale işe yaramayınca şiddetli kanamayla 24 haftalıkken dünyamıza geldi oğlumuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 ay hastahanede damla damla büyümesini seyrettik oğlumun eşimle. Gözlerimizdeki yaşları belli etmeden birbirimize.kah yalan söyledik “iyiyim” dedik kah “sevinç gözyaşı” dedik akıp giden yaşlara. O yaşlar bize oğlumuzu evimizin,yuvamızın sevgimizin “anlamını” verdi.Yaşanması, anlatılması, yazılması çok zordu,yasandi,yazildi ve bitti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zorluk gibi o günlerde geçti şimdi sadece "anı"olarak hafizalarda kaldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlumuz, cesur yüreğimizin yaşadığı sıkıntılı günlerden geriye sadece duyma sorunu ile mücadele etmek zorunda kaldı.Geçirdiği göz ameliyati(ROP)sayesinde görmeme ihtimali ortadan kalktı.&lt;br /&gt;Hala kanindakiyuksek kalsiyum sorunu ve bobreklerindeki sist ile ilgili olarak surekli kontrol altinda.Aylarca eve gelen pek cok uzman sayesinde simdi kulağında kulaklıklarıyla her zamanki aceleciliği ve inatçılığıyla,3.5 yaşıni koşarak adimliyor her sabah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bizde her sabah mucizemizle oldugumuz her ana sukur ederek geciriyoruz gunlerimizi,bize verdigi boncuk gozler icin,mutlulugumuz icin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bebeklerin zamanında ve sağlıkla doğması dileğiyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cesur yüreğin annesi&lt;br /&gt;Esra Mehves AYDIN&lt;br /&gt;KANADA &lt;div style="CLEAR: both"&gt;&lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-4672360175028280695?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/4672360175028280695/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=4672360175028280695&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/4672360175028280695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/4672360175028280695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/09/bir-doum-hikayesi.html' title='Bir Doğum Hikayesi'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/RvdfB2zXp1I/AAAAAAAAAEI/VlZZV-oapgg/s72-c/30+Mart+2004.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-7376323697770553764</id><published>2007-09-18T12:26:00.000+02:00</published><updated>2008-12-11T15:38:45.849+01:00</updated><title type='text'>Prematüre bebek ve kanguru bakımı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/Ru-nzF9ylbI/AAAAAAAAAEA/yaXfWtcRo3k/s1600-h/1799.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/Ru-nzF9ylbI/AAAAAAAAAEA/yaXfWtcRo3k/s320/1799.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir pematüre bebeğin doğumu aile için sıklıkla ekonomik ve duygusal stres yaratır. Aileler bebeğin sağlığı, gelişimi ve evde bakımı konusunda endişelenirler. Buna ilaveten, bebeğin güvenliği ve sıcak tutulması için bir kuvözde bulunması gerektiğinden aileler bebeklerini tutmayı çok istedikleri bir anda bunu yapamazlar. Kangru bakımı, ailelerin bebekleri ile endişe ve korkularını azaltmaya yardım eder ve bebeğin üzerinde oluşabilecek yoğun bakım etkilerini da azaltabilir.&lt;br /&gt;Kanguru bakımı aile ve erken doğmuş prematüre bir bebek arasındaki tenden tene kurulan bir çeşit iletişimdir. Bebek sadece üzerinde bir çocuk bezi ile dikey pozisyonda annenin çıplak göğsüne yerleştirilir. Bebek bu pozisyonda günde 20 dakika ile 4 saat arasında tutulur. Bebeğin başı yana doğru döndürülerek annenin göğsüne dikey pozisyonda yerleştirilir böylece bebek kulağıyla annesinin kalbinin sesini duyabilir. Bebek, bu fiziksel dokunmadan uyaranlar alır ve bebekle aile arasında bağların artması sağlanır. Genellikle, iki hemşire daha ılık bir yatağa geçilmesine ya da annenin göğsünün izole edilmesine yardımcı olur. Ve bebekler annelerinin göğsünde dikey pozisyonda taşınırak eve dönerler ve sadece anne sütü ile beslenirler. Anneler Kanguru bakımı yaparken, emzirme teşvik edilmiş olur ve daha sonraki denemelerde bebek kolayca emebilir. Babalar da Kanguru Bakımı yapabilirler. Fakat emzirme fırsatı sağlanması için daha çok anneler yaparlar. Bu sisteme Kanguru Bakımı denmesinin nedeni kanguruların bebeklerini aynı şekilde taşıyor olmasından dolayı ortaya çıkan benzerlik nedeniyledir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanguru bakımının geçmişi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanguru bakımı ilk önce Güney Amerika"da hastanelerde enfeksiyon hastalıklarının artması ve yeterli bebek ekipmanının ve malzemenin olmaması nedeniyle başlatılmıştır. Daha da spesifik olarak bilgi verirsek ilk olarak Colombiya"nın Bogota şehrinde 1983 yılında uygulanmaya başlandı. İlk olarak yeni doğmuş bebeklerdeki yüksek ölüm oranını düşürebilmek için neonatologist Edgar Rey ve Hector Martinez "Kanguru Anne Bakımı" adında bir program geliştirdiler. Anneler erken doğmuş bebekleri günde 24 saat ve haftada 7 gün olmak üzere askıda taşıyarak bu olayı gerçekleştiriyorlar. Böylece erken doğan bu bebeklerin ölüm oranlarında % 70"den % 30" a bir düşüş gerçekleşmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanguru bakımı programının başarısı az gelişmiş ülkelerde kanıtlanmıştır. Bu konuda yapılan tüm bilimsel araştırmalar kanguru bakımının hiçbir ters etkisi olmayan tamamen pozitif ve yararlı sonuçları olan bir yöntem olduğunu göstermiştir. Ne yazık ki bazı hastaneler hala kanguru bakımının herhangi bir türünü uygulamıyorlar. Kanguru bakımının az gelişmiş ve gelişen ülkelerde uygulanmasıyla elde edilen başarı nedeniyle Avrupa ülkelerinde ve Amerika Birleşik Devletleri"nde de yaygın şekilde uygulanmaya başlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: www.vh.org/Patients/IHB/Oeds/General/Kanga/Kanga.shtml&lt;div style='clear:both; text-align:NONE'&gt;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-7376323697770553764?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/7376323697770553764/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=7376323697770553764&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7376323697770553764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/7376323697770553764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/09/prematre-bebek-ve-kanguru-bakm.html' title='Prematüre bebek ve kanguru bakımı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/Ru-nzF9ylbI/AAAAAAAAAEA/yaXfWtcRo3k/s72-c/1799.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-1529870446095098341</id><published>2007-09-17T14:53:00.000+02:00</published><updated>2007-09-17T14:55:36.665+02:00</updated><title type='text'>Yaşasın</title><content type='html'>Bizler için de şahane bir site açıldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;www.prematurebebek.net&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-1529870446095098341?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/1529870446095098341/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=1529870446095098341&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/1529870446095098341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/1529870446095098341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/09/yaasn.html' title='Yaşasın'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-6220074582718449014</id><published>2007-05-09T08:46:00.000+02:00</published><updated>2007-05-09T08:49:36.007+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kolik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yenidoğan'/><title type='text'>Bebeğiniz ağlıyor mu?</title><content type='html'>Geçmiş araştırmalar, ağlayan bebeklerin anında ve olumlu ilgi ile yaklaşılırsa, kendi haline bırakılanlara oranla, büyüdüklerinde ağlamaya daha az eğilimli olduklarını göstermiştir. Bebeğiniz ağladığında göstereceğiniz yakınlık ile, onunla güven ve ilgiye dayalı, sevgi dolu bir bağın temellerini atarsınız. Hem siz hem de bebeğiniz bu zorlu ağlama dönemini atlatmaya çalışırken arada kurulan derin bağdan yarar göreceksiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AĞLAYAN BEBEKLE NASIL İLGİLENMELİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğinizin ilk aylarda ağlamak için pek çok nedeni vardır. Bebeğiniz ağladığında onu rahatlatacak güvenli yollardan birini deneyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;0-6 AY ARASI BEBEKLER &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AÇLIK: Karnı acıktığında ağlayacaktır. Siz bir süre sonra bu ağlamayı tanıyacak ve ne zaman olacağını tahmin eder duruma geleceksiniz. Bebeğinizin beslenmesini belirli saatlerle kısıtlamak zorunda değilsiniz. ''Açlık ağlamasını'' duyduğunuzda onu besleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SUSUZLUK:  Mama ile beslenen bebeklerde öğünler arasında sterilize edilmiş su verilebilir. Bebeğiniz, anne sütü ile besleniyorsa susadığını düşündüğünüz durumlarda, su vermek yerine onu emzirin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUCAKLANMAK İSTEĞİ: Bebeklerin sizin fiziksel temasınıza gereksinimi vardır .Onu kucağınıza alın ve göğsünüze dayayarak, kalp atışlarınızı duymasını sağlayacak şekilde taşıyın. Ağladığında, hızlı bir şekilde aşağı yukarı sallanmaktan hoşlanmayabilir. Yavaş, yumuşak ve rahatlatıcı hareketlerle onu sallayabilirsiniz. Müzik dinletmek veya sizin söyleyeceğiniz bir şarkı da bebeğinizi rahatlatabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜSTÜNÜN DEĞİŞTİRİLMESİ:  Bebeğiniz, giysilerinin çıkarılmasından hoşlanmayabilir. Bunun nedeni üşümesi değil, sadece içinde rahat ettiği uyku tulumu veya yeleğin çıkarılmasındandır. Onu mümkün olduğunca çabuk soyun ve onunla konuşmayı deneyin. Üstünü değiştirirken eğer üzerine bir havlu veya hafif bir örtü koyarsanız ağlamasının azaldığını göreceksiniz, çünkü kumaşa tutunacak ve onu cildi üzerinde hissedecektir. Bu dönem birkaç hafta içinde geçer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇOK SICAK VEYA ÇOK SOĞUK: Bebeği uykuya yatırdığınızda oda sıcaklığı sabit olmalıdır. İdeal oda sıcaklığı 22 derecedir. Bebeklerin uyurken bez, yelek ve tulumdan başka bir şeye gereksinimleri yoktur. Onu çok fazla örtmeyin. Bebeğinizin vücut ısısını karnına dokunarak anlayabilirsiniz: Çok sıcak ise gereğinden fazla giydirmiş veya örtmüş olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KORKU: Bebeğiniz yüksek seslerden, parlak ışıklardan, ani ve hızlı hareketlerden irkilip rahatsız olabilir. Bunun sonucu ağlarsa, onu göğsünüze dayayarak sakinleştirmeye çalışın. Mümkünse, sıkıntısının kaynağını ortadan kaldırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOLİK: Akşam yemeği saati ve bebeğiniz aniden ağlamaya başladı. Tanıdığınız bir ağlama değil, amansız bir çığlık ve hiçbir şekilde onu susturamıyorsunuz. Ağlaması o kadar güçlü ve ısrarlı ki yüzü kızarıyor, vücudu bir top şeklini alıyor. Bu ağlama nöbetleri günün düzenli parçaları haline geliyorsa, muhtemelen bebeğinizin kolik şikayeti vardır. Bebeğin 20 günlük ile 3 aylık görülen kolik sancılarına neyin sebep olduğu ve kesin tedavisi bilinmemektedir. Üç ayın sonunda kendiliğinden geçecek bu sancı süresince sakin ve sabırlı olmaya çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi:&lt;br /&gt;Koliğin hiçbir bilinen tedavisi yoktur. Ancak bazı önlemler yararlı olabilmektedir: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle bebeğinizi bir hekime götürün ve ağlama ve karın ağrısına neden olabilecek diğer hastalıklarla ayırıcı tanısının yapılmasını sağlayın. &lt;br /&gt;Bebeğinizin rahat ve tok olmasını sağlayın. &lt;br /&gt;Bebeğinizi dik olarak kucağınıza alın ve sırtına minik darbeler vurarak sakinleştirmeye çalışın. &lt;br /&gt;Biberonla beslenme 20 dakikadan az sürüyorsa daha az delikli bir biberon başıyla beslemeyi deneyin. Böylece emme arzusunu giderin. &lt;br /&gt;Sessiz ve daha az aydınlık bir oda dış uyaranları azaltarak yardımcı olabilir. &lt;br /&gt;Bebeği korkutabilecek ani hareketlerden sakının. &lt;br /&gt;On dakikadan fazla süredir bebeğiniz ağlıyorsa yüzüstü yatırmayı deneyin. &lt;br /&gt;Çok aktif bebeklerde bebeğin bir battaniye ile sarmalanması işe yarayabilir. &lt;br /&gt;Bazı bebekler araba yolculuğu ile bazıları da saç kurutma makinesi veya elektrik süpürgesi sesi ile sakinleşebilmektedirler. &lt;br /&gt;Ana baba olarak çocuğunuzun sağlıklı bir bebek olduğunu, infantil kolik in çocuğunuzun büyüme ve gelişmesi üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmayacağını ve bir müddet sonra kendiliğinden geçeceğini unutmayın ve moralinizi bozmayın. &lt;br /&gt;Bebeğinizi formul mamaları ile besliyorsanız mamayı değiştirin. İnek sütü proteini olan mamalar yerine soya formüllü mamalar bazen yararlı olabilmektedir. &lt;br /&gt;Bebeğinizi emziriyorsanız yediğiniz gıdalara dikkat edin (Lahana, karnı bahar, brokoli, inek sütü, çukulata ve soğandan uzak durmayı deneyin) &lt;br /&gt;Koliklerde kullanılan hiçbir ilacın faydası kanıtlanamamıştır. Bazı yan etkilere neden olabilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6 AYDAN BÜYÜK BEBEKLER &lt;br /&gt;Bebek büyüdükçe; hayal kırıklığı çocuğun sıkıntısının en büyük nedeni haline gelir. Emeklemeyi ve sonra da yürümeyi öğrendi mi dünyayı araştırma olanağı olacak, aynı zamanda başını belaya sokacaktır. Onun kapıları açıp kapamasını mutfak dolabından eşyaları almasını engellemeye çalıştığınızda hayal kırıklığına bağlı göz yaşlarının akmaya başladığını göreceksiniz. Fakat kısa bir süre sonra ona oynayacak başka bir şey verdiğinizde bunu unutacaktır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğiniz 2-3 yaşına girdiğinde, ağlama nedenleri daha karmaşıklaşacak ve tercihlerini, duygularını içerecektir. Bebeğiniz daha önce bahsedilen nedenlerle ağlayabileceği gibi, ağlamayı dikkat çekmek için kullanabilecek, hatta bunu bir krize bile dönüştürebilecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızgınlığını, korkularını ifade etmek için ağlayacaktır. Kendini güvende hissetmediği, sizden ayrı kaldığı hatta kısa bir süre için yan odaya geçtiğinizde dahi ağlayacaktır. Yeni bir şeyler öğrendikçe, yeni insanlar tanıdığında, hoşuna gitmeyen şeyler olacak ve hemen gözyaşları akmaya başlayacaktır. Zaman içinde, bebeğinizin ağlama nedenlerini belirleyip onu rahatlatacak yöntemleri bulacaksınız. Ancak bebeğinizi çok kısa süre dahi yalnız bırakamıyorsanız ve ciddi bir korku problemi oluştuğunu düsünüyorsanız doktorunuza danışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANNE BABALAR İÇİN PRATİK ÖNERİLER &lt;br /&gt;Özellikle çok küçük bebekleri yatıştırmak için birkaç basit öneri: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emzik ve biberon işe yarar, ancak bebeğinizin onu saatlerce emmesine izin vermeyin. Emzik ve biberonun tatlıya batırılması ve tatlı içeceklerle kullanılması diş çürüklerine neden olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkı söyleyin ve onunla dans etmeyi deneyin. Radyo veya teypten gelen dinlendirici bir müzik işe yarayabilir. Tabi o çıngırak gibi gürültü çıkarabileceği bir oyuncağı da tercih edebilir. Seyredebileceği renkli ve hareketli bir şeyler hoşuna gidecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanguruda sizinle temas edebilecek şekilde tutun. Onunla yürüyüş yapın veya dans edin. Onu kollarınızda veya ayaklarınızda hafifçe sallayarak uyutmayı deneyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu arabanızla veya kendi bebek arabasıyla dışarı gezmeye çıkarın. Özellikle geceleri çok etkili bir yöntemdir. Bebeğinizin sık ağlaması sizin için büyük bir endişe kaynağı olabilir . Tüm gün boyunca ve her fırsatta ağlayan bir çocukla uğraşmaktan sinirleriniz yıpranabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NE ZAMAN ENDİŞELENMELİYİZ ?&lt;br /&gt;Bebeğinizin sık ağlaması sizin için büyük bir endişe kaynağı olabilir. Tüm gün boyunca ve her fırsatta ağlayan bir çocukla uğraşmaktan sinirleriniz yıpranabilir. Bebeğinin ağlamasından, her anne baba farklı şekillerde etkilenirler. Bazı anne babalar endişelenip, çocuklarının ağlamasından kendilerini sorumlu tutarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerleri bu gürültüden ve bölünen gecelerden rahatsız olurlar. Kendilerini kaybetme noktasına gelenler, eğer susmazsa çocuğu fiziksel olarak cezalandırmakla tehdit ederler. Böyle bir davranış, bebek tarafından kolayca algılanır ve çok daha fazla ağlamasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer çocuğunuzun ağlaması sizi çok kötü etkiliyor ve onu hırpalayabileceğinizi hissediyorsanız, bunu bir yakınınızla veya doktorunuzla tartışın. Yeni anne baba olmak zordur, bu nedenle sıkıntınızı tartışmak sizi rahatlatacaktır. Kendinize de bir miktar zaman ayırmayı unutmayın ve arada sırada bebeğiniz yanınızda olmadan da dışarı çıkmayı deneyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: asyabebek.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-6220074582718449014?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/6220074582718449014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=6220074582718449014&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6220074582718449014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6220074582718449014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/05/bebeiniz-alyor-mu.html' title='Bebeğiniz ağlıyor mu?'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-8458141625192720558</id><published>2007-05-09T08:43:00.000+02:00</published><updated>2007-05-09T08:44:27.190+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sık sorulanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kolik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yenidoğan'/><title type='text'>Kolik</title><content type='html'>Her beş bebekten birinin öğleden sonra geç saatlerde başlayan ve gece yatma zamaınına kadar süren ağlama krizlerine tutuldukları biliniyor. Kolik ağlaması normal ağlamadan farklıdır ve bebek sakinleştirilemeden saatlerce ağlar; nadiren ağlama 24 saat boyunca sürer Genellikle kolik ağlaması her gün tekrarlar, bazen bir gece ara verdiği görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klasik anlamda koliği olan bir bebek dizlerini yukarı doğru çeker, yumruklarını sıkar ve hareketleri artar. Gözlerini yumabilir veya sonuna kadar açabilir, alnı kırışır, hatla kısa bir süre nefesini tutar. Bağırsak hareketleri hızlanır ve gaz çıkarır. Beslenme ve uyku düzeni ağlamayIa bozulur; bebek huzursuzlaşır Meme aranan bir bebek emmeye başladıktan kısa bir süre sonra ağlayarak emmeyi bırakabilir veya tam uykuya dalmışken birkaç dakika sonra uyanarak ağlamaya devam edebiIİr. Her bebekdeki kolik nöbetleri tarklıdır ve her anne-babanın tutumu değişiklik gösterebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolik genellikle ikinci veya üçüncü haftada (prematüre bebeklerde daha sonra) başlar ve altıncı haftada en kötü düzeye ulaşır Bu kabusun sonsuza kadar sürceği düşünülür ancak on ikincı haftada sorun düzelmeye başlar; üçüncü ayda sorun tamamen ortadan kalkar (yine prematüre bebeklerde daha geç). Nadiren dördüncü veya beşinci aya kadar devam eder. Kolik birdenbire veya yavaşça sona erebilir. Arada iyi günlerin olduğu dönemler bulunabilir ve bir süre sonra da tamamen düzelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu günlük ağlama dönemlerine kolik denir.Koliğin nedeni bilinmemektedir. Teorilerse çoktur Bunlardan bazıları çoktan terkedilmiştir: kolikli bebekler akçiğerlerini çalıştırmaya başlıyorlar (kanıtlanmadı); meme emen bebekIerde annenin yediklerine, biberonla beslenen bebeklerde ise mama içeriğine karşı alerji veya duyarlılık gelişiyor (bazen neden olabilir); annebabanın deneyimsizliklerinden kaynaklanabilir (kolik ikinci ve üçüncü çoçuklarda daha seyrek görülmez, ancak anne-babalar bebeği susturma konusunda daha idmanlı olabilirler); kolik kaIıtsaldır (bazı ailelerde daha yaygın değildir); gebelik veya doğum komplikasyonları olanlarda kolik daha yaygındır (istatiksel olarak kanıt yok); açık hava koliği artırır (pratikte birçok anne-babanın kolikli bebeklerini yatıştırmada buldukları tek yöntem onu açık havada dolaştırmaktır)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeklerin anneleri sinirli olduğu zaman kolik oldukları teorisi tartışmalıdır. Birçok uzman bebeğin ağlamasının annenin sinirini bozduğunu düşünüyorsa da koliği arttıran annenin sinirliliği değildir; onu ağırlaştıran faktördür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güncel bir teoriye göre ağlamak yeni doğmuş bebeğin olgunlaşmamış fizyolojisinden kaynaklanır. tüm bebekler ağlar ve kolik bu normal davranışın aşırı formudur. Başkaları da olgunIaşmamış sindirim sisteminin gaz geçerken aşırı kasıldığını ve kolik ağrısına neden olduğunu öne sürüyorlar. Üçüncü bir teoriye göre bebeğin vücudundaki progesteron düzeyi doğumdan sonra çok azaldığından ağrılı bağırsak spazmları görülür. Dördüncü bir açıklama ise bebeğin olgunIaşmamış sinir sisteminin istenmeyen bir davranış olan ağlamaya engel olamamasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En mantıklı açıklama, çok fazla ağlamayan yenidoğan bebeklerde tüm uyaranlara karşı blokaj olmasıdır ancak birinci ayın sonunda bu mekanizma ortadan kalkar ve dışarıya karşı daha uyanık olurlar. Uyaran bombardımanı altındaki bebek akşam saatlerinde iyice gergin ve uyarılmış olur. Sonuçta nedensiz ağlamalar görülür. Beşinci ayın sonunda bebek bu uyaranlarla başa çıkmaya başlar ve kolik sona erer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koliği artırıcı çevresel bir faktör olarak, nedeni tam olarak açıklanamasa da, evlerdeki si gara dumanı gösterilmiştir. Evde sigara kullanan kişi sayısı ne kadar fazlaysa bebekte kolik görülme olasılığı ve koliğin şiddeti artmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolik ve paroksismal ağlama konusunda sevindirici nokta bu bebeklerin fiziksel ve duygusal olarak yıpranmamasıdır (aynı şeyi anne-babaları için söylemek güçtür) ve sonradan gayet iyi gelişme gösterip, diğer çocuklara kıyasla davranış bozukluğu göstermezler. Bebekliklerinde canhıraş bir şekilde ağlayanların sessiz sakin ağlayanlara kıyasla ileride problemlerin çözümünde daha iyi oldukları gösterilmiştir. En rahatlatıcı olan yanı ise sonsuza kadar sürmeyecek olmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak: hastarehberi.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-8458141625192720558?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/8458141625192720558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=8458141625192720558&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8458141625192720558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8458141625192720558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/05/kolik.html' title='Kolik'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-5312538489138898383</id><published>2007-04-27T22:02:00.000+02:00</published><updated>2007-04-27T22:03:52.384+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sık sorulanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><title type='text'>Erken Doğum Hakkında Yanlış Bilinenler</title><content type='html'>Erken doğum yapan annelerin ve eşleri erken doğum yapan babaların çoğu buna neden olmak için ne yaptıklarını merak ederler ve suçluluk duyarlar. Vakaların büyük çoğunluğunda erken doğumu önlemek için yapılabilecek hiçbir şey yoktur. Erken doğum hakkında yanlış bilinenler şunlardır: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü üç ay içinde cinsel ilişki &lt;br /&gt;Endişelenmek &lt;br /&gt;Kötü düşünceler &lt;br /&gt;Eşinizle tartışmalar &lt;br /&gt;Uçak yolculuğu &lt;br /&gt;Kötü yemek &lt;br /&gt;Yüzme &lt;br /&gt;Sıkı kıyafetler, özellikle pantolonlar &lt;br /&gt;Üşümek &lt;br /&gt;Bir akrabanın veya arkadaşın kıskançlığı &lt;br /&gt;Doğum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken doğan bebeklerin yaklaşık olarak yüzde 20’sinin, annenin veya bebeğin durumu nedeniyle erken doğurtulmaları planlanlanmıştır. Bunların çoğu, doğumun stresinden kaçınmak için sezaryen ile olmuştur. Diğer bir yüzde 30, membranlar yırtıldıktan sonra erken doğuma girmiştir ve erken doğumların yaklaşık olarak yarısı erken doğumun başlamasından sonra doğurtulmuşlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bebek ölümcül tehlike içindeyse, doğum başlatılır veya ameliyatla doğum önerilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sezaryene ihtiyaç duyma şansı taşınan bebek sayısı ikiz, üçüz ve daha fazlasına gittikçe artmaktadır. Bu, büyük ölçüde rahmi paylaşanların, alışılmış başaşağı pozisyonundan farklı olarak aldığı pozisyonlara bağlıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer anne yüksek risk durumuna sahipse ve/veya çok erken bir doğum yakınsa, doğum için bir yüksek-risk merkezine transfer edilebilir. Bu, kendisinin ve bebeğinin –çok özel bir bakıma gereksinimi olacak olan bebeğinin- ihtiyaçlarının karşılanmasına imkan verecektir. Doğumda bebeğinizin ve sizin ihtiyaçlarınızı tamamen ve hızlı şekilde karşılanmasını garantilemek için yeterli hazırlığın olduğuna emin olacağınız bir hastane seçin. Gerekli teçhizat ve personel açısından hazırlıklı olmak, bunlara ihtiyacınızın olmasından ’iyidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir bebeğin beklenmedik şekilde prematüre olduğu bulunursa ve/veya çeşitli tipteki komplikasyonlar gelişirse, ihtiyaçlarının karşılanabileceği bir doğum öncesi merkeze ambulansla götürülebilir. Tıbbi durumu stabilize olduğunda, eve gitmeye hazır olana kadar büyüyüp olgunlaşmaya devam edeceği, evine daha yakın olan hastaneye çoğu kez geri gönderilir. Bu transferler aileyi hayal kırıklığına uğratıyor olsa bile, Doğum Öncesi Yoğun Bakım Ünitelerinin ve prenatal tedavi merkezlerinin gelişimi, daha çok sayıda küçük bebeğin hayatta kalmasına ve büyümesine imkan veren başlıca ilerlemelerdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre Doğumu Azaltmak &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm erken doğumları önlemek mümkün değildir, fakat sayıyı azaltacak bazı şeyler bulunmaktadır. Bunlar iyi bir doğum öncesi bakımı ve hamilelikler arasında iyi bir tıbbi bakımı kapsamaktadır. Yüksek-risk durumuna veya herhangi bir kronik veya akut sağlık durumuna sahip olan kadınlar sık sık doktorlarını görmelidirler. İyi beslenme, uygun kilo artışı veya sigara içmeme de erken doğum oranını azaltacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: prima&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-5312538489138898383?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/5312538489138898383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=5312538489138898383&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5312538489138898383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5312538489138898383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/04/erken-doum-hakknda-yanl-bilinenler.html' title='Erken Doğum Hakkında Yanlış Bilinenler'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-2297216558720833491</id><published>2007-04-12T08:30:00.001+02:00</published><updated>2007-04-12T08:30:40.023+02:00</updated><title type='text'>biz birleştik</title><content type='html'>Ayrı gayrı olmasın dedik &lt;br /&gt;Amaç aynı nasıl olsa dedik &lt;br /&gt;Hep beraber hareket edelim dedik &lt;br /&gt;İki moderatör başbaşa verdik &lt;br /&gt;Grupları birleştirdik &lt;br /&gt;Sesimiz daha güçlü çıksın diye &lt;br /&gt;Prematüre Anneleri artık şu adreste: &lt;br /&gt;http://groups.yahoo.com/group/prematurebebegim/&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Lütfen erken doğum yapmış tanıdıklarınıza, tanıdıklarınızın tanıdıklarına, faydası olabilecek herkese iletin. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sevgiler &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Deniz ve Anıl&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-2297216558720833491?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/2297216558720833491/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=2297216558720833491&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/2297216558720833491'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/2297216558720833491'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/04/biz-birletik.html' title='biz birleştik'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-6100340531991651915</id><published>2007-04-12T07:46:00.000+02:00</published><updated>2007-04-12T07:50:47.288+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sık sorulanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doktor kontrolleri'/><title type='text'>Yapılması Gereken Sağlık Kontrolleri</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Göz Muayenesi &lt;/strong&gt;(ROP yani prematürelik retinopatisinin gelişip gelişmediğinin tesbiti için bir göz doktorunun muayene etmesi şarttır. İlk kontrol bebek doğduktan 5 hafta sonra yapılmalıdır. Erken teşhiste tedavisi olan bu göz rahatsızlığı geç teşhis edilirse körlüğe kadar varabilen sonuçlara ulaşabilmektedir. Fakat bu muayeneyi her göz doktoru yapamamaktadır. İstanbulda bulunanlar için belirteyim, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde ve İstanbul Tıp Fakültesinde ROP muayenesi yapılmaktadır. Diğer illerde de üniversite hastahanelerinde bu muayene yapılıyordur).&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fizik muayene &lt;/strong&gt;(Özellikle I. Grup prematüre bebeklerde çocuk doktorunuzun dışında bir fizyoterapistin de muayene etmesi çok faydalı olacaktır. Spastisite, refleks canlılığı ve bunun gibi motor gelişimi etkileyebilecek sorunlar erken teşhis edilirse tedavileri fizik tedaviyle yapılmaktadır. Bebeğiniz en az 1 veya 2 aylık olunca bu kontrolden geçmesinde çok büyük fayda bulunmaktadır).&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nörolojik Muayene &lt;/strong&gt;(Özellikle I. ve II. Grup prematüre bebeklerin pediatrik nörolog muayenesinden geçmesinde fayda vardır. Bir sorun olmasa dahi bir müddet nörolojik muayeneler yaptırılmalıdır. Özellikle yoğun bakımda sarılık, havale veya beyin kanaması geçiren bebeklerde nörolojik muayene şarttır. Bu tip sorunlar yatanmamış olsa bile en azından bir müddet, çocuk nöroloğunun takibinde olmasının zararı olmayacağı gibi, pek çok faydası dokunacaktır. Bu konuda anne-babaların gözünden önemli olabilen bazı detaylar kaçabilmektedir).&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İşitme Muayenesi &lt;/strong&gt;(Doğum ağırlıkları 1500 gramın altında olan bütün bebeklerin işitmeleri dikkatli değerlendirilmelidir. Bunun dışında ailede sağırlık öyküsü varsa, bebek menenjit (beyin zarı iltihabı) veya hiperbilirübinemi (sarılık) nedeniyle kan değişimi geçirmişse, zor ve uzun sürmüş doğumla doğmuşsa, rahim içi enfeksiyon öyküsü varsa işitme muayenesi mutlaka yapılmalıdır. İşitme muayenesinin bebek altı aylık olmadan yapılması önerilmektedir. Bu tip işitme muayeneleri yine üniversite hastahanelerinin odyoloji servislerinde yapılmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: gebelikrehberi.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-6100340531991651915?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/6100340531991651915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=6100340531991651915&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6100340531991651915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6100340531991651915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/04/yaplmas-gereken-salk-kontrolleri.html' title='Yapılması Gereken Sağlık Kontrolleri'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-5720472243954943244</id><published>2007-03-29T13:25:00.000+02:00</published><updated>2007-03-29T13:27:53.844+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><title type='text'>Premature Bebeklerde Beslenme</title><content type='html'>38. gebelik haftasından (37 hafta + 6 gün) erken dünyaya gelen bebeklere prematüre bebek denir. Gebelik süresini (38 - 40 hafta ) tamamlamış olduğu halde doğum ağırlığı 2500 gr altında doğan bebeklere düşük doğum ağırlıklı bebek, doğum ağırlığı 1500 gr altındaki bebeklere de çok düşük doğum ağırlıklı bebek denir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre doğuma neden olabilen etmenler ; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A . Anneye ait nedenler : &lt;br /&gt;Önceki doğumda preterm doğum öyküsü &lt;br /&gt;Malnütrisyon &lt;br /&gt;Uterus anomalileri &lt;br /&gt;Anne yaşının 16’dan küçük, 35’den yüksek olması &lt;br /&gt;Annenin kalp hastalığı &lt;br /&gt;Sık doğum &lt;br /&gt;Enfeksiyon &lt;br /&gt;Travma &lt;br /&gt;Hipertansiyon &lt;br /&gt;Sigara, alkol &lt;br /&gt;Fazla aktivite &lt;br /&gt;Düşük sosyoekonomik düzey &lt;br /&gt;Stres     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B. Bebeğe ait nedenler : &lt;br /&gt;Çoğul gebelikler &lt;br /&gt;Kromozom anomlileri &lt;br /&gt;Amnion sıvısının fazla oluşu &lt;br /&gt;Konjenital kızamıkçık &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C. Doğum ağırlığı eksikliğine neden olabilen etmenler : &lt;br /&gt;Plesanta yetersizliği, malformasyonalar, vasküler bozukluklar &lt;br /&gt;Annenin akut-kronik hastalıkları &lt;br /&gt;Ağır işte çalışma &lt;br /&gt;Gebelik bakım ve beslenme yetersizliği &lt;br /&gt;Sigara, alkol, ilaç ve uyuşturucu kullanma alışkanlığı &lt;br /&gt;Sosyo-ekonomik etmenler &lt;br /&gt;Gebelikte geçirilen enfeksiyon hastalıkları &lt;br /&gt;Annenin yaşça çok küçük veya ileri yaşta olması &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre bebeklerin vücut yapıları zamanında doğmuş bebeklerden farklıdır.Mideleri çok küçüktür, kolayca kusabilirler. Emme ve yutma refleksleri zayıftır. Toplam ücut sıvıları daha fazla, glikojen ve yağ dokuları daha azdır. Vücut yüzeyleri ağırlıklarına göre fazla olduğu için ısı ve su kayıpları daha fazladır. Beslenme sırasında yorgunluk, aspirasyon ve sonra da regurjitasyon olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre bebeklerde sindirim sistemi &lt;br /&gt;Sindirim ve emilim işlemlerinin başlayabilmesi için prematüre bebeğin emme ve yutma fonsiyonlarını yerine getirebilmesi gereklidir. İlk yutma hareketleri intrauterin 12-16. haftalarda amniotik sıvının yutulması ile başlar. 32. haftadan önce doğan bebeklerde emme hareketleri azdır ve hiç yutma hareketi olmayabilir. Zamanında doğan bebeklerde emme-yutma hareketlerinin olgunlaşması doğumdan sonraki 1-2 gün içinde olurken, özellikle 2000 gramın altındaki pretermlerde günler, haftalar gerekebilir. &lt;br /&gt;Prematüre bebeklerde trigliserit sindirimi için lingual lipaz ve bir miktar tükrük amilazı bulunur. Gastrik asit sekresyonu ise düşüktür. Postnatal 4. haftada uygun düzeylerine ulaşıncaya kadar midede HCL salgısında artış olur. Yüksek gastrik asit sekresyonundaki yetersizliğe ilave olarak, pepsinojen salınımı da yarı yarıya azdır. Preterm bebekler beslendikten sonra pepsinojen aktivitelerinde artış olduğu belirlenmiştir. Yüksek gastrik pH ve düşük pepsinojen düzeyleri immünoglobulinlerin aktivitesinin korunması açısından önemli olabilir. Prematürelerin midesinde gsatrik lipaz üretimi fazladır. Bu yağ sindiriminde önem taşır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik yaşları 32-34 hafta olan prematürelerde term bebeklere göre pankreatik amilaz, lipaz, tripsin ve kemotripsin düzeyleri çok yetersizdir. Ancak pankreatik proteaz aktivitelerinin düşük oluşu anne sütünde bulunan Ig, laktoferrin, lizozim gibi proteinlerin parçalanmasını engeller. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pretermlerde safra asit miktarı zamanında doğan bebeklere göre yarı yarıya azdır. Yağ malabsorbsiyonu görülebilir. Azalmış safra asidinin nedeni ise, safra asitlerinin ileumdan emilimindeki yetersizlik ve jejenumnun safra asitlerine daha geçirgen olmasıdır. Ayrıca enterohepatik dolaşım da olgunlaşmamıştır. &lt;br /&gt;CHO sindirimi : Prematüre bebeklerde sükroz ve maltodekstrin sükraz, maltaz ve izomaltaz tarafından sindirilebilir. Ancak laktaz eksikliği laktoz sindiriminde sorunlara yol açabilir. Alfa amilaz yetersizliği de polisakkarit sindirimini olumsuz etkiler. Ancak ince barsaklarda bulunan glukoamilaz nişastayı glikoza parçalayabilir. Öte yandan pretermlerde glikoz emilimi term bebeklere nazaran %50 daha azdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Protein sindirimi : Prematürelerde gastrik pH yüksek olduğu için proteinin midede sindirimi çok azdır. Sindirim ince barsakta pankreatik proteazlar ve peptidazlarla olur ve aktif transportla tamamlanır. Duedonumdaki tripsin düzeylere term bebeğe yakınken kemotripsin ise %10-60 arasında değişir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ sindirimi : Besinlerle alınan yağların hidrolizi midede başlar. Lingual lipaz, gastrik lipaz ve anne sütü lipazı sindirimde görev alır. MCT’ler mideyi uzun zincirli yağ asitlerine oranla daha çabuk terk ederler. Ayrıca lenfatik taşımada kısa ve orta zincirli yağ asitleri uzun zincirli yağ asitlerinden daha hızlı emilip taşınırlar. Yağların %58-88 ‘i emilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vitamin ve mineraller : Yağ emilimindeki yetersizlik yağda eriyen vitaminlerin emilimini etkiler. Düşük intirinsik faktör düzeyleri B12 emilimini azaltır. Bu yüzden prematürelere vitamin desteği yapılmalıdır. Safra asitlerinin yetersizliği ve olgunlaşmamış enterohepatik dolaşım sonucu oluşan yağ emilimindeki yetersizlik Ca emiliminde terersizliğe yol açmaktadır. Ayrıca Zn emilimi de azdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre  bebeklerin besin gereksinmeleri: &lt;br /&gt;Düşük doğum tartılı bebeklerin besinsel gereksinimleri yaşa, ağırlığa ve klinik duruma göre değişir. Prematüre bebeklerde intauterin büyümeye yakın bir hızda büyümeyi sağlamak gerekmektedir. Bunu yaparken metabolik olarak bebeğe yük getirmemek büyük önem taşımaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji : Büyümenin anne karnındakine benzer bir hızda gerçekleştirilmesi için bebeklerin yeterli enerji almaları gerekmektedir. Enerji vücut sıcaklığının sürdürülmesi, kas etkinliği ve başka metabolizma süreçleri için de gereklidir. Prematürelerin günlük enerji ihtiyaçları konusunda değişik veriler verdır. Ortalama 120-150 kal/ kg.’dır. Bazı durumlarda 175 kal/ kg.’a çıkabilir. Ancak çok yüksek enerji alımı daha fazla büyümeye değil fazla yağ depolanmasına yol açabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Protein : Preterm bebeklerin protein gereksinimi term bebeklere göre daha fazladır. Ortalama 3-4 g/kg/gün protein alımı büyüme ve gelişme için yeterlidir. Bu değerler enerji ihtiyacında olduğu gibi anne sütü alan bebekler için geçerli değildir. Anne sütü proteinleri üstün özellikleri nedeniyle daha kolay sindirilir ve daha yüksek oranda emilirler. Anne sütündeki whey / kazein oranı 60/40 olduğu için mamalarda  da bu oran sağlanırsa plasma aminoasit düzeyleri normal olmaktadır. Anne sütü yerine kullanılan özel mamalarla protein miktarı fazla verildiğinde bebeklerde metabolik bozukluklar olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ : Büyüme, beyin gelişimi, hücre sentezi, yağda eriyen vitaminlerin emilimi gibi işlevleri olan yağlar prematüre beslenmesinde önemli enerji kaynağıdırlar. Prematürelerde MCT ‘li yağlar gastrik mukozadan emilebilmeleri, direkt karaciğerden dolaşıma geçmeleri nedeniyle önerilmekle beraber; sinir sistemi ve retina gelişimi, doku büyümesi, prostaglandin ve lökotrien oluşumunun desteklenmesinde etkili olan LCPUFA ‘larda  da kullanılmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mineraller : Düşük doğum ağırlıklı bebeklerde böbrek fonksiyonları tam gelişmediği için hiponatremi ve hipernatremi gibi sorunlar görülebilir. Özellikle hızlı büyüme ve gereksinim hayatın birkaç haftası hiponatremiye neden olur. Bu yüzden preterm formularda Na içeriği yüksek tutulmaktadır. K ve Cl hakkında araştırmalar çok yeterli olmamakla bertaber 1,5 mmol/kg /gün K ve 1.2 mmol/kg/gün Cl ihtiyacı karşılamaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rikets prematüre bebeklerde önemli bir risk olduğu için preterm formulalarda normal mamalara göre Ca ve P daha yüksek bulunmaktadır. Günlük 200-250 mg/kg Ca ve 110-125 mg/kg P alan bebeklerin kemik mineral içeriği fetal hızla aynı olabilmektedir. &lt;br /&gt;Pretermler, demir depoları eksik doğarlar. Buna ilave sık kan alınması,  hızlı büyüme mevcut demirin yetmemesine neden olmaktadır. Verilecek demirin erken fizyolojik anemi üzerinde önemli rolü olmadığı düşünüldüğünden genelde 1-2 aylıktan sonra ilave kullanılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşük doğum ağırlıklı bebeklerde çinko emilimi yağ ve nitrojen absorbsiyon ile yüksek oranda ilgilidir. Bu yüzden yağın %40-50’sinin MCT’li yağlardan gelmesi pozitif çinko dengesine yardımcı olur. Ancak anne sütü ile beslenen bebeklerde biyolojik kullanım iyi olduğu için Zn eksikliği bildirilmemektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vitamin : Prematürelerde sıklıkla görülen rikets nedeniyle; diyetlerine 400 IU/gün D vitamini eklenmesi, küçük prematürelerde de bunun 800-1200 IU/gün olması önerilmektedir. Düşük doğum ağırlıklı bebekler yetersiz E vitamini depoları ile doğarlar. Antioksidant bir madde olan E vitamini Amerikan Pediatri Akademisi tarafından 0.7 IU vitamin E /100kal olarak önerilmektedir. Yapılan çalışmalarda  preterm bebeklerin 2/3 ‘ünde folat eksikliği olduğu halde hepsinde anemi gelişmediği için folat ilavesi tartışmalıdır. Ayrıca bütün bebeklere doğumdan sonra i.m vitamin K yapılmalıdır. Yalnız anne sütü veya mama ile beslenen prematüre bebeklerde ek olarak B kompleks verilmesi önerilmektedir. Ancak  riboflavin verilmesi önerilmektedir. Sadece anne sütü alan vejeteryan annelerin bebeklerinde de vi B12 eklenmelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli bir sorunu bulunmayan preterm bebekler genellikle doğumdan 4-6 saat sonra ağız yoluyla, buna olanak yoksa nazogastrik sonda veya total parenteral beslenme ile beslenir. Tartısı çok düşük (1000gr az) veya sorunları olan pretermlerde TPN (Özel besin maddeleri ile özel besleme şekli) uygulanır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak hafif ve orta derecede prematüre bebeklerin beslenmelerinde anne sütünün yeterli olduğu kabul edilmektedir. Buna karşın 32-33 haftalıktan küçük ve vücut ağırlıkları 1500 gr altında olan bebeklerin beslenmelerinde anne sütünün yeterliliği konusunda  tartışmalar vardır. Prematüre doğum yapan annenin sütünü zenginleştirmek için kullanılan bileşimler ticari olarak bulunmaktadır. Prematüre  beslenmesinde anne sütü kullanılacaksa en iyisi kendi anne sütünün kullanılmasıdır. &lt;br /&gt;Anne sütü yokluğu veya yetersizliğinde kullanılmak üzere birçok özel mama geliştirilmiştir. Bu mamalar sindirim sistemi ve metabolik fonksiyonları olgunlaşmamış bebeklerin spesifik besin gereksinimleri göz önüne  alınarak hazırlanmıştır. Ancak bu mamalar önerilere uygun hazırlanmalı ve kullanılmalıdır. Formulalar genelde hızlanan doku sentezini desteklemek için whey proteinlerinden zengin, yağları MCT ve LCP içeren, karbonhidratları laktoz ve glikoz polimerlerinden oluşan uygun vitamin ve mineral ilaveli bileşimlerdir. Ayrıca sistini tavrine dönüştürme kapasitesi sınırlı olan bu bebeklerde  yağ absorbsiyonu için önemli olan safra tuzlarının sentezinde gerekli olduğu için mamalarda tavrinde bulunur. Ancak anne sütünde bulunan bazı üstün özellikler  formulalarda yoktur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: bebekkokusu.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-5720472243954943244?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/5720472243954943244/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=5720472243954943244&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5720472243954943244'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5720472243954943244'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/03/premature-bebeklerde-beslenme.html' title='Premature Bebeklerde Beslenme'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-5296383807835677386</id><published>2007-03-12T08:40:00.000+01:00</published><updated>2007-03-12T08:44:33.327+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Taburcu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prematüre anneleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ihtiyaçlar'/><title type='text'>Bebeğinizi bırakıp hastaneden ayrılırken...</title><content type='html'>Doğum yaptıktan bir süre sonra sizi hastaneden taburcu ederler çünkü 24 saat boyunca etrafınızda hemşirelerin dört dönmesi gerekmez, her ne kadar bebeğinizin hala böyle bir bakıma ihtiyacı olsa da. Sizin için en zor anlardan biri de bu olacaktır. Bebeğinizi dünyaya getirip ne kadar yorgun ve tükenmiş olursanız olun eve bebeğinizle birlikte mutlu bir şekilde dönmeyi planlıyordunuz. Ama maalesef öyle olmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve dönüşünüzü kolaylaştıracak sihirli bir sopa da yok. Hiçbir söz, hiçbir cümle acınızı hafifletmeye ve bebeğinizin yanında durma isteğinizi azaltmaya da yardımcı olmayacaktır. Siz Yoğun Bakım Ünitesinden uzaktayken, bebeğinizin yanında değilken ona birşey olmasından ne kadar korktuğunuzu kimse anlayamayabilir. Hastaneden ayrılırken üzgün olmanız, yıkılmış olmanız, sürekli ağlama ihtiyacı hissetmeniz de son derece normal ve beklenen bir durumdur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu travmatik anların etkisini hafifletmek için işte size bazı tavsiyeler: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Eğer mümkün ise, hastaneden çıkmadan önce bebeğinizi kucağınıza alıp alamayacağınızı, en azından elini tutup fısıldayarak onunla konuşma imkanınızın olup olmadığını öğrenin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Hastane izin veriyorsa, bir sürü fotoğraf çekin ve "1 saatte teslim" hizmeti sunan fotoğraf stüdyolarında tablettirin. Böylece bebeğiniz sürekli yanınızda olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bebeğinizin hayata sımsıkı tutunup mücadelesine devam ettiğini unutmamak için yanınıza onu hatırlatacak bir eşyasını alın- bu bir bebek bezi, battaniye ya da şapka olabilir mesela. Kendinizi yalnız hissettiğinizde ya da bebeğinizi özlediğinizde dokunabilmeniz için yanınızda taşıyın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İhtiyaç duyabileceğiniz tüm telefon numaralarını kaydedin- Yoğun Bakım Ünitesi sekreterliği, bebeğinizin odası (odası var ise), hastane santrali vs. Bu numaraların olduğu listenin bir kopyasını ev telefonunuzun yanına asın, bir kopyasını da cüzdanınızda taşıyın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bebeğinizi ziyarete gideceğiniz zaman aşağıdaki listeyi gözden geçirin. Bu listede sizin ziyaret için ihtiyaç duyabileceğiniz hemen hemen herşey bulunduğundan listeyi elinizin altında bulundurmanızda fayda var. Götürmeniz gereken herşeyi hatırlamanız zor olabilir ve birşey unuttuğunuzda da eve geri dönmek genellikle neredeyse imkansızdır. Hastaneye giderken lazım olabileceklerin hepsini bir çantada toplayın ve çantanızı kolay bulunur bir yere asın. Hastaneye acilen ulaşmanız gerektiğinde faydalı olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Ziyaretçi kartınız ya da (eğer gerekiyor ise) hastanenin verdiği bileklik. &lt;br /&gt;* Park yeri/dolmuş/taksi vs için bol bol bozuk para, otobüs kartı. &lt;br /&gt;* Ağrı kesici ya da parasetamol &lt;br /&gt;* Süt sağıyorsanız: pompa (kendi pompanızı kullanıyorsanız), kalem, etiket (biberonlar için), göğüs pedi, peçete ya da kağıt havlu, içecek, yedek üst, bir de minik bir el havlusu (sıcak su ile ıslatıp göğüslere kompres yapmak için) &lt;br /&gt;* Bir şişe su ya da meyve suyu&lt;br /&gt;* Hastaneye götürmeniz gereken, önceden sağdığınız süt poşeti. &lt;br /&gt;* Son ziyaretinizden bu yana aklınıza gelen soruların listesi ile daha sonra hatırlamak için kaydettiğiniz bilgilerin yazdığı kağıt. &lt;br /&gt;* İzin veriliyor ise kamera ya da fotoğraf makinesi ile şarj edilmiş bataryası. &lt;br /&gt;* Aramanız gerekebilecek telefon numaralarının listesi (evdekiler, bakıcı, doktor vs) &lt;br /&gt;* Yemek ya da kantinden atıştırmalık almak için para&lt;br /&gt;* Hava almak için dışarı çıktığınızda ya da bebeğinizi göremediğiniz zamanlarda okumanız için dergi ya da kitap&lt;br /&gt;* Hastane izin veriyorsa, bebeğiniz için temiz kıyafetler. &lt;br /&gt;* Hırka ya da yelek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-5296383807835677386?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/5296383807835677386/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=5296383807835677386&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5296383807835677386'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5296383807835677386'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/03/bebeinizi-brakp-hastaneden-ayrlrken.html' title='Bebeğinizi bırakıp hastaneden ayrılırken...'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-8005219454477484605</id><published>2007-03-11T23:18:00.000+01:00</published><updated>2007-03-11T23:21:16.936+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prematüre anneleri'/><title type='text'>Özel Anne</title><content type='html'>Çoğu kadın kazara anne olur, kimileri tercih eder, pek azı sosyal baskılara boyun eğer, nadiren  bazı çiftlerde de alışkanlık olur çocuk sahibi olmak.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl binlerce annenin bebeği prematüre doğdu. Peki kimlerin prematüre annesi olarak seçildiğini merak ettiniz mi hiç? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı dünyanın üzerinde dolaşarak büyük bir özenle, en küçük ayrıntıyı bile düşünerek insan neslinin devam etmesi için araç olarak kullandığı insanları seçer. İnsanları incelerken de meleklerine büyük deftere not almaları talimatını verir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Armstrong, Beth, oğlan. Koruyucusu Aziz Matthew olsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Forest, Majorie, kız. Koruyucusu Aziz Ceceila olsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Rutledge, Carrie, ikiz. Koruyucusu.... ona Gerard'ı verin. Gerard küfüre alışıktır." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda, Meleğine bir isim söyler ve gülümser: " Bu annenin prematüre bebeği olsun" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melek meraklanır. &lt;br /&gt;"Peki Tanrım neden özellikle bu anne? O çok mutlu bir insan" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İşte tam da bu yüzden" der Tanrı. "Kahkaha atmayı bilmeyen bir anneye prematüre bir bebek verebilir miydim? Çok zalimce olurdu bu." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ama bu annenin sabrı var mı" diye sorar Melek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Çok sabırlı olmasını istemiyorum, yoksa umutsuzluk içerisinde sürekli kendine acır. Şok ve kızgınlığı geçince, bu işin üstesinden gelebilecektir." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bugün onu izledim. Bir annede çok nadiren bulunan ancak bir o kadar da gerekli olan benlik ve bağımsızlık duygusu var onda. Biliyorsunuz, ona vereceğim çocuğun kendine ait bir dünyası olacak.  Bu anne de bebeğinin kendisinin dünyasında yaşatmaya çalışacak ki bu da hiç kolay bir iş değil." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ama yüce Tanrım, ben bu kadının size inandığından bile şüpheliyim." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı gülümser, "Hiç sorun değil, ben onu hallederim. Bu kadın mükemmel bir aday. Yeterince de bencil." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melek şaşırır "Bencillik mi? Bu bir erdem mi?" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı başını sallar. "Eğer arada sıra kendisini çocuğundan ayıramazsa, asla ayakta duramaz. Evet, işte ben bu kadını  beklenmedik bir şekilde gelecek bir çocukla kutsayacağım. O  henüz bunun farkında değil ama herkes  ona gıpta edecek ." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Çocuğunun söylediği hiçbir kelimeyi  doğal karşılamayacak. Hiçbir aşamayı sıradan bir gelişme olarak görmeyecek. Çocuğu ilk kez "Anne" dediğinde bir mucizeye tanıklık edecek. Gözleri görmeyen çocuğuna bir ağacı ya da gün batımını tarif ederken eserlerimi gerçekten görebilen nadir insanlar gibi görecek ağacı ya da gün batımını. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Benim gördüklerimi açık ve net şekilde görmesine izin vereceğim- cehalet, zulüm ve önyargıyı- ve bunları aşmasına izin vereceğim. Asla yalnız olmayacak. Hayatının her gününde, her saniye onun yanında olacağım çünkü sanki yanımdaymış gibi benim işimi orada o yapacak." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Peki ya bu anneyi hangi aziz koruyacak?" diye sorar Melek not almaya ara verip.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı gülümser: "Aynada görecektir." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Erma Bombeck'ten adaptasyon&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-8005219454477484605?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/8005219454477484605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=8005219454477484605&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8005219454477484605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8005219454477484605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/03/zel-anne.html' title='Özel Anne'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-2579814935889806089</id><published>2007-02-20T15:39:00.000+01:00</published><updated>2007-02-20T15:42:19.638+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sık sorulanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yenidoğan'/><title type='text'>Minik bedenin ev serüveni</title><content type='html'>Bir bebek dünyaya getirmek yeterince ürkütücü bir iş; ama bir de bebeğiniz prematüre doğduysa, o zaman onun için daha çok endişelenmeniz normal. Peki prematüre bir bebeğin bakımı nasıl olmalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bebeğin hastaneden eve çıkması her zaman için anne ve babaları telaşlandırıyor. Özellikle bebek prematüre ise aileler daha fazla endişe duyuyor. Evet, gerçekten de prematüre bebeklerin bakımı biraz daha zor. Ancak, Alman Çocuk Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Alper Soysal’ın önerileri ile bugünleri kolaylıkla atlatabileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir prematüre bebek hangi şartlar sağlandıktan sonra hastaneden taburcu edilir?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Prematüre bebekler 3-4 şartı yerine getirebildiklerinde taburcu olabilirler. Ne kadar küçük doğmuş olursa olsun; eğer solunum problemi ortadan kalkmışsa, kuvözden çıkartıldığında üşümeyecek kadar kendi ısısını koruyabiliyorsa yani üşümüyorsa ve kendisini büyütebilecek kadar emmek suretiyle beslenebiliyorsa eve taburcu olabilir demektir. Prematüre bebekler bu yeteneklerin hepsini ortalama 34-35 haftalık iken yapabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek eve geldikten sonra nasıl bir beslenme düzeni olmalıdır? Hangi miktarda anne sütü veya mama verilmelidir?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Prematüre bir bebek evde 3 saatte bir veya eğer acıkırsa daha erken sürelerle beslenmelidir. Eğer anne sütü varsa anne sütü, yoksa prematüre maması veriyoruz. Anne sütünü de anne sütü güçlendiricisi ile takviye ediyoruz. Burada önemli olan günde ortalama 20-30 gr kilo almasıdır. Taburcu olduktan 1 hafta sonra mutlaka tartı kontrolü yapıyoruz. Haftada ortalama 150-200 gr tartı alması yeterli beslenebildiğini gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre bebeğin sağlığı hakkında kesin fikre sahip olabilmek için doğum zamanı mı yoksa kilosu mu anne ve baba tarafından kriter alınmalıdır?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Hamilelik süresi daha önemlidir. Çünkü 30 haftanın altında doğan bebekler en riskli grubu oluştururlar ve bu bebeklerin onda birinde kalıcı sorunlar gelişebilir. Ancak eğer hamilelik haftası 30 üzerinde ama kilosu 1000 gr altında ise, bu durumda da bazı riskler oluşabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre bebeğin evde kullanması gereken ilaçlar anne ve baba tarafından nasıl verilmelidir? Süte karıştırmak uygun mudur?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Genel prensip olarak evde kullanması gereken vitamin ve demir damlalarını direk olarak ağıza damlatmalarını tercih ediyoruz. Süte karıştırılması etkilerini azaltabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir prematüre bebek günde ne kadar uyumalıdır?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Her yeni doğan bebek günde ortalama 14-16 saat uyuyabilmesine rağmen kişisel farklılıklar olabilir. Prematüre bebekler ilk haftalarında biraz daha fazla uyuyabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman ve nasıl yıkanmalıdır?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Prematüre bebeklerin 2-3 günde bir yıkanmalarını tavsiye ediyoruz. Bu süre haftada en az iki olmalıdır. Prematüre bebekleri yıkarken zamanında doğan bebeklere kıyasla daha dikkat edilmeli ve nazikçe yıkanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altını ne sıklıkta değiştirmek gerekir? Pişik kremi, pudra, ıslak mendil kullanmak zararlı mıdır?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Altları sık sık değiştirilmeli. Her beslenme öncesi ve sonrasında kontrol edilmeli ve kirli ise değiştirilmelidir. Günde 3-4 kez koruyucu amaçla pişik kremi sürülebilir. Pudra ve ıslak mendil tavsiye etmiyorum. Alt temizliğinin kaynamış temiz suyla ıslatılmış pamuklarla yapılması, tahrişi en aza indirdiğinden daha uygun olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne şekilde yatırılmalıdır?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Zamanında doğan çocuklar gibi prematüre bebekler için tüm dünyada tavsiye edilen uyuma pozisyonu sırtüstü pozisyondur. Prematüre bebeklerde “ani beşik ölümü sendromu” daha sık görüldüğünden yatırılma pozisyonuna çok dikkat edilmelidir. Ayrıca bebek sert bir yatakta yatırılmalı, beşik etrafında yumuşak koruyucular kullanılmamalı, yastık kullanılmamalı, beşik içine ayıcık gibi yumuşak oyuncaklar koyulmamalıdır. Üzerine örtülecek battaniye ince ve tercihen delikli olmalı, yumuşak ve kalın yorgan kullanılmamalıdır. Bu önlemlerin hepsi, bebeğin henüz başını kaldıramaması ve tehlike durumunda kendini kurtaramaması nedeniyle ağız ve burnunun kapanıp nefes almasını engellemesin diye alınmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odasının sıcaklığı kaç derece olmalıdır?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Prematüre bebekler için ilk bir ayda oda sıcaklığı yaklaşık olarak 34-35 derece olmalıdır. Ancak her bebeğin daha rahat ettiği farklı ısı aralığı olabilir. Bu nedenle eğer mevcut ısıda iken bebeğin yüzü, kulakları ve burnu üşüyor ise sıcaklı bir derece artırılabilir. Aynı zamanda, özellikle çok küçük doğanlarda bebeğin vücut ısısını kontrol etmek en iyisidir. Vücut ısısı en kolay koltuk altından bir derece ile ölçülür ve 36.5-37 derece olması idealdir. 36.5 altında üşümüştür, 37 üstünde ise ısınmış demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar süre ile karantina durumu devam etmelidir?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Aslında karantina durumu değil, ancak bazı şeylere daha fazla dikkat ediyoruz. Örneğin bebeğe dokunmadan, kucağa almadan, beslemeden veya mamasını hazırlamadan önce ellerimizi mutlaka sabunlu su ile yıkamalıyız. Eğer ev halkından bir kişi gribal bir enfeksiyon geçiriyorsa, bebeğe yaklaşmasa dahi ev içindeyken mutlaka maske takmalı. Taburcu olduktan sonra 1.5-2 ay ev dışına çıkmalarını ve yine bu aylar arasında ev içinde kalabalık toplantılar yapılmasını istemiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giyiminde dikkat edilecek noktalar var mıdır?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Genellikle aileler prematüre olsun veya olmasın bebeklerini kat kat giydirmeye eğilimli oluyorlar. Bunu istemiyoruz. Oda ısısı uygun seviyede ise, bir body, bir tulum ve üzerine bir veya iki katlı ince bir battaniye yeterlidir. Ancak yine de ilk günlerde bebeğin ısısı iyi kontrol edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve çıktıktan sonra yaptırılması gereken testler var mıdır? Varsa bu testler nelerdir?&lt;br /&gt;Dr. Alper Soysal: Prematüre bebeklere hamilelik süresine göre birtakım tetkikler yapılır. Bunların bir kısmı eve taburcu olduktan sonra devam edebilir. Özellikle göz muayenesi, işitme tarama testi doktorunun önerisine göre yapılmalıdır. Prematüre bebeklerde kansızlık ve kemikte mineral azlığı daha fazla görülür ve bu durum kan tetkikleri ile takip edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: genelforum.gen.tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-2579814935889806089?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/2579814935889806089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=2579814935889806089&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/2579814935889806089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/2579814935889806089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/02/minik-bedenin-ev-serveni.html' title='Minik bedenin ev serüveni'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-2720827497107939243</id><published>2007-02-16T10:12:00.000+01:00</published><updated>2007-02-16T10:14:01.292+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Olası riskler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelişme geriliği'/><title type='text'>Rahim İçi Gelişme Geriliği</title><content type='html'>Diyelim bir bebek bekli­yorsunuz; en çok neyi merak edersiniz? Cinsi­yetini, göz rengini, saçla­rını burnunu, kilosunu... Ultrasonografiden edindiğiniz izlenimlerle, çeşitli fikirler yürütür, sohbetler edersiniz. Ama biri size, bebekle il­gili en önemli isteğinizi sorduğu za­man ilk aklına gelen, göz rengi, burnu, kilosu değildir; "Önce sağlıklı olsun" cümlesi dökülür du­daklarınızdan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten de her bebek için ilk dilek; sağlıktır. İşte bu yüzden hamilelik dönemindeki rutin kontroller, doğacak bebeğin sağlığının takibi açısından son de­rece önemlidir. Öyle ya karnımız kapalı bir kutu. İçimizde tek bir hücrenin milyonlarca kez bölüne­rek, küçük bir insan haline gelme­sini göremeyiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük tekmeleri ve dönmesi dışında bebeğimizin sağlı­ğıyla ilgili bilgi alabileceğimiz kişi; yalnızca doğum uzmanlarıdır. An­cak bazı durumlarda, uzmanların bebeğimizin gelişimiyle ilgili verdi­ği bilgi tedirgin edicidir. Eğer uz­manınız 'Rahim içi Gelişme Geriliği'nden bahsediyorsa, artık daha dikkatli ve titizlik göstereceğiniz günler sizi bekliyordur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim içi Gelişme Geriliği nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanların İntra Uterin gelişme geriliği olarak da tanımladığı Ra­him içi Gelişme Geriliği, bebeğin, anne karnındaki gelişiminin ortala­ma değerlere göre olması gereken­den daha geride bulunması ve ol­ması gereken ile mevcut olan ara­sındaki farkın giderek daha da art­masıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin son adet tarihi­ne göre 16 haftalık gebeliği olması gereken bir anne adayının, ultrason ile yapılan ölçümlerinde bebeğinin 13 haftalarda çıkıyor, yani 3 hafta­lık bir fark söz konusu. Bundan bir ay sonra yapılan değerlendirmeler­de ise son adet tarihine göre 16+4 = 20 haftalık olan gebelik yaşı, ultrasonda ise 13+4 = 17 olması bek­lenirken, diyelim ki 15 haftalık çı­kıyor. Bu durumda son adete göre gebelik yaşı ile ultrasona göre ge­belik yaşı arasındaki fark 3 hafta iken 1 ay sonra 5 haftaya çıkmış. İşte bu örnekteki gibi, bebeğin gelişiminin giderek daha geri kalması durumu, Rahim içi Gelişme Geriliği olarak adlandırılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yüz hamileden 7'sinde görülen Rahim içi Gelişme Geriliği'nde bebekler akranlarına göre daha küçük dünyaya geliyor. Tabii birçok sorunla beraber... Ancak Rahim içi Gelişme Geriliği'nin çok iyi bilinmemesi nedeniyle bu sorunla doğan bebekler, genellikle prematüre (vaktinden önce doğan) bebeklerle karıştırılıyor. Oysa bu iki durum, sonuç olarak küçük doğmaları nedeniyle birbirine benzeyen bebeklerin doğumuna neden olsa da aralarında temel farklılıklar var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre bebek; anne karnında geçirmesi gereken süreyi bütünüyle tamamladığı için hem gelişmesi eksik kalmış, hem de doğum ağırlığı düşük olarak doğmuş oluyor. Bu bebeklerin, normal doğum sürelerini tamamlamadan dünyaya gelmiş olmaları; doğum sonrasında dış dünyaya uyum zorluğu görülüyor. Bunun için de uzmanların tıbbi desteğine ihtiyaç duyuyorlar. Oysa Rahim içi gelişme gelirinde ise, bebeğin anne rahmindeki büyümesi değişik nedenlerle kısıtlanmasına rağmen; organ gelişimi doğumun gerçekleştiği gebelik haftasına tamamen uygun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek nasıl etkileniyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim içi Gelişme Geriliği saptanan bebekler çeşitli sağlık sorunu yaşamaya aday olarak dünyaya geliyorlar. Üstelik bu sorunlar yalnızca bebeklik dönemine ait değil. Çocukluk ve ergenlik dönemine de uzayabiliyor. Bu konuda yapılmış araştırma sonuçları durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. İşte size çarpıcı bir iki sonuç...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•          Büyüme gelişme geriliği olan bebeklerde, normal doğan bebeklere göre, doğum ve doğum sonrası erken dönemde bebek ölüm oranı 8 kat yüksek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•          Doğum öncesi dönemde asfiksi ve buna ait sorunlar, normal doğan bebeklere göre, 5 kat daha yüksek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•          Deri altı dokularındaki yağ ve karaciğerdeki şeker depolarının ye­tersizliği, doğum sonrası erken dö­nemde sık olarak vücut ısısı ve kan şekeri düşmesine neden oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•          Büyüme ve gelişme geriliği olan bebeklerin % 30-40'mda öğrenim çağında öğrenme ve davranış bo­zuklukları ortaya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Risk faktörlerine dikkat!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim içi Gelişme Geriliği sorunu yaşayan fetusların (anne karnında­ki dönem) yüzde 75'inde bu olaya neden olan çeşitli risk faktörleri söz konusudur. Ancak bu riskler daha çok anne adayında görülen çeşitli hastalıklar, genetik özellikler ve hamilelik sırasındaki olumsuz ya­şam koşullarına ait. Araştırmalara göre belirlenen risk faktörleri şun­lar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•  Daha önceden aynı sorunlara sa­hip bir bebek doğurmuş olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•  Gebelik zehirlenmesi (eklampsi, preeklampsi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•  Kronik hipertansiyon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•  Diyabet,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•  Gebelik süresince sigara kullanımı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•  Özellikle son 3 ayda yetersiz kilo alımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne adayındaki bu risk faktörleri­nin önemli bir kısmı, bebeği anne rahminde besleyen plasenta adı ve­rilen organda, damar hasarı yara­tarak, bebeğin beslenmesini kısıtlı­yor. Ve bu kısıtlanma farklı du­rumlar yaratabiliyor. Uzmanların simetrik ya da simetrik olmayan gelişme geriliği olarak açıkladığı bu farklılık sonucu, anne karnındaki gelişimleri de değişiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim içi Gelişme Geriliği ile doğan her yüz bebekten 60'mda karşılaşılan Asi­metrik Rahim içi Gelişme Gerili­ğinde; bebeklerin merkezi sinir sis­temini ön planda koruyan meka­nizmalar nedeniyle, kafa çapının normal olmasına rağmen, özellikle karın çevresindeki büyüme sınırlı kalıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asimetrik gelişme gerili­ğinde, genelde hamileliğin son dö­nemlerinde aniden ortaya çıkan yüksek tansiyon veya diyabet gibi hastalıkların etkisiyle bebeğin yağ depoları azaldığı için bu şekli alı­yor. Her yüz bebekten 40'ında gö­rülen simetrik olarak tanımlanan durumda ise, tüm vücut kısımları­nın büyümesi, doğru orantılı ola­rak geri kalmakta. Ancak bu ciddi sonuçları olan bir durum. Uzman­lara göre simetrik rahim içi gelişme geriliği olması için çok önemli risk faktörlerinin, fetusu etkileyen kro­mozom kusurlarının veya enfeksi­yonların yaşanması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl teşhis edilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik döneminde yapılan rutin sağlık kontrolleri sırasında rahmin olması gereken küçük olmasının yanı sıra, ultrasonografide bebeğin haftasına göre olması gereken ağır­lıktan düşük, ölçütlerinin de küçük olmasıyla teşhis ediliyor. Bu muayeneler sırasında bebeğin ölçüm değerlerinin normal bebeklere göre alt ve üst sınırlar arasında olması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, Rahim içi Gelişim Geriliği tanısı koymanın zor olduğunun bi­linmesi gerekiyor. Bu nedenle ult­rasonografide bebeğin baş çevresi, baş çapı, karın çevresi ve uyluk ke­miği ölçümleri bir arada değerlen­diriliyor. Eğer bu ölçümlerde be­bek, olması gerekenden 2 haftalık geride ise Rahim içi Gelişme Gerili­ği düşünülüyor. Rutin takiplerde bu geriliğin devam etmesi tanıyı güçlendiriyor. Rahim içi Gelişme Geriliği konusunda yardımcı bir tanı yöntemlerinde biri de renkli ultrason olarak da bilinen doppler ultrasonografidir. Burada bebeğe giden damarlardaki kan akımları değerlendirilerek, yeterli beslenip beslenmediği kontrol edilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl önlenir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim iç Gelişme Geriliği ile müca­delenin yolu; anne adayının önce­likle rutin hamilelik kontrollerini ihmal etmemesi gerekiyor. Çünkü erken dönemde teşhis konulmasıy­la anne rahmindeki bebeğin kısıtlı olan beslenmesinin arttırılması sağ­lanıyor. Beslenmenin çoğalması, bebekte ortaya çıkabilecek sorunların da azalması demek... Gerekti­ğinde ise, en uygun koşul ve za­manda bebeğin doğumu gerçekleş­tiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanların, Rahim içi Gelişme Geriliği teşhisi koyduğu anne adaylarında dikkat ettikleri nokta­lar şunlar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•   Kronik hipertansiyon,  diyabet, çok erken yaş (18 yaşından küçük) ve ileri yaş gebeliği (35 yaşından büyük), çoğul gebelik gebelikler,  gebelik esnasında beslenme yetersizliği olan gebelerin doğum öncesi takip­leri daha sık aralıklarla ve daha detaylı yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•   Gebelikte sigara içimine izin ve­rilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•   Çok ağır efor gerektiren çalışma hayatı ve çevre kirliliğine neden olan koşullarda çalışmaması konu­sunda uyarılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•   Daha önce başkaca bir nedenle kromozom anomalisi var olan çift­lerden, gebelik öncesinde bu açıdan da bir risk taşıyıp taşımadıklarının belirlenmesi için karyotip tayini adı verilen genetik analizin yapılması isteniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•   Anne adayının ve dolayısıyla fetusun muhtemel enfeksiyonlara karşı ya gebelik öncesi Hepatit B ya da tetanoz gibi aşılamalarla ya da gebelik esnasında alınacak ted­birlerle koruması sağlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken doğuma neden olabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim içi Gelişme Geriliği duru­munda erken teşhis konulması du­rumunda mevcut sistemik hastalık­ların hızlı bir şekilde tedavi edilme­si, sigara içilmesinin engellenmesi, zengin diyet ve bol sıvı alımının sağlanması ve yatak istirahatının desteklenmesi hayat kurtarıcı ted­birler arasında sayılıyor. Ancak bü­tün bu tıbbi ve destek tedavilerine rağmen bebeğin anne rahmindeki büyüme ve gelişmesindeki kısıtlılık artıyor ya da tamamen duruyorsa; akciğerlerini olgunlaştıracak teda­viler yapılıyor. Ve bebeğin doğum sırasında daha az zarar görmesi ge­rektiğinden, doğum şekli genellikle sezaryen yöntemiyle gerçekleş­tiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op.Dr.Özgür Leylek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak: bebekkokusu.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-2720827497107939243?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/2720827497107939243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=2720827497107939243&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/2720827497107939243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/2720827497107939243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/02/rahim-ii-gelime-gerilii.html' title='Rahim İçi Gelişme Geriliği'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-8515272507554669983</id><published>2007-02-16T07:21:00.000+01:00</published><updated>2007-02-16T07:23:44.659+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Olası riskler'/><title type='text'>Yeme yutma bozuklukları</title><content type='html'>“Disfalji” de denen yutma bozuklukları merkezi sinir sistemi hastalıkları, gastroentestinal hastalıklar, prematüre doğum veya düşük doğum kilosu, damak/dudak yarıkları, solunum problemleri veya kalp hastalıkları gibi durumlardan kaynaklanabilir. Ayrıca otizm veya zihinsel gelişim problemi yaşayan çocuklarda da yutma veya yeme bozuklukları görülebilir...  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yutma ve yeme bozuklukları olan çocuklar konuşma ve lisan patologlarının tedavilerine katkıda bulundukları en karmaşık hasta gruplarından biridir. “Disfalji” de denen yutma bozuklukları merkezi sinir sistemi hastalıkları, gastroentestinal hastalıklar, prematüre doğum veya düşük doğum kilosu, damak/dudak yarıkları, solunum problemleri veya kalp hastalıkları gibi durumlardan kaynaklanabilir. Ayrıca otizm veya zihinsel gelişim problemi yaşayan çocuklarda da yutma veya yeme bozuklukları görülebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeme ve yutma bozukluğu olan çocuklar disfaljinin şiddetine, tipine ve buna sebep olan hastalığa göre anne babalara çok farklı işaretler verebilirler. Çok tipik semptomlar şunlardır; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Çiğneme güçlüğü &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Biberondan veya bardaktan bir şey içmede sorlanma &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Annenin memesini alamama &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yemek veya içeceği reddetme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yeme veya içme esnasında sıkça öksürme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Çok fazla salya akıtma, ağızda yemek ve içeceği tutamayarak akıtma &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sıvıların burundan çıkması &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Öğürme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Öğünlerde kusma &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Öğün zamanı huysuzlaşma ve ağlama &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sadece belli kıvamda veya belli çeşit gıdaları kabul etme (örneğin sadece blenderda çekilmiş gıdaları yeme) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sık üst solunum yolu enfeksiyonu veya zatürree geçirme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yaşına uygun kilo alamama &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer çocuğunuzun herhangi bir şekilde bir yeme problemi olduğundan şüphe ediyorsanız; ilk yapacağınız, hiç vakit kaybetmeden sizi takip eden çocuk doktoruyla bağlantıya geçmek olmalıdır. Doktorunuzun yapacağı detaylı muayene reflü ve metabolik sendromlar gibi yeme veya yutma problemi olduğu belirlenirse ihtiyaca göre çeşitli tedavi şekilleri belirlenebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedaviden maksimum faydanın sağlanabilmesi ve hiçbir şeyin gözden kaçmaması için çocuğunuzun, içinde konuşma ve lisan patoloğunun da bulunduğu bir ekip tarafından takip edilmesi gerekir. Çocuk doktoru, pediatrik gastroentrolog, diyet uzmanı ve psikolog bu takımın diğer önemli üyeleridir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değerlendirme aşamasında konuşma ve lisan patoloğunun görevi çocuğunuzun yutmanın hangi aşamalarında ve ne tip yiyecek ve içeceklerde problem yaşadığını belirlemek ve sonrasında da bu bulgular ışığında bir rehabilitasyon programı çizmektir. Rehabilitasyon lokmayı ağızdan daha rahat manipüle etmeyi, farklı yemek ve likitlere karşı olan toleransın arttırılmasını, emme ve içme kabiliyetinin geliştirilmesini, hava yolunu tehlikeye sokmadan güvenli yutma tekniklerinin öğrenilmesini veya çocuğun ihtiyacına göre farklı davranışsal terapi tekniklerini içerebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aile üyeleri açısından çocuğun probleminin ne olduğunu ve tedavi planını iyi anlamak, tedavinin düzenini aksatmamak, öğrenilen teknikleri evde de uygulamaya çalışmak ve çocuğun tedavisinin parçası olan herkesle bağlantı halinde olarak tedavinin gelişim sürecini iyi takip etmek tedavinin başarısı açısından başta gelen noktasıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E. Burcu Ardaman &lt;br /&gt;Konuşma ve Lisan Patoloğu  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: annelergrubu.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-8515272507554669983?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/8515272507554669983/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=8515272507554669983&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8515272507554669983'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8515272507554669983'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/02/yeme-yutma-bozukluklar.html' title='Yeme yutma bozuklukları'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-3110866571694837912</id><published>2007-02-12T09:13:00.000+01:00</published><updated>2007-02-01T17:23:06.131+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşırı uyarılma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dokunma'/><title type='text'>Bebeğime dokunmak istiyorum</title><content type='html'>________________________________________&lt;br /&gt;Prematüre Bebeğe Nasıl Dokunulur – Aşırı Uyarıyı Önlemek için Yapılacaklar &lt;br /&gt;________________________________________&lt;br /&gt;Sevgi birbirinize kaç kere dokunduğunuzla değil birbirinize kaç kere uzanabildiğinizle ölçülür.&lt;br /&gt;-Cathy Morancy&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık çocuğunuz dünyaya geldiğine göre, muhtemelen  değerli prematürenizi kucağınıza alıp nihayet onun annesi/babası olduğunuzu hissetmek için sabırsızlanıyorsunuzdur. Hastane bebeğinizi kucağınıza almanıza izin vermeyebilir ya da  prematüre bir bebeğe nasıl dokunmanız gerektiğini hakkında sizi bilgilendirmiyor olabilirler.&lt;br /&gt;Bebeğiniz çok küçük olabilir ve bu kadar minik bir bebeğe ne tür bir fizik tedavi uygulanabileceğini merak ediyorsunuzdur. Elbetteki bebekle egzersizler yapılmaz. Ama son derece hassas ve henüz olgunlaşmamış olan sinir sistemini korumak için elinizden geleni yapmalısınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin sırrı aslında “derin” dokunuşlar. Ellerimiz rahim duvarıymış gibi davranalım. Bebeğe hafifçe ya da dokunmaktan korkarmış gibi usulca dokunmak yerine başını ya da kıvrılmış bacaklarını ellerimizin arasına alalım ve hafif baskı uygulayarak kıpırdamadan dokunmaya devam edelim. Önceleri birkaç dakika ile başlayalım. Başlangıçta Yoğun Bakım önlüğünü giyip ellerinizi dezenfekte etmek bebeğinize dokunmaktan daha uzun sürüyor gibi gelebilir. Ama zamanla bu süreyi artırabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim “prematüre dili”ne. Prematüre bebeklerde henüz olgunlaşmamış sinir sistemlerinden dolayı “aşırı uyarılma” görülebiliyor. Aşırı uyarılmanın belirtileri ise oksijen satürasyonunun düşmesi ve çok hızlı (taşikardi) ya da çok yavaş (bradikardi) kalp atışı.  Bebekler bazen gürültüyü, dokunmayı, etkileşimi tolere edebilirken bazen de satürasyonlarını düşürerek “geri çekilin” mesajı verebiliyorlar. Kalp atışını ve oksijen satürasyonunu görmek için monitörleri sürekli kontrol edin ama daha da önemlisi bebeğinizi sürekli gözlemleyin. Kısa sürede bebeğinizin sizinle nasıl iletişime geçtiğini öğrenerek isteklerine saygı duyacaksınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek tür uyarıda bulunmayı deneyin. Örneğin dezenfekte ettiğiniz ellerinizle bebeğinize dokunacaksanız konuşmayın ya da şarkı söylemeyin. Aynı şekilde  göz teması kuracaksanız, bebeğinizin bakışını yakalayın,  konuşmayın, şarkı söylemeyin ya da dokunmayın – fakat uzun süre de göz temasınızı devam ettirmeyin. Bakışlarını nasıl geri çekeceğini bilemeyip kendini kıstırılmış hissedebilir. &lt;br /&gt;Kucağınıza alabildiğinizde ise aynı anda göz teması kurmayın, konuşmayın, şarkı söylemeyin. Kalp atışınızı duymak, teninizi hissetmek ve aynı anda kokunuzu duymak bile fazla gelebilir bebeğinize. Kucağınıza alıp gözlerine bakmanız ve ninni söylemeniz için çok  zamanınız olacak. Nasıl ki zamanında doğan bebeklerin anne babaları bebekleri doğuncaya kadar ona dokunmak, ninni söylemek, bebeklerini kucaklarına almak için beklemek zorundadır, siz de biraz beklemek zorundasınız.  Bebeğiniz etrafındaki çeşitli uyaranlara alıştıkça, aynı anda birden fazla uyaranı tolere edebilecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanguru tutuşu bebeğinizi doğrudan göğsünüzün üzerine koymanız demektir (ve evet hem anneler hem de babalar için geçerlidir). Ten temasının prematüreler için yararlı olduğuna dair kanıtlar bulunmaktadır. Hastanenizden bebeğinizle ne zaman kanguru tutuşu yapabileceğinizi öğrenin ancak bazı hastaneler maalesef buna izin vermemektedir. Kanguru tutuşunda hastanede kendinizi iyi hissettirebilecek en güzel anları yaşarsınız. Gerçekten bebeğinizin annesi olduğunuzu hissedersiniz. &lt;br /&gt;Prematüre bebeğiniz bazen gerileme gösterirse şaşırmayın. Aslında bunu beklemelisiniz de. Belki hem kucağınıza alıp hem de göz teması kurarak şarkı söyleyebiliyor ve kanguru tutuşu yapabiliyorsunuz. Fakat bir süre bebeğiniz bunların hiçbirini tolere etmeyebilir. Hatta tamamen yalnız kalmayı isteyebilir, buna ihtiyaç duyabilir. Belki de bebeğinizin tüm gücünü sağlık sorunlarına karşı mücadele etmek için kullanmak istiyordur. Fakat bebeğiniz eninde sonunda  sizin sesinize alışacaktır. Odaya girip konuşmaya başladığınızda oksijen satürasyonunun hızla arttığını görürseniz şaşırmayın. Annesini, babasını karşılıyordur minik bebeğiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇOK önemli bir başka nokta da kuvözün olduğu yerde ses ve ışığın minimum düzeyde tutulması. Yoğun Bakım Ünitesi’ndeki ses düzeyi çok fazla olabilir (alarmlar, monitörler vs). Alçak sesle konuşmak bebeğinizin aşırı uyarılmasını önler. Kuvözün üzerine hiçbir şey koymayın. Üzerine koyduğunuz eşyaların çıkardığı sesler kuvöz içerisinde bebeğiniz için son derece rahatsızlık verici olabilir. &lt;br /&gt;Bebeğinizin büyümek ve iyileşmek için huzura ve uykuya ihtiyacı var. Bebeğinizi görmeye geldiğinizde  muayeneleri yeni bitmiş ise bırakın dinlensin. Siz de bunu dinlenmek için fırsat olarak görün. Hastaneniz ziyaretçi kabul ediyorsa, gelen ziyaretçileri de bu konuda uyarın... Hatta kuvözün üzerine “ŞŞŞT! Sessiz olun lütfen! Bebek büyüyor” yazan bir not dahi asabilirsiniz. &lt;br /&gt;Bu kadar kırılgan olup bir o kadar da güçlü olmaları ne kadar şaşırtıcı değil mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: T-Bone's Survival Tips for New Preemie Parents&lt;br /&gt;Yazan: Susan W &lt;br /&gt;Türkçe yeniden yazan: Deniz B&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli Uyarı: yukarıda yer alan bilgiler aşırı uyarılma ile ilgili bir rehber niteliği taşıyıp neonatalogların tıbbi öneri ve bilgilerinin yerini hiçbir şekilde alamaz. Bu konuda bilgi için lütfen bebeğinizin doktoruna danışın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-3110866571694837912?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/3110866571694837912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=3110866571694837912&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3110866571694837912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3110866571694837912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/02/bebeime-dokunmak-istiyorum.html' title='Bebeğime dokunmak istiyorum'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-6451180501235217756</id><published>2007-02-01T17:20:00.000+01:00</published><updated>2007-02-01T17:23:06.700+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='RSV'/><title type='text'>RSV</title><content type='html'>Respiratuvar sinsitiyal virüs RSV Hastalığı &lt;br /&gt;--------------------------------------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Respiratuvar sinsitiyal virüs (RSV) iki yaşına kadar hemen hemen tüm çocukları enfekte eden çok yaygın ve bulaşıcı bir virüstür. RSV bebeklerde bronşiyolit ve zatürre gibi yaşamı tehdit eden şiddetli solunum yolu enfeksiyonlarına yol açar. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde ciddi salgınlar yapar. Yüksek riskli bebeklerde (prematüre bebekler, kalp, akciğer sorunlu ve bağışıklığı baskılanmış olan çocuklar) önemli oranda morbidite ve mortaliteye yol açar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bebeklikte geçirilen RSV ileri yıllarda reaktif hava yolu hastalığı (RAD- reaktive airway disease) gelişimine yol açabilir. Halen şiddetli RSV enfeksiyonunun etkili ilaç tedavisi olmayıp, enfeksiyon kontrolü ve önleme en etkili seçenekler olarak görülmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak 1956 yılında üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren bir şempanzeden izole edilmiştir. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;RSV çok bulaşıcı olup insandan insana temas ya da kirlenmiş eşyalarla bulaşır. Damlacık yoluyla bulaşma oldukça kısıtlıdır. Çünkü virüs aerosol içinde inaktive olmaktadır. Kuluçka süresi birkaç gün ile bir haftadır. Viral çoğalma bebeklerde ve bağışıklığı yetersiz kişilerde oldukça fazla ve uzun olup hastaneye yatırılmış bebeklerin virüsü 21 gün boyunca yaydığı gösterilmiştir. Sekretuvar ve serum antikorları koruyucu olup, internal viral proteine karşı hücresel immün yanıt enfeksiyonun sonlanmasını sağlar. İmmün yanıt humoral ve hücresel olmakla beraber doğal bağışıklık yetersiz olup reenfeksiyon sıktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilık iklimlerde kış mevsiminde tropikal iklimde yağmurlu dönemlerde enfeksiyon sık görülür. Bebeklerin yarısı kış aylarında RSV ile enfekte olur. İki yaşına kadar hemen her çocuk enfeksiyona yakalanarak 24 aya dek %95 kanında antikor (+) olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RSV’li bebeklerin %2’sinin hastaneye yatırmak gerekir. Bunların beşte biri solunum desteğine gereksinim duyar. Yüzde 1.5’i ölür. Dereli ve arkadaşları iki ay ve iki yaş arası 65 akut bronşiyolitli hastaneye yatan çocukta ve altı ay - sekiz yaş arası üst solunum yolu enfeksiyonlu 35 çocukta RSV seropozitifliğini araştırmışlar ve birinci grupta %29.2, ikinci grupta %11.4 olarak bulmuşlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altı ayın altındaki çocuklarda şiddetli enfeksiyon için risk etmenleri vardır: Bunlar; prematüre doğum,  immün yetmezlik ve kalp-akciğer hastalıklardır. Düşük sosyoekonomik durum daha yüksek atak oranına neden olur . &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanı &lt;br /&gt;Başlıca laboratuvar yöntemi respiratuvar sekresyonda virüsün saptanmasına dayanır. Bu testler bebeklerde erişkinlere göre daha duyarlıdır. Çünkü bebeklerde virüs saçılması daha uzun ve yoğundur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klinik Belirtiler RSV enfeksiyonu çocukluk çağında en sık burun akıntısı, öksürük ve ateş ile karakterize üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde görülür. Virüs aynı zamanda krup, orta kulakiltihabı, bronşiyolit ve zatürreye yol açar. Bronşiyolit ve zatürre olgularında hastaneye yatış en sıktır . &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Radyografide havalanma fazlalığı, diffüz interstisiyel tutulum, peribronşial kalınlaşma ve kendiliğinden düzelen segmental atelektazi görülür . &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi &lt;br /&gt;Tam bir tedavisi olmayıp destekleyici tedavi uygulanır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:tr.net&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-6451180501235217756?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/6451180501235217756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=6451180501235217756&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6451180501235217756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/6451180501235217756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/02/rsv.html' title='RSV'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-4620164316515821715</id><published>2007-01-30T08:47:00.000+01:00</published><updated>2007-01-30T08:50:00.506+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kaynaklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakım'/><title type='text'>bakım/beslenme/uyku</title><content type='html'>Doktoramcam.com'da yer alan &lt;a href="http://www.doktoramcam.com/haber_oku.asp?haber=12"&gt;şu makalede &lt;/a&gt; pek çok önemli bilgi yer alıyor...&lt;br /&gt;Beslenme programından nasıl uyumalı'ya kadar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-4620164316515821715?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/4620164316515821715'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/4620164316515821715'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/01/bakmbeslenmeuyku.html' title='bakım/beslenme/uyku'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-5278469176371662688</id><published>2007-01-30T08:45:00.000+01:00</published><updated>2007-01-30T08:47:12.778+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Olası riskler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ROP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NEC'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BPD'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fıtık'/><title type='text'>Olası riskler</title><content type='html'>Prematüre bebeklerde, anne karnında geçirdiği süre 30-33 haftadan az olan bebekler için sık ve 34 haftayı aşmış bebekler için ise daha az rastlanan problemler aşağıda belirtilmiştir:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; • Devam eden duktus arteriozus (PDA), doğum sonrası genellikle kapanan ancak özellikle de prematüre bebeklerde açık kalabilen bir kan damarıdır. Sıklıkla PDA kendiliğinden kapanır. Kapanmıyor ve bebeğin hayatını tehdit eden sorunlara yol açıyorsa uygun ilaçlar ile veya bu yeterli olmazsa operasyonla kapatılması gerekebilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; • İntraventriküler hemoraji (IVH), beyinde meydana gelen bir kanamadır. Beyin içindeki boşlukları kaplayan damar yapılarının, henüz tam gelişmemiş olmasına bağlı olarak, kendiliğinden, herhangi bir travmaya maruz kalmaksızın oluşur. Rutin kafa ultrasonları sırasında tespit edilebilir. Çoğu kanama, doğumdan sonraki ilk birkaç günde meydana gelir ve 3 ya da 4 günlük olanların dışında pek fazla uzun dönemli probleme yol açmaz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; • Mikrobik hastalıklar yine erken doğan bebeklerin en büyük sorunlarındandır. Annedeki bir enfeksiyon genellikle hem erken doğum sürecine yol açar, hem bebeğe de enfeksiyon etkeninin bulaşmasıyla sonuçlanır. Aynı zamanda erken doğan bebeğin bağışıklık sistemlerinin de gelişmemiş olması bu duruma katkıda bulunur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; • Nekrotizan enterokolit (NEC), kalın bağırsak dokularının tepkisidir. Genellikle beslenme başlayana kadar ortaya çıkmaz ve şiddetine bağlı olarak antibiyotikler, serumlar ve bazen de cerrahi müdahale gerektirebilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; • Prematürite retinopatisi(ROP), bir göz hastalıkları uzmanı tarafından takip edilmesi gereken ve prematüre bebeklerin gözlerindeki anormal kan dokuları anlamına gelir. Sebebi genellikle akciğerlerin tedavisi sırasında mecburen verilen oksijendir. Ancak uzun süre yüksek oranda oksijen alanlarda görülmesi daha olasıdır. Yapılması gerken 34 hafatyı bitirdikten sonra özellikle retina konusunda tecrübeli bir göz hekimi tarfından kontrol edilmesidir. Bu tür bölümler genellikle üniversitelerin göz kliniklerinde bulunmaktadır. Hastalığın derecesine göre lazer veya kriyoterapi gibi tedavi yöntemleri mevcuttur. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; • Apne ve bradikardi (Apnea of Prematurity), gelişmemiş solunum ve sinir sistemlerinin bebeklerin nabızlarında düşüşe ve kısa periyotlarla nefeslerinin durmasına yol açmasıdır. Apne sürelerinin sıklık ve uzunluğuna bağlı olarak uygulanacak hassas bir bakım, apnelerin önlenmesi için teofilin türü ilaçlardan faydalanılabilir. Çok ısrarlı olan solunum durmalarında oksijen ve CPAP(burundan basınçlı hava ile yarı destek), hatta bazen solunum cihazı yardımıyla tedavi edilebilir. Yine ısralı ve uzun süren apneler varlığında beyin içine kanama, enfeksiyon, şeker ve kalsiyum düşüklüğü gibi birçok sebep araştırılmalı, varsa düzeltilmelidir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; • Anemi veya düşük kan sayımı, bazen kan naklini gerektirebilir. Yine ani kan düzeyi düşüklükleri halinde iç organ, özellikle de beyin kanamaları araştırılmalıdır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; • Bronkopulmoner Displazi (BPD) veya kronik akciğer hastalığı. Bebek doğumdan sonraki 4. haftayı geçmiş ve/veya 36 haftayı tamamlamış olmasına rağmen halen solunum problemleri ve oksijen ihtiyacı devam ediyorsa bu tanı konur. Diüretikler, bronş açıcılar ve/veya kortizon türü ilaçlardan oluşan uzun süreli bir tedavi ve oksijen desteğine ihtiyaç duyabilirler ve muhtemelen bu rahatsızlığı taşımayanlara kıyasla daha fazla kalori almaları gerekecektir. Bu tür bebekler yaşmalrının ileri safhalrında çok sık hastalanan çok sık bronşit olan çocuklar olarak karşımıza çıkabilirler. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; • Prematüre bebeklerde karın kasları ve bağ dokularının zayıflığı nedeniyle kasık fıtığı ve su fıtığı(hidrosel) gibi problemler de daha sık görülmektedir. Su fıtığı genellikle aşırı büyük değilse beklenebilir, ancak hidroselin aksine gereçek fıtıklar genellikle amelyat edilmelidir. Bunun ayrımını mutlaka çocuk hekminiz ve/veya bir çocuk cerrahı yapmalıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: doktoramcam.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-5278469176371662688?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/5278469176371662688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=5278469176371662688&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5278469176371662688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/5278469176371662688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/01/olas-riskler.html' title='Olası riskler'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-3491045986617721776</id><published>2007-01-29T16:17:00.000+01:00</published><updated>2007-01-29T16:19:48.793+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='forum'/><title type='text'>Forum da açıldı</title><content type='html'>Yan tarafta linki var ancak &lt;a href="http://www.phpbbplanet.com/elimitut/"&gt;buradan&lt;/a&gt; da ulaşabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-3491045986617721776?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3491045986617721776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/3491045986617721776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/01/forum-da-ald.html' title='Forum da açıldı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-2065004688333934374</id><published>2007-01-26T07:35:00.000+01:00</published><updated>2007-01-26T07:45:12.047+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yenidoğan'/><title type='text'>İlk İzlenimler</title><content type='html'>Bebeklerin alnının biraz üstünde bıngıldak bulunur. Burası kafa kemiklerinin kaynamaya  başladığı yerdir. Bebek 18 aylıkken  kemikler birleşir ve bıngıldak kaybolur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözler mavimsidir. Altıncı aya kadar gerçek rengi belli olmaz. İlk aylarda şaşılık normaldir. Bebeği yüzünüzden 25 cm kadar uzakta tutarsanız sizi görebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnakları uzun olabilir. Memeleri şiş olabilir. Bir süre sonra geçecektir. Cildinde lekeler olabilir. Bacakları hafif yamuk olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak:cicibebe.net&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-2065004688333934374?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/2065004688333934374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/2065004688333934374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/01/ilk-izlenimler.html' title='İlk İzlenimler'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-1911060778967465613</id><published>2007-01-25T10:25:00.001+01:00</published><updated>2007-01-25T10:26:33.089+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sık sorulanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakım'/><title type='text'>Prematüre Bebeğin Bakımı</title><content type='html'>Prematüre Bebeğin Bakımı - II &lt;br /&gt;Sıkça Raslanan Sorunlar ve Öneriler &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------------------------------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Münevver Türkmen, Neonatolog &lt;br /&gt;Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD, Aydın &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Prematüre doğan bebeklerde en sık rastlanan sorunlar nelerdir ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken doğan bebeklerin akciğerlerinde sürfaktan denen bir maddenin yeteri kadar yapılamamasına bağlı olarak, doğumundan sonraki saatlerde inleme, solunum sıkıntısı gelişebilir. Bu hastalığa respiratuar distres sendromu denir. Bu bebekler, eksik olan maddenin solunum yolu ile verilmesiyle tedavi edilebilebilmektedirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken doğan bebeklerin beyinlerindeki solunum merkezinin yeteri kadar olgunlaşmamasına bağlı olarak solunumları zaman zaman duraksayabilir. Bu 20 saniyeyi aşan solunum duraksamasına  apne denir. Bebek büyüdükçe kendilinden düzelir ancak bebek yoğun bakım ünitesinde izlenirken çok sık apne gelişirse önce ilaç tedavisine başlanır. İlaç etkili olmazsa solunum makinesine bağlamak gerekebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre bebeklerin sindirim sistemi yeteri kadar olgunlaşmadan doğdukları için beslenmeye başlandıktan kısa süre sonra nekrotizan entrokolit denen barsak hastalığı gelişebilir. Bu hastalık besin intoleransı, safralı kusma veya safralı mide içeriği, karnında şişme şeklinde başlar, bebeğin hayatını tehlikeye sokabilir. Bu durumda hemen beslenme kesilerek bebek damar yoluyla beslenmeye başlanır. Bu aşamada tespit edilen bebeklerin çoğu iyileşir.  Bazen de cerrahi girişim gerekebilir, hayatın daha sonraki döneminde başka barsak sorunları da ortaya çıkabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarılık yenidoğanların çoğunda görülen fizyolojik bir durumdur. Bebeklerin kırmızı kan hücrelerinin bir kısmının parçalanmasına bağlıdır.  Bu sarılık bazen fizyolojik sınırları aşabilir, fototerapi (ışın tedavisi), kan değişimi gerekebilir. &lt;br /&gt;Prematüre retinopatisi prematüre doğan bebeklerin göz damarlarında gelişen, körlüğe yol açabilen  bir sorundur. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde izlenen çok erken doğan bebekler prematüre retinopatisi açısından yakından izlenirler. &lt;br /&gt;Anne karnındaki bebeklerin akciğerleri işlevsizdir. Bunun için sağ kalpten akciğerlere gönderilen kan duktus arteriozus denen bir bağlantı ile ana atar damara geçer. Bu kanalın doğumdan sonra hemen kapanması gerekir.  Çok küçük prematürlerde bu kapanma gerçekleşmeyebilir. Bu durum bebeğin kalbini yorduğu için ilaçla kapatılmaya çalışılır. Kapanma gerçekleşmezse cerrahi girişimle kapatılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre bebek ne zaman beslenir ? &lt;br /&gt;Prematüre bebekler bir takım sorunları nedeniyle ağız yoluyla veya sonda ile bir süre beslenemeyebilirler. Bu süre boyunca  anne sütü salgısının devam etmesi için süt sağma pompalarından faydalanılabilir. Sağılan süt daha sonra verilmek üzere dondurularak saklanabilir. Sağılan anne sütü daha sonra bebeğin durumuna göre ağızdan veya burundan yerleştirilen bir  sonda aracılığı ile bebeğe verilebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre bebek ne ile beslenmeli ? &lt;br /&gt; Prematüre bebekler için en uygun besin kendi annelerinin sütüdür. Prematüre doğum yapan annelerin sütleri zamanında doğum yapan annelerin sütlerine göre daha fazla protein içerir. Bebeklerin büyüme ve gelişmeleri yakından takip edilerek yeteri kadar beslenip beslenmediği anlaşılabilir. Bu bebeklerin kemik gelişimlerinin normal olması için D vitamini , kansızlık gelişmesini önlemek için de demir almaları gerekmektedir. D vitaminini yeteri kadar almazlarsa prematüre bebeklerde kolayca raşitizm gelişebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek ne zaman evde bakılabilecek duruma gelir ? &lt;br /&gt;Kuvözde izlenirken belli ağırlığa ulaşan, annesini emen veya biberonla beslenen bebekler  bir süre kuvöz dışında izlenmeye başlanırlar. Vücut ısısını dış ortamda koruyabilen, solunumları düzenli olan, oksijen tedavisine ihtiyaç göstermeyen bu bebeklerin yavaş yavaş eve gitme zamanı geliyor demektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre bebeklerin aşıları ne zaman başlanır ? &lt;br /&gt;Prematüre doğan bebekler tıpkı zamanında doğan bebekler gibi iki aylık olunca aşılarına başlanmalı ve düzenli olarak yapılmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre doğan bebek akranlarının boy ve kilosuna ne zaman ulaşır ? &lt;br /&gt;Birçok erken doğan bebek iki ya da üç yaşında boy ve kilo olarak yaşıtlarını yakalarlar. Bazıları ise daha yavaş büyür ve küçük yapılı erişkinler olarak kalırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prematüre bebeğin evde bakımında nelere dikkat edilmeli ? &lt;br /&gt;Bu bebekler yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin hareketli, sesli, ışıklı ortamına  alışkın olduklarından bir süre evlerini yadırgayabilir, huzursuz olabilirler. Ama kısa sürede evlerine alışırlar. &lt;br /&gt;Kaldıkları oda sıcak olmalıdır. Giysileri de yaşadıkları ortama uygun olmalıdır. &lt;br /&gt;Bu bebekler enfeksiyonlara çok yatkındırlar. Onun için odasına fazla ziyaretçi kabulü uygun değildir. Özellikle kış aylarında kalabalık,  hele hele sigara içilen ortamlardan uzak tutulmalıdır. Çok kolaylıkla üst veya alt solunum yolu enfeksiyonu gelişebilir. &lt;br /&gt;Bebeklerde ateş, beslenme azlığı, aktivitesinde azalma, çok sık dışkılama gibi normalden farklı bir durum gözlendiğinde hemen doktorunun aranması bilgi verilmesi uygun olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-1911060778967465613?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/1911060778967465613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/1911060778967465613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/01/prematre-bebein-bakm.html' title='Prematüre Bebeğin Bakımı'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2525455911613717911.post-8309752189376339402</id><published>2007-01-25T09:49:00.001+01:00</published><updated>2007-01-25T09:49:57.175+01:00</updated><title type='text'>Başlıyoruz...</title><content type='html'>Nihayet:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525455911613717911-8309752189376339402?l=elimitut.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elimitut.blogspot.com/feeds/8309752189376339402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2525455911613717911&amp;postID=8309752189376339402&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8309752189376339402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2525455911613717911/posts/default/8309752189376339402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elimitut.blogspot.com/2007/01/balyoruz.html' title='Başlıyoruz...'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_ZgebSusewyw/TLLzTEu_auI/AAAAAAAAYBI/Q3Z_f0p12LY/S220/sard.bmp'/></author><thr:total>7</thr:total></entry></feed>
